İsviçre Alpleri'nde Dev Bir Mühendislik Harikası: Grande Dixence Barajı
Dünya

İsviçre Alpleri'nde Dev Bir Mühendislik Harikası: Grande Dixence Barajı

3

İsviçre'nin görkemli Alpler coğrafyasında yer alan Grande Dixence Barajı, mühendislik harikaları arasında kendine özel bir yer ediniyor. 285 metrelik etkileyici yüksekliğiyle Avrupa'nın en yüksek barajlarından biri olan bu yapı, sadece devasa boyutlarıyla değil, aynı zamanda arkasındaki karmaşık ve geniş mühendislik ağıyla da büyüleyici bir örnek teşkil ediyor. Yapının inşasında kullanılan 15 milyon tonluk ağırlığı ve 6 milyon metreküpe yakın beton miktarı, projenin ölçeğini gözler önüne seriyor. Brezilya ve Paraguay sınırında bulunan Itaipu Barajı gibi dünyaca ünlü diğer devasa yapılarla kıyaslandığında bile, Grande Dixence'in yüksekliğiyle öne çıktığı görülüyor.

Ancak Grande Dixence Barajı'nın asıl sıra dışı yönü, yüzeydeki devasa duvarının ötesine uzanan, adeta bir yeraltı metropolü niteliğindeki karmaşık tünel sisteminde yatıyor. Barajın işletmesini üstlenen Grande Dixence şirketi tarafından sağlanan bilgilere göre, bu baraj sadece doğal yollarla vadiye ulaşan suları toplamakla kalmıyor. Toplama kapasitesini muazzam ölçüde artırmak amacıyla inşa edilmiş, uzunluğu 100 kilometreyi aşan geniş bir yeraltı tüneli ağı bulunuyor. Bu gelişmiş sistem, 35 adet buzul kaynağını, 75 farklı su alma noktasını ve beş adet güçlü pompaj istasyonunu birbirine kusursuz bir şekilde bağlıyor.

Deniz seviyesinden yaklaşık 2 bin 400 metre gibi oldukça yüksek bir irtifada konumlanan bu devasa altyapı, 24 kilometrelik ana tüneli de kapsayacak şekilde, toplamda 420 kilometrekarelik geniş bir coğrafi alanı tarıyor. Bu sayede, yıllık ortalama olarak tam 500 milyon metreküp gibi devasa boyutlarda tatlı su toplama kapasitesine sahip. İnşaatına 1951 yılında başlanan ve 1961 yılında tamamlanarak hizmete giren bu ağırlık (gravite) tipi baraj, adından da anlaşılacağı gibi, suyun muazzam basıncına karşı kendi beton kütlesinin ağırlığını kullanarak ayakta duruyor. Suyun en yoğun olduğu taban kısmında 200 metreye ulaşan kalınlığı, zirveye doğru gidildikçe 15 metreye kadar inceliyor. Yapının temelinden sızmayı önlemek için 200 metre derinliğinde özel bir enjeksiyon perdesi uygulanmış.

Barajın iç yapısı da en az dışı kadar dikkat çekici. İzleme, kontrol ve bakım faaliyetleri için özel olarak tasarlanmış, 32 kilometrelik bir tünel ve galeri ağı, bu devasa yapının sorunsuz çalışmasını sağlıyor. Toplanan sular doğrudan rezervuara aktarılmak yerine, bir dizi pompaj, aktarma ve galeri yönlendirmesiyle uzaklardaki Dix Gölü'nde kontrollü bir şekilde depolanıyor. Bu depolanmış su, enerji talebinin arttığı veya ihtiyaç duyulduğu anlarda, alt kotlarda yer alan santrallere yönlendiriliyor. Burada bulunan türbinler aracılığıyla dönüştürülen su enerjisi, şebekeye temiz elektrik gücü olarak aktarılıyor. Ancak bu kompleksin en hassas noktası, su tedarikinin büyük ölçüde 35 buzul kaynağına bağlı olması. Bu durum, Alp bölgesindeki iklimsel değişimlerin, barajın işletme koşullarını doğrudan ve önemli ölçüde etkilemesine neden oluyor. Buzulların erime hızındaki değişimler, kısa vadede su akışını artırabilse de, uzun vadede buz kütlelerinin azalması, su tedarikinin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir endişe kaynağı olarak öngörülüyor.

Paylaş

İlgili Haberler