İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na Yanıt: Siyasi Tutsaklık Vurgusu
Gündem

İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na Yanıt: Siyasi Tutsaklık Vurgusu

2

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye'nin ana muhalefet partisinin potansiyel Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin yürütülen bir davada hakim karşısına çıktı. Davada, İmamoğlu'nun kendi şirketine ait bir aracın belediye tarafından makam aracı olarak kullanıldığı ve buna bağlı bakım, yakıt gibi masrafların belediye bütçesinden karşılandığı iddiaları ele alınıyor. Bu iddialar üzerine açılan "görevi kötüye kullanma" davasının ilk duruşması Büyükçekmece'de görüldü. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, İmamoğlu ve diğer sanıklar hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Savunmasına başlarken, yürütülen yargılama sürecinin hukuki olmadığını düşündüğünü ifade eden İmamoğlu, son altı ay içerisinde yüzüncü duruşmasına katıldığını belirtti. Bu durumun, kendisine yönelik yürütülen yargısal baskının bir parçası olarak ortaya çıkan siyasi davalardan biri olduğunu üzülerek dile getirdi. Yargıya olan güvenin giderek azalmasından duyduğu rahatsızlığı vurgulayan İmamoğlu, "Bundan rahatsızlık duymayan birinin vatanseverliğini sorgularım" şeklinde konuştu. Makamın, hayatında hiçbir zaman bir öncelik teşkil etmediğini savunan İmamoğlu, makamın yalnızca milletin kendisine tevdi ettiği geçici bir görev olduğunu ve seçimle gelindiği gibi seçimle de gidileceğini belirtti.

Belediye başkanlığını, büyük odalarda oturup uzun araç konvoylarıyla dolaşmak olarak görmediğini söyleyen İmamoğlu, etrafında yaltakçıların ve makamdan beklentisi olan kişilerin bulunmasından hoşlanmadığını, bu tür davranışları kınadığını ifade etti. El öptüren kişileri de sevmediğini belirten İmamoğlu, kul kulluğunun kendi inancına aykırı olduğunu bildiğini söyledi. Dava konusu olan araçla ilgili olarak ise, belediyenin sunduğu araçların maliyetlerini incelediğini ve daha ekonomik bir alternatif olarak kendi aracını belediyenin ücretsiz kullanımına sunduğunu açıkladı. Kendi aracının belediye tarafından kullanılmasına ilişkin bir protokol imzalandığını ancak iki kez yakıt ve bir kez de lastik masrafının belediye tarafından karşılandığını tespit ettiğini belirtti. Bu harcamaların daha sonra belirlendiğini ve söz konusu tutarın, faiziyle birlikte 2025 yılında 400 bin lirayı aşan bir meblağ olarak kendi şirketi tarafından belediyeye geri ödendiğini kaydetti.

Görevi devraldığında belediyede 15 adet makam aracı bulunduğunu öğrendiğini ve bu araçları Saraçhane'deki ana binada sınırlayarak, diğer araçları ise ihtiyaç duyulan birimlere yönlendirdiğini anlatan İmamoğlu, kendisinin yaklaşık 20 bin liralık yakıt masrafı nedeniyle yargılandığını söyledi. Bu durumu, 2019 yılındaki yerel seçimlerde rakibi olan Binali Yıldırım'a İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis edilen 42 araçla kıyasladı. Ayrıca, 2019 seçimlerinden önce Cumhurbaşkanlığı makamı, Cumhurbaşkanlığı korumaları ve yakın aile üyeleri için de belediye tarafından çok sayıda aracın tahsis edildiğinin belgelerle kanıtlandığını ileri sürdü. Bu konularla ilgili olarak soruşturma veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar alındığını hatırlatan İmamoğlu, bu bağlamda siyasi tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulundu. Konuşmasının devamında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik imalı sözler sarf eden İmamoğlu, "Gerçi birileri beni siyasi tutsak olarak görmüyormuş ama bunu söyleyen zihniyet özgürlüğü ancak saraya yakınlıkla ölçen zihniyettir. Hatta, kendini oraya tebaa olarak gören zihniyetin tezahürüdür" ifadelerini kullandı.

Daha önceki bir tarihte, 8 Eylül'de Euronews Türkçe'ye verdiği bir röportajda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu'nun durumu hakkında değerlendirmelerde bulunmuştu. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun "siyasi tutuklu" olarak nitelendirilmesine katılmadığını belirterek, "Siyasi tutuklu değil, siyasi görüşü nedeniyle içeri alınmış bir kişi de değil" demişti. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile hakkında devam eden davaların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, "Şimdi bir kişiyi Cumhurbaşkanı adayı ilan edip ondan sonra bu oldu diye bunu siyasi dava diyemeyiz. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır, bu davalar ayrıdır" şeklinde konuştu. Kılıçdaroğlu ayrıca, herkesin yargı süreçlerinde hesap vermeye hazır olması gerektiğini vurgulayarak, "Kişi her yerde ve her ortamda hesap vermeye hazır olmalı" ifadelerini kullanmıştı. Kılıçdaroğlu'nun bu açıklamalarının ardından İmamoğlu, 11 Eylül'deki duruşmasında bu sözlere yanıt vererek, "Ben siyasi tutukluyum, tutsağım" diyerek kendi pozisyonunu net bir şekilde ortaya koydu.

Paylaş

İlgili Haberler