Isparta'da Gül Hasadı Başladı: Emek ve Bereketin Kokusu Yükseliyor
Türkiye'nin göz bebeği Isparta, her yıl olduğu gibi bu yıl da kendine has kokusuyla büyüleyen gül hasadının başlangıcını kutluyor. Baharın müjdecisi nisan ayından itibaren pembe ve kırmızı tonlarıyla bezenen gül bahçeleri, haziran sonuna kadar sürecek yoğun bir mesaiye ev sahipliği yapıyor. Gün ağarmadan, seher vaktinin serinliğinde başlayan bu özel süreçte, üreticiler ve mevsimlik tarım işçileri, tarlaların yolunu tutuyor. Binbir emekle, özenle toplanan mis kokulu gül çiçekleri, ülkenin en değerli doğal ürünlerinden birinin yolculuğuna ilk adımı atıyor.
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte başlayan gül toplama işlemleri, gün ortasına kadar titizlikle devam ediyor. İşçiler, gün boyu solmaması ve tazeliğini koruması için büyük bir dikkatle seçtikleri gül goncalarını, özel olarak hazırlanan çuvallara yerleştiriyor. Bu fragile çiçeklerin zarar görmemesi için gösterilen hassasiyet, gül ürünlerinin kalitesini doğrudan etkiliyor. Toplanan güller, belirlenen alım merkezlerine taşınıyor. Burada tartılarak teslim alınan çiçekler, bir sonraki aşama için kamyonetlere yüklenerek gül yağı fabrikalarının yolunu tutuyor.
Isparta'da gülün işlenme süreci, adeta bir simya misali değerli ürünler ortaya çıkarıyor. Fabrikalara ulaşan gül çuvalları, işçiler tarafından dev kazanlara boşaltılıyor. Yüksek ısıda gerçekleştirilen bu işlem sonucunda, kozmetik ve parfümeri sanayinin vazgeçilmez ham maddelerinden olan gül yağı, gül konkreti ve şifalı gül suyu elde ediliyor. Ülkenin en büyük gül üreticisi ve işleyicisi konumundaki Gülbirlik, bünyesindeki dört ayrı fabrikada bu değerli ürünleri üretiyor. Bunun yanı sıra, özel sektöre ait çok sayıda fabrika da aynı üretim sürecini gerçekleştirerek, elde edilen ürünleri uluslararası pazarlara, özellikle kozmetik sektörüne ihraç ediyor.
Isparta'da gülcülüğün köklü bir geçmişi bulunuyor. Rivayetlere göre, 1800'lü yıllarda 'Gülcüzade İsmail Efendi' isimli bir vatandaşın, askerlik görevi sırasında Bulgaristan'dan getirdiği gül fidelerini toprakla buluşturmasıyla Isparta'da gülcülük serüveni başlamış. O dönemlerde, odun ateşinde ve oldukça zahmetli yöntemlerle gül yağı üretilirken, günümüzde modern teknolojinin sunduğu imkanlarla bu süreç çok daha verimli ve hızlı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Yıllardır bu topraklarda gül yetiştiren üreticilerden Hüseyin Kaya, gülcülüğün büyük emek istediğini, adeta bir çocuğa gösterilen özenle ilgilenilmesi gerektiğini belirtiyor. Kaya, 2 dekar alanda yaklaşık 1.5 ila 2 ton arasında gül çiçeği beklediğini ve bu hasadın kendisine 160 bin lira civarında bir gelir getireceğini öngördüğünü, ancak tüm masraflar düşüldüğünde kar marjının oldukça düşük kaldığını ifade ediyor. Bu zorlu sürece rağmen, seher vaktinde tertemiz havada gül toplamanın verdiği huzurun paha biçilmez olduğunu vurguluyor.
Gül hasadında çalışan mevsimlik işçiler ve çavuşlar için de bu dönem, yoğun bir mesai anlamına geliyor. 15-16 kişilik ekiplerle hizmet veren işçi çavuşu Orhan Ayan, bu yıl kilogram başına 34 lira ücret aldıklarını belirtiyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan mesailerinin, bahçe bitene kadar sürdüğünü anlatan Ayan, bir işçinin günlük ortalama 20-25 kilogram gül topladığını ve bunun da kendilerine günlük 700 ila 800 lira arasında bir kazanç sağladığını dile getiriyor. Bu zorlu ama bereketli işten keyif aldıklarını sözlerine ekliyor.