Işık Üniversitesi Araştırması: CHP Tabanında Kılıçdaroğlu'na Öfke, Özel'e Umut
Işık Üniversitesi Emotics Lab tarafından gerçekleştirilen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir araştırma, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) seçmeninin mevcut siyasi duruma dair hassasiyetlerini ve beklentilerini mercek altına aldı. Özellikle 'mutlak butlan' süreci olarak adlandırılan hukuki gelişmenin ardından parti içindeki dinamiklerin seçmen üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde incelendi. Araştırmanın bulguları, parti tabanında Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ciddi bir memnuniyetsizlik ve öfke birikimi olduğunu, bu duygunun ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a duyulan öfkeyle neredeyse aynı seviyelerde seyrettiğini gösteriyor. Bu durum, siyasi analizciler ve parti yöneticileri için önemli çıkarımlar sunuyor.
Son dönemde yaşanan siyasi ve hukuki gelişmeler, CHP seçmeninde derin bir bölünmeye yol açmış durumda. Ankara Bölge Adliye Mahkeme 36. Hukuk Dairesi'nin 21 Mayıs tarihli 'mutlak butlan' kararı sonrası parti içinde artan ayrışma, seçmenin tepkisini merak konusu haline getirdi. Işık Üniversitesi Emotics Lab'in 'mutlak butlan süreci' başlığıyla yürüttüğü kamuoyu araştırması, bu sürecin seçmen psikolojisi üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi. Araştırmaya katılan CHP seçmenlerinin önemli bir çoğunluğu (%69), bu durumu iktidarın yargıya müdahalesi olarak değerlendirirken, DEM Parti (%57) ve İyi Parti (%56) seçmenleri de benzer görüşler belirtti. İktidar partisi seçmenlerinde ise yargının tarafsız kaldığını düşünenlerin oranı %39'da kalırken, büyük bir kesim görüş bildirmekten kaçındı. Bu tablo, muhalefet tabanında yaygınlaşan bir öfke duygusuna işaret ediyor ve bu öfkenin organize bir siyasi harekete dönüşme potansiyeli taşıdığına dair bulgular dikkat çekiyor.
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP tabanı arasındaki duygusal bağın zayıfladığına dair veriler oldu. Kılıçdaroğlu'nun parti içindeki bazı isimlere yönelik dile getirdiği yolsuzluk ve FETÖ iddialarının, kendi seçmen kitlesi tarafından büyük oranda (%80) inandırıcı bulunmadığı belirtildi. Liderlerin seçmende uyandırdığı duygusal etkiler incelendiğinde ise, CHP seçmeninin Özgür Özel'e 10 üzerinden 7,9'luk bir umut puanı atfettiği, buna karşılık Kılıçdaroğlu için bu oranın yalnızca 1,6'ya düştüğü görüldü. Daha da dikkat çekici olan, aynı seçmen grubunun Kılıçdaroğlu'na yönelik öfke düzeyinin 7,5 olarak ölçülmesi ve bu değerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik 7,6'lık öfke puanıyla neredeyse eşitlenmesi oldu. Bu durum, seçmenlerin genelinde demokrasinin işleyişine dair endişeleri ve toplumsal gerilim korkusunu artırdığı şeklinde yorumlandı.
Araştırma, Özgür Özel'in mevcut taban desteğini arkasına alarak yeni bir siyasi oluşuma gitmesi halinde ortaya çıkabilecek potansiyel tabloyu da analiz etti. Seçmenlerin önemli bir bölümü, Özel'den daha sakin ama kararlı bir duruş bekliyor. Olası bir yeni parti senaryosunda, genel seçmen kitlesinin %33'ü bu oluşuma oy verebileceğini belirtirken, kararsız seçmenlerin de dahil olmasıyla bu oran %49'a ulaşabiliyor. CHP tabanının ise %69'u bu yeni partiye destek vermeye hazır olduğunu ifade ederken, önemli bir kısmı gönüllü çalışmalara katılmayı ve hatta maddi destek sağlamayı düşündüğünü belirtti. Yapılan sandık simülasyonlarına göre, Özgür Özel'in tek başına kuracağı bir partinin %33 oy oranıyla ikinci sırada yer alması bekleniyor. Ancak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın da bu yeni oluşuma dahil olması durumunda, partinin oy oranı %37'ye yükselerek seçimlerde birinci parti konumuna geleceği öngörülüyor. Bu senaryolar gerçekleştiğinde, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki mevcut CHP'nin ise oy oranının %5-6 seviyelerine gerileyerek seçim barajını zorlayacağı tahmin ediliyor. Bu sonuçlar, muhalefet seçmeninin artık yeni alternatif arayışında olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.