İran'dan ABD'ye Tehdit: Deniz Ablukası Sürerse Ekonomik Çıkarlarınız Hedef Alınacak
Dünya

İran'dan ABD'ye Tehdit: Deniz Ablukası Sürerse Ekonomik Çıkarlarınız Hedef Alınacak

6

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızayi, ülkesinin deniz ablukası politikalarına karşı sert bir tutum sergiledi. Rızayi, eğer bu ablukanın sürmesi halinde Amerika Birleşik Devletleri'nin ekonomik varlıklarının ve çıkarlarının büyük bir şiddetle hedef alınacağını duyurdu. Bu açıklamalar, bölgedeki tansiyonun daha da yükselmesine neden olabilecek nitelikte. Rızayi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden tamamen trafiğe açılmasının, Washington yönetiminin belirli şartları yerine getirmesine bağlı olduğunu ifade etti. İran'ın bu konudaki duruşu, uluslararası denizcilik ve enerji piyasaları açısından kritik önem taşıyor.

Al-Manar televizyonuna verdiği özel demeçte, bölgedeki güncel gelişmeler ve ABD'nin uyguladığı ekonomik yaptırımlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Rızayi, tehdidini yineledi. "Eğer abluka hali devam ederse, Amerika'nın ekonomik çıkarlarını yüzde yüz oranında, muazzam bir güç ve şiddetle hedef alacağımızdan emin olabilirsiniz," şeklinde konuştu. Bu sert söylem, İran'ın uluslararası baskılara karşı gösterdiği direncin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Rızayi, İran liderliğinin, Hürmüz Boğazı'nın tam olarak yeniden açılması talebini, ABD'nin kendi önceliklerini ve taleplerini yerine getirmesi koşuluna bağladığını belirtti. Bu şartların başında ise, Lübnan ve Gazze'de devam eden çatışmaların sonlandırılması gerektiği vurgulandı.

Muhsin Rızayi, İran'ın bu talepleri içeren bir liste hazırladığını ve bu listenin ABD tarafına iletilmek üzere hazırlandığını aktardı. Şu an için boğazın ortasından kontrollü bir geçiş güzergahına izin verildiğini, ancak gelecekteki deniz trafiğinin işleyişinin tamamen Washington ile yapılacak bir anlaşmaya endeksli olacağını söyledi. İran'ın petrol ihracatına ilişkin de açıklamalarda bulunan Rızayi, yaptırımlar öncesi seviyelere ulaşıldığını, depolarda biriken petrol stoklarının boşaltıldığını ve ihracat için yeni rotaların belirlenip kademeli olarak genişletildiğini belirtti. Bu durum, İran ekonomisinin yaptırımlara karşı gösterdiği adaptasyon yeteneğini gözler önüne seriyor.

Öte yandan, İran devlet televizyonunda yer alan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın oğlu Barron Trump'a 10 milyon dolarlık ödül konulduğu yönündeki iddialara da değinen Rızayi, bu haberleri kesin bir dille yalanladı. Rızayi, bu tür söylentilerin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından ABD başkanını yanıltmak ve paniğe sevk etmek amacıyla ortaya atılmış asılsız iddialar olduğunu ifade etti. Netanyahu'nun, İran'ın Trump'a yönelik suikast planları yaptığı yönündeki sahte haberlerle Washington'daki karar alma mekanizmalarını olumsuz etkilemeye çalıştığını öne sürdü. Rızayi, "Biz bir karar aldığımızda, onun uygulanmasını kimse engelleyemez. Ancak bu iddialar, Netanyahu'nun boş laflarından ibarettir," diyerek söz konusu iddiaları reddetti ve İran'ın kendi kararlarını bağımsız bir şekilde alacağını vurguladı.

Paylaş

İlgili Haberler