İran'dan Şok İtiraf: ABD'ye Hürmüz Geriliminde Geri Adım ve Özür İddiası
Orta Doğu'da tansiyonun yükseldiği ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği üzerinde yaşanan anlaşmazlıkların uluslararası ilişkileri zorladığı bir süreçte, İran'dan şaşırtıcı bir gelişme yaşandığı öne sürüldü. ABD medyasında yer alan haberlere göre, İran yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik saldırılar ve artan gerilim nedeniyle ABD'den diplomatik kanallardan geri adım atarak özür diledi. Bu iddia, bölgedeki kırılgan ateşkes durumunu ve uluslararası diplomasiyi yeniden gündeme getirdi.
Axios ve CBS gibi önde gelen ABD haber kuruluşlarının, ismini açıklamak istemeyen Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberlerde, İranlı diplomatların ABD'li muhataplarına, “İşleri karıştırdık. Bir hata yaptık. Görüşmelere devam edelim” şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi. Bu gelişmenin, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sert tehditlerinin hemen öncesinde yaşandığına dikkat çekildi. Ancak İran tarafından bu iddialara yönelik resmi bir yalanlama geldiği ve ülkenin bu yöndeki haberleri reddettiği bildirildi. Öte yandan, bazı uluslararası haber kaynakları, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda yaşanan olayların bir 'teknik arıza' sonucu olduğunu ABD'ye ilettiğini öne sürdü. Bu durum, bölgedeki belirsizliği ve diplomatik manevraların karmaşıklığını gözler önüne serdi.
ABD'nin bu iddialara karşı tavrı netliğini koruyor. Washington yönetimi, İran'ın kendi basın açıklamalarıyla durumu netleştirmesi ve olası bir özür bildirisinde bulunması için belirli bir süre tanıdığı konuşuluyor. Cuma günü gazetecilere brifing veren üst düzey Amerikalı yetkililer, İran'ın geçen hafta üç ticari gemiye yönelik gerçekleştirdiği saldırılarla, ABD ile imzaladığı mutabakat zaptını açıkça ihlal ettiğini vurguladılar. Yetkililer, İran'ın ateşkes anlaşmasını, boğaz ve çevresindeki ticari gemilere yönelik tekrarlanan ateş açma eylemleriyle bozduğunu ve bu durumun karşılıklı yaptırımların sürebileceği anlamına geldiğini ifade ettiler. Bu saldırıların ardından yaşanan karşılıklı gerilimler, hassas ateşkesi büyük bir çöküşün eşiğine getirmişti. Bu gelişmeler üzerine ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin sona erdiğini duyurmuştu.
Ateşkesin sona ermesinin ardından ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımlar uygulaması ve daha önceki yaptırımları yeniden yürürlüğe koymasıyla birlikte bölgede tansiyon daha da arttı. Üç gün boyunca süren çatışmaların ardından ABD'li yetkililer, İran'ın temel bir taahhüdü yerine getirememesinin, daha karmaşık bir nükleer anlaşmayı uygulama niyet ve kabiliyeti hakkında ciddi şüpheler doğurduğunu belirttiler. Bu durum, İran'ın daha önce nükleer tesislerin denetimi ve zenginleştirilmiş uranyumun seyreltilmesi gibi konulardaki taahhütlerinden vazgeçme eğilimini de tetiklemişti. Ancak ABD medyasındaki iddialara göre, son diplomatik görüşmelerin ardından İran bu kararından geri adım atmış olabilir. Bu tutarsız açıklamaların, İran içindeki savaş yanlısı Devrim Muhafızları ile sivil hükümet arasındaki çekişmelerden kaynaklandığı düşünülüyor. ABD Başkanı Trump ise, İran'ın kendisine yönelik suikast hazırlığı iddialarına değinerek, binlerce füzenin hazır olduğunu ve herhangi bir tehdit durumunda misillemenin çok daha büyük olacağını sosyal medya üzerinden duyurdu.
Bu karmaşık diplomatik sürecin ortasında, Hürmüz kriziyle ilgili görüşmelerin devam ettiği bildirildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin, Umman Dışişleri Bakanı Seyyid Bedr el-Busaidi ile Maskat'ta bir araya gelmesi bekleniyor. Umman, daha önceki süreçlerde gemi geçişlerini kolaylaştıran bir kanal açarak ABD ve Körfez müttefiklerinin yanında yer almıştı. İran, bu durumun müzakere gücünü zayıflattığı gerekçesiyle Umman'a tepki göstermişti. ABD'li yetkililer, İranlı müzakerecilerin, rejim içindeki radikal unsurların kendi çıkarları doğrultusunda gemilere ateş açtığı yönünde bilgiler aktardığını iddia ediyor. Ancak kamuoyu önünde İranlı yetkililer, Devrim Muhafızları komutanları ve sivil hükümet, boğazdaki seyrüsefer kontrolünün İran'da kalması gerektiği konusunda ortak bir duruş sergiliyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Arakçi'nin Umman ziyaretinde ana konunun Hürmüz Boğazı ve deniz güvenliği olacağını doğrulayarak, İran'ın bölgedeki deniz trafiği için normal düzenlemeleri ve hizmetleri sağlama konusunda kararlı olduğunu belirtti. Bekayi, ABD'li bir yetkilinin İran'ın hata yaptığını kabul edip görüşme talep ettiği yönündeki iddiasını reddederek, Tahran'ın yalnızca Katarlı arabulucuların görüşme talebini kabul ettiğini savundu. ABD tarafı ise, İran'dan boğazdaki tüm kanalların açık ve ücretsiz olacağına dair kamuoyu önünde bir bildiri yayınlamasını beklediğini ve aksi takdirde bunun İran için ciddi sonuçları olacağını yineledi.