İmamoğlu'nun Mahkemede Yaşadığı Gergin An: El'le Müdahale Tepki Çekti
Gündem

İmamoğlu'nun Mahkemede Yaşadığı Gergin An: El'le Müdahale Tepki Çekti

1

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) davasının ilk duruşmasının 47. gününde, ara karar sonrası yaşanan bir olay siyasi gündeme bomba gibi düştü. Tutuklu bulunan CHP'li siyasetçi Ekrem İmamoğlu, mahkeme salonundan ayrılırken izleyicilere "Tam yol ileri" diye seslendi. Bu sırada, salondan çıkışını organize etmekle görevli bir jandarma personeli, İmamoğlu'nun omzuna elini koyarak onu dışarıya doğru yönlendirdi. Bu müdahale sonucunda İmamoğlu kısa bir an için dengesini kaybederek merdivenlerde sendeledi.

Yaşanan bu beklenmedik müdahale üzerine Ekrem İmamoğlu, duruma sert tepki göstererek görevli jandarma personeline seslendi. Kendisini iten kişiyi soran İmamoğlu, "Beni hanginiz itti? Beni kim itti arkadan? Hakkınızda suç duyurusunda bulunurum." diyerek öfkesini dile getirdi. Daha önce de benzer bir durumla karşılaştıklarını belirten İmamoğlu, "Araba bozuktu derken de yalan konuştunuz, şimdi de aynı şeyi yapıyorsunuz." ifadeleriyle görevlilere sitem etti. Ardından, jandarma erini komutanına şikayet eden İmamoğlu'nun sözlerine, jandarma yetkilisi "Burası konuşacak yer değil." şeklinde karşılık verdi. İmamoğlu ise buna, "Burası konuşacak yer. Sen görmediysen aktarıyoruz sana komutan bey. Aktarıyorum size. Beni, arkadan kontrolsüz bir şekilde ittiler. Ben size aktarıyorum." diyerek yanıt verdi. Olayı gören bazı avukatlar da müdahaleyi doğrulayarak, "Biz de gördük." şeklinde ifadelerde bulundu.

Ekrem İmamoğlu'na yönelik bu fiziki müdahale, eşi Dilek İmamoğlu tarafından da sert bir dille kınandı. Dilek İmamoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu ve hukukun işletilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Eşine yapılan bu muamelenin, bir bireye yönelik olmaktan öte, insan onuruna ve adalet duygusuna yapılmış ağır bir saygısızlık olduğunu belirtti. Bir insanın düşmesine neden olabilecek bir müdahalenin yapılması ve sonrasında bunun görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Dilek İmamoğlu, hukukun askıya alındığı ve insan onurunun hiçe sayıldığı hiçbir uygulamanın normalleşmesine izin vermeyeceklerini ifade etti. Adaletin herkes için eşit işlediği, kimsenin haysiyetinin zedelenmediği bir Türkiye mücadelesinden asla vazgeçmeyeceklerini de sözlerine ekledi.

Bu olayların yanı sıra, mahkemede söz alan Ekrem İmamoğlu, Medya AŞ'nin eski Genel Müdürü İpek Elif Atayman'a ve diğer bazı arkadaşlarına yapılan muamelelere de değindi. Bu durumu, annesinin, kız kardeşinin, eşinin veya kızının başına gelmiş gibi değerlendirdiğini belirten İmamoğlu, yargılamayı yapan heyete seslendi. Masum kadınlara yapılan bu zulmün, kadına yönelik şiddet ve psikolojik düşmanlık besleyen bir altyapısı olduğunu düşündüğünü ifade etti. Bu zalimliği hem kınadığını hem de lanetlediğini söyleyen İmamoğlu, bir erkek olarak buradaki kadınlardan özür dilediğini ve yargılamayı yapan heyetten de bu süreci hakkaniyetle sona erdirmelerini dilediğini dile getirdi. Olayın gelişimine dair detaylı bilgiler ve İmamoğlu'nun kişisel tepkileri, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve hukukun üstünlüğü ile insan onuruna saygı konularını yeniden gündeme taşıdı.

Paylaş

İlgili Haberler