İstanbul Modern'de Sanal Gerçeklikle Zaman ve Mekan Algısı Yeniden Tanımlanıyor
İstanbul Modern Sanat Müzesi, sinema tutkunlarını ve sanatseverleri daha önce hiç deneyimlemedikleri bir yolculuğa çıkarıyor. Müze, 10 ile 24 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek özel bir programla ziyaretçilerini sanal gerçeklik dünyasıyla buluşturacak. Bu yenilikçi sergi, katılımcılara aynı anda birden fazla zaman diliminde ve mekanda bulunma hissini tattırarak algılarını zorlayacak. İstanbul Modern'in sinema fuayesi, bu sıra dışı deneyime ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Programın en dikkat çekici yapımlarından biri, 2023 Venedik Film Festivali'nde dünya prömiyerini yapmış olan 'Gölgezaman' adlı sanal gerçeklik projesi olacak. Bu proje, Türkiye'de ilk kez İstanbul Modern’de sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Deniz Tortum ve Sister Sylvester ikilisinin imzasını taşıyan 'Gölgezaman', günümüz insanının zamanı algılama biçimini ve farklı zaman dilimleri içinde yaşama deneyimini irdeliyor. Adını, içinde bulunduğumuz çağın karmaşıklığını tanımlamak üzere ortaya atılmış yeni bir kavramdan alan bu proje, birbiriyle çelişkili iki farklı zaman diliminde var olma hissini derinlemesine ele alıyor. Sanal alemde bir varoluşun, adeta iki farklı bedene, dört kola ve iki kalbe sahip olmak gibi, aynı anda iki ayrı dünyada yaşamayı ifade ettiği vurgulanıyor.
Etkinlik kapsamında ayrıca, Deniz Tortum ve Sister Sylvester'ın 2021 tarihli kısa deneme filmi 'Our Ark' da izleyiciyle buluşacak. 11 ve 18 Haziran tarihlerinde gösterilecek olan bu yapım, gerçek bir projeden ilham alarak nesli tükenme tehlikesi altındaki hayvanların üç boyutlu dijital kopyalarının oluşturulması sürecini konu ediniyor. Dijital bir 'Nuh'un Gemisi' metaforu üzerine kurulu olan film, teknolojinin doğa ile olan karmaşık ilişkisini sorgularken, gezegenimizin geleceğine dair kritik soruları da gündeme getiriyor. Ziyaretçiler, bu deneyimde iklim krizi, yas, hafıza gibi kavramlar üzerine düşünürken, sanal dünyanın bir kaçış noktası mı yoksa yeni bir varoluş biçimi mi olduğunu sorgulayacaklar. Fiziksel ve dijital dünyalar arasında gidip gelirken, aynı anda iki farklı yerde ve zamanda var olma hissini deneyimleyecekler.
Bu yenilikçi program, yalnızca sanal gerçeklik deneyimiyle sınırlı kalmayacak. 11 Haziran'da, yönetmen Deniz Tortum'un yanı sıra araştırmacı Nurten Bayraktar, akademisyen Reşat Fuat Çam ve küratör-yazar Karen Cirillo'nun katılımıyla bir söyleşi düzenlenecek. Bu söyleşide, sanal gerçeklik teknolojisi, sanat, teknoloji ve insanlığın geleceği gibi konular, farklı disiplinlerden uzmanların bakış açılarıyla ele alınacak. İstanbul Modern, bu sayede ziyaretçilere sadece sanatsal bir deneyim sunmakla kalmayıp, aynı zamanda çağımızın en önemli teknolojik gelişmelerinden biri üzerine derinlemesine düşünme fırsatı da sunmayı amaçlıyor. Gizemli bir rehber olan Alma eşliğinde izleyiciler, çok katmanlı bir dünyanın kapılarını aralayarak hem fiziksel hem de dijital varoluşun sınırlarını keşfedecekler.