İBB Davasında Gizli Tanık İfadesi: Abdullah Gül'ün Adı Geçti
Gazeteci Murat Ağırel, katıldığı bir televizyon programında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile ilgili devam eden davalardaki son gelişmeleri ve duruşmalarda ortaya atılan iddiaları değerlendirdi. Ağırel, özellikle İBB'nin tutuklu yöneticilerinden Murat Ongun'un savunmasından yola çıkarak, soruşturma dosyasına eklenen gizli tanık 'Ceviz'in ifadelerinin önemine dikkat çekti. Ongun'un suçlamalara karşı sunduğu belgelerin, iddiaların gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini belirten Ağırel, gizli tanık ifadesinin iddianamede yer almamasına rağmen, bu ifadelere dayanarak bazı kişilerin tahliye edildiğini vurguladı.
Murat Ağırel, gizli tanık 'Ceviz'in, İlbaklar Ailesi'ne yönelik önemli iddialarda bulunduğunu aktardı. Tanığa göre, İlbaklar Ailesi'nin karmaşık bir yapısı olduğunu ve dosyada şikâyetçi olarak yer alan Sedat Kapıdağ'ın da bu süreçte adı geçen isimlerden biri olduğunu belirtti. Ağırel, tanık ifadesinde, İlbak Holding'in patronları Murat, Yusuf ve Ali İlbak'ın gözaltına alınıp tutuklandıklarını, ancak sonrasında Murat İlbak'ın tahliye edildiğini söyledi. Daha sonra Yusuf ve Ali İlbak'ın da avukatlarının savunmalarıyla tahliye edilip şirketlerine kavuştuklarını ve üzerlerindeki tedbirlerin kaldırıldığını ifade etti. Ağırel, iddianamede ismi 1087 kez geçen İlbaklar'ın, bu süreçte sanık konumundan çıkarıldığını da sözlerine ekledi.
Bu tahliyeler ve iddianameden çıkarılma durumunun, soruşturmanın 61 ila 76 arasındaki 16 eylemi için “çöp” hale geldiğini savunan Ağırel, bu eylemlerde milyarlarca liralık zarar olduğunu ancak sanıklarının ortadan kalktığını belirtti. Toplam zararın 1 milyar 40 milyon TL olarak hesaplandığını aktaran Ağırel, sadece İlbaklar'ın değil, dosyada adı geçen ancak dokunulmazlık zırhına bürünen başka ailelerin de olduğunu öne sürdü. Türk Ailesi, Çekino, Ertan Yıldız, Rıdvan Dilmen ve Panout gibi isimlerin olduğunu söyleyen Ağırel, özellikle Panout firmasının, 1.5 yıl önce kurulmuş olmasına rağmen İETT duraklarının reklam haklarının 20 yıllığına verilmesinin dikkat çekici olduğunu vurguladı. Kültür A.Ş. adına bu sözleşmeyi imzalayan Serdal Taşkın'ın faaliyetlerinin suç olarak nitelendirildiğini ancak sözleşmenin neden iddianamede yer almadığını sorgulayan Ağırel, bu şirketin sahibinin Halil İbrahim Bacacı olduğunu ve Murat Kapki'nin bile, metrekaresine 8 bin lira ödediği yerin Bacacı'ya 2 bin liraya verildiğini itiraf ettiğini söyledi.
Gazeteci Murat Ağırel, İBB soruşturmasının ek evrak klasöründe yer alan gizli tanık 'Ceviz'in çarpıcı ifadelerini aynen okudu. Tanığa göre, gözaltına alınan ve tutuklanan İlbak Holding'in asıl patronları, son 15 yılda holdingi büyüten Abdullah Gül ve kardeşi Macit Gül'dür. Tanık, Abdullah Gül'ün, Diyarbakırlı Cüneyt Yakut'u 27 Haziran 2021'de özel randevu alarak Ekrem İmamoğlu'na gönderdiğini iddia etti. Cüneyt Yakut'un, İmamoğlu'nu İBB'den alıp kendi mimarı Gökhan Avcıoğlu'nun ofisine götürdüğünü anlatan tanık, bu ilişkinin temelinde, Yakut'un Mobiltel patronu Aydın Mıstaçoğlu ile Kırgızistan'daki bir AVM'de sahip olduğu hisseyi 30 milyon dolara satması ve elde ettiği sermayenin bir kısmını Murat İlbak ve Murat Kapkı'ya vermesi yatıyor. Bu kişilerden aylık gelir elde etmeye başlayan Yakut'un, Murat İlbak ve Murat Kapkı'nın görünmeyen küçük ortaklarından biri olduğu öne sürüldü. Cüneyt Yakut'un daha önce reklam işleriyle uğraştığı ve TAV ile İstanbul'daki açık hava ve metro reklam haklarını Murat İlbak'a devrettiği belirtildi. Tanığa göre, Yakut, İlbak ve Kapkı üçlüsü, Abdullah Gül ile olan 20 yıllık yakın ilişkileri sayesinde, 2020'den itibaren İmamoğlu ve Murat Ongun ile sürekli görüşerek yasa dışı ticaret ve sahte fatura işlemlerini gerçekleştirdi. Son olarak, Cüneyt Yakut'un, İlbak Holding ile ortak olduğu Bodrum Torba'daki SİT alanlı arsaya imar izni almak için 27 Haziran 2021'de Abdullah Gül'ün referansıyla İmamoğlu'na gittiği ve Bodrum Belediye Başkanı Aras'ı arattırarak imar izni sağlattığı iddia edildi. Yapılan ve her biri 12 milyon dolar değerindeki villaların gizli sahipleri arasında Ekrem İmamoğlu, Murat İlbak, Cüneyt Yakut, Murat Ongun, Murat Kapkı ve Abdullah Gül'ün kardeşi Macit Gül'ün bulunduğu öne sürüldü. Tanık, bu villalardan birinin Cüneyt Yakut tarafından bir borsacıya satılıp parasının Murat İlbak'a aktarıldığını da sözlerine ekledi.