İsrailli Yerleşimcilerden Şok İtiraf: Çocuklara Yönelik Ritüel Cinsel İstismar Kabul Edildi
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Gush Etzion Bölge Konseyi, daha önce kamuoyunda yankı bulan ve sarsıcı iddialarla gündeme gelen çocuklara yönelik ritüelistik cinsel istismar vakalarını ilk kez resmen kabul etti. Bu açıklama, İsrail'in yerleşimci toplulukları içinde benzer suçların itiraf edilmesi açısından bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Yıllardır süregelen ve mağdurların dehşet verici tanıklıklarıyla ortaya çıkan bu karanlık tablo, bölgedeki yerleşimci grupların işlediği suçları ilk kez açıkça kabul etmesiyle kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Konseyin bu kabulü, İsrail kamu yayıncısı 11. Kanal'da yayınlanan ve 'Zman Emet' adlı programda yer alan mağdur ifadelerinin ardından geldi. Programda, çocukken ritüelistik cinsel istismara maruz kaldığını belirten kadınların çarpıcı beyanlarına yer verildi. Bu kadınlar, aynı coğrafi bölgelerde ve benzer yöntemlerle, birden fazla fail tarafından gerçekleştirilen organize istismar ağlarından bahsettiler. Ses kayıtları ve şüphelilerle yapılan görüntülü mülakatların da paylaşıldığı yayında, istismarın organize bir şekilde ve toplu katılımla yapıldığına dair detaylar paylaşıldı.
Mağdurlardan Yael Ariel, komiteye verdiği ifadede beş yaşından ergenliğin son dönemlerine kadar ritüelistik istismara maruz kaldığını ve bu süreçte başka çocuklara zarar vermeye zorlandığını anlattı. Ariel, bu istismar ağının içerisinde doktorların, eğitimcilerin, polis memurlarının ve hatta Meclis üyelerinin de yer aldığını iddia etti. Diğer bir mağdur Yael Shitrit ise istismarın üç yaşında başladığını vurgulayarak, 'Ritüel istismarın ne olduğunu zihniniz almaz. Üç yaşındaki bir kız çocuğunun tecavüz ve sadizm yoluyla nasıl programlandığını hayal bile edemezsiniz. Çıplak adamlar bir çember oluşturmuştu ve terapistim ile ailem bana zarar verdi. Bu kişiler çok üst düzey konumdaydılar' şeklinde konuştu. Bu ifadeler, istismarın sadece bireysel eylemler olmadığını, aynı zamanda kurumsal ve hiyerarşik bir yapının parçası olabileceğini gözler önüne serdi.
Gizli ifade veren üçüncü bir mağdur, istismarın 11 yaşında başladığını ve 14 yaşında 'sadist kulüpler' olarak adlandırdığı yerlere götürüldüğünü aktardı. Tanınmış kişilerce yönetildiği belirtilen bu yerlerde, kelepçelerle bir direğe bağlandığını ve hayvan kesimlerinin yapıldığı ritüellere tanık olduğunu anlattı. Mağdur, polise başvurmasına rağmen delil yetersizliği gerekçesiyle iki kez davanın kapatıldığını belirtti. Öte yandan, sivil toplum kuruluşu lideri Dr. Naama Goldberg de yıllar önce benzer iddialar aldığını doğrulayarak, polise beş kadının yazılı ifadesini sunduğunu ancak hiçbir geri dönüş alamadığını ifade etti. İsrail Polisi'nden yapılan açıklamada ise tüm şikayetlerin ulusal bir birim tarafından incelendiği ve konunun istihbarat biriminde en üst düzey öncelikte olduğu belirtildi. Bu kabul, uzun süredir sessizliğe gömülen mağdurların seslerinin duyulması ve adaletin tecellisi yolunda atılmış önemli bir adım olarak görülüyor.