İstanbul'da Alibey Barajı'nda Kritik Seviye: Kontrollü Tahliye Planı Devrede
İstanbul'da son dönemde etkili olan sağanak yağışlar, Alibey Barajı'nda su seviyesinin endişe verici boyutlara ulaşmasına neden oldu. Barajın doluluk oranının kritik eşiği aşması üzerine, olası bir taşkın riskini önlemek amacıyla Alibeyköy Deresi'ne kontrollü bir su tahliyesi gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu durum, bölge halkı için potansiyel tehlikeler barındırdığından, yetkililer tarafından acil önlemler alınması gerekliliği vurgulandı.
Eyüpsultan Belediyesi, vatandaşların can ve mal güvenliğini en üst düzeyde tutmak amacıyla önemli bir duyuru yayımladı. Duyuruda, barajdaki suyun tahliyesi için kullanılacak olan Alibeyköy Deresi'nin çevresinde kesinlikle bulunulmaması ve dere yatağına yaklaşılmaması gerektiği açıkça belirtildi. Belediyeden yapılan açıklamada, barajdaki doluluk oranının tehlikeli bir seviyeye ulaştığı ve oluşabilecek fazla suyun kontrollü bir şekilde deşarj edilmesinin hayati önem taşıdığı ifade edildi. Bu uyarıların temel amacının, yaşanabilecek olumsuzlukları en aza indirmek ve bölge sakinlerinin güvenliğini sağlamak olduğu kaydedildi.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından sağlanan verilere göre, Alibey Barajı'ndaki doluluk oranı, şiddetli yağışların başlamasından önceki dönemde yalnızca yüzde 34,44 seviyesindeydi. Ancak yaşanan yoğun yağışların ardından bu oran dramatik bir şekilde artarak yüzde 77,29'a ulaştı. Son iki günde bu oran yüzde 72,5 ile 73 bandında dalgalanma gösterse de, 27 Ekim tarihi itibarıyla barajın doluluk oranı yüzde 72,6 olarak ölçüldü. Bu hızlı yükseliş, barajın mevcut kapasitesi ve çevresel faktörler göz önüne alındığında dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor.
İstanbul'un genel su ihtiyacını karşılayan barajların doluluk oranları da bu bağlamda değerlendirildi. 27 Ekim verilerine göre, İstanbul'un barajlarının toplam doluluk oranı yüzde 52,97 olarak kaydedildi. Barajların kendi içindeki doluluk oranları ise şu şekilde dağılıyor: Ömerli Barajı %77,47, Darlık Barajı %89,42, Elmalı Barajı %65,35, Terkos Barajı %37,3, Alibey Barajı %72,6, Büyükçekmece Barajı %31,19, Sazlıdere Barajı %32,83, Istrancalar Barajı %45,82, Kazandere Barajı %4,73 ve Pabuçdere Barajı %2,91. Bu rakamlar, Alibey Barajı'ndaki durumun diğer birçok baraja kıyasla daha öncelikli bir müdahale gerektirdiğini gösteriyor.
Ekim ayının ortalarında yaşanan şiddetli yağışların İstanbul'da yol açtığı sel felaketleri, bu tür baraj güvenliği konularının ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle 15 Ekim tarihinde metrekareye düşen 273 kilogram yağış ile kaydedilen rekor seviyedeki yağış, bölgede ciddi su baskınlarına ve altyapı hasarlarına neden olmuştu. En çok etkilenen bölgelerden biri olan Sarıyer'e bağlı Ayazağa'da, dere yatağı çevresindeki yaklaşık 300 iş yeri ve 200 araç hasar görmüştü. Bu doğa olayları sonucunda İstanbul ve Kocaeli'de toplam 10 kişinin hayatını kaybetmesi, can güvenliği tedbirlerinin ne kadar kritik olduğunu acı bir şekilde hatırlattı.
Alibey Deresi'nin coğrafi konumu ve su toplama havzası da bu durumu daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Çatalca Yarımadası'nın kuzeyindeki Tayakadın bölgesinden doğan dere, Arnavutköy ve Sultangazi ilçelerinin sınırlarından geçerek önemli bir su kaynağı oluşturuyor. Bu güzergahı boyunca topladığı sularla Alibey Barajı'nı besleyen dere, barajdaki suyun kontrolü sonrasında Kağıthane Deresi ile birleşerek nihayetinde Haliç'e dökülüyor. Bu uzun ve karmaşık güzergah boyunca alınacak her türlü önlem, olası bir taşkının etkilerini azaltmak adına büyük önem taşıyor.