İngiltere'de Mavi Dil Hastalığı Salgını Vaka Sayısını Rekor Seviyeye Taşıdı
Dünya

İngiltere'de Mavi Dil Hastalığı Salgını Vaka Sayısını Rekor Seviyeye Taşıdı

5

İngiltere'de hayvancılık sektörü, son yılların en şiddetli ve yaygın mavi dil hastalığı (Bluetongue Virus - BTV) salgınıyla mücadele ediyor. Bu yılın ilk üç ayında kaydedilen vaka sayısı, geçmiş üç yılın toplamını geride bırakarak endişe verici bir tablo ortaya koydu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, 1 Temmuz'da başlayan 2026-27 sezonunda bugüne kadar toplam 2.201 vaka tespit edildi. Bu rakamın yalnızca Eylül ayında 1.103'e ulaşması, hastalığın ne denli hızlı yayıldığının bir göstergesi. Sezonun 30 Haziran 2027'ye kadar devam edeceği göz önüne alındığında, mevcut hızla vaka sayısının daha da artması bekleniyor.

Mavi dil hastalığı, özellikle koyun ve sığır gibi geviş getiren çiftlik hayvanlarında görülen viral bir enfeksiyon olarak biliniyor. Hastalığın belirtileri arasında yüksek ateş, ağız ve burun çevresinde ülserler, baş ve boyun bölgesinde şişlikler ile topallama yer alıyor. Bazı vakalarda ise hayvanların dilinin belirgin şekilde mavi renge dönmesi ve dışarı fırlaması gibi semptomlar gözlemleniyor. Bu durum, hayvanların beslenmesini güçleştirerek genel sağlık durumlarını bozuyor ve tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanabiliyor. Çiftçiler hem tedavi masrafları hem de hayvanlarını itlaf etme zorunluluğu nedeniyle büyük bir ekonomik yük altında kalıyor.

Afrika kökenli olduğu düşünülen ve son yirmi yılda Avrupa kıtasında yaygınlaşan virüsün bulaşmasında sivrisineklerin taşıyıcı rolü bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve önde gelen akademisyenler, hastalığın bu denli hızlı yayılmasında küresel iklim değişikliğinin ve artan çevresel sıcaklıkların önemli bir etken olduğunu belirtiyor. İngiltere'de 2023 yılında ilk kez tespit edilen BTV-3 serotipinin bu yaz İskoçya'nın Aberdeenshire bölgesine kadar ulaşması, virüsün coğrafi yayılımının genişlediğini gösteriyor. Ilıman geçen kışlar ve sıcak geçen yazlar, hastalığı taşıyan vektörlerin yaşam döngüsünü olumlu etkileyerek salgının şiddetlenmesine zemin hazırlıyor.

İnsan sağlığı ve gıda güvenliği açısından doğrudan bir tehdit oluşturmayan mavi dil hastalığı, çiftçiler üzerindeki ekonomik ve psikolojik baskıyı artırıyor. Ulusal Çiftçiler Birliği başkan yardımcısı Robyn Munt, üreticilerin sürekli teyakkuzda olduğunu ancak aşı tedarik süreçlerindeki aksaklıklar nedeniyle zorluklar yaşadıklarını ifade etti. Uzmanlar, resmi kayıtlara geçen vaka sayısının, enfekte hayvan barındıran çiftlikleri kapsadığını ve bu nedenle gerçekte enfekte olan hayvan sayısının çok daha yüksek olabileceğini vurguluyor. Gelecekte yaşanabilecek benzer tehditlere karşı, iklim kriziyle mücadele edilmediği sürece bu tür salgınların artarak devam edeceği uyarısında bulunuluyor. Aşılama gibi önleyici tedbirlerin hayati önem taşıdığı ancak sorunun kökenine inilmediği takdirde mücadelenin zorlaşacağı belirtiliyor.

Paylaş

İlgili Haberler