İYİ Parti Liderinden Çarpıcı Açıklamalar: 'Meşruiyetini Milletten Almayan Muhatabım Olmaz'
Gündem

İYİ Parti Liderinden Çarpıcı Açıklamalar: 'Meşruiyetini Milletten Almayan Muhatabım Olmaz'

4

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, siyasi gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki (CHP) yaşanan kongre iptali ve kayyum tartışmalarına değinen Dervişoğlu, kendi siyasi ilkelerini ve muhataplık anlayışını net bir şekilde ortaya koydu. Dervişoğlu, özellikle bir siyasi parti liderinin meşruiyetini milletten almadığı sürece kendisi için siyasi bir muhatap olamayacağını belirtti. Bu duruşunu, demokrasi ve vicdanının bir gereği olarak açıkladı.

Dervişoğlu, CHP'deki mevcut durumun, yani yaklaşık üç buçuk yıl önce yapılan bir kongrenin iptal edilerek partiye kayyum atanması ihtimalinin, vicdanında yeri olmadığını ifade etti. Kendisinin her türlü kayyum uygulamasına prensip olarak karşı olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, daha önce Van ve Mardin belediyelerine atanan kayyumları da eleştirdiğini hatırlattı. Bu tür uygulamaların, milletin iradesine ve demokrasiye aykırı olduğunu savundu. Dervişoğlu, CHP'nin başına, millet tarafından seçilmiş ve meşruiyetini bu yolla kazanmış bir lider gelmesi durumunda, o kişinin kendisi için doğal bir siyasi muhatap olacağını ancak mahkeme kararıyla atanmış bir yönetimin bu statüye sahip olamayacağını sözlerine ekledi.

Siyasi partilerin millet iradesini temsil etmesi gerektiğine dikkat çeken Dervişoğlu, toplumun genel sorunlarına da değindi. Ülkenin her kesiminin çeşitli problemlerle karşı karşıya olduğunu ve bu sorunların çözülmesi gerektiğini belirtti. Özellikle adalete olan güvenin sarsıldığını, 12 Eylül askeri darbe döneminde dahi adalete olan inancın bu denli zedelenmediğini söyledi. Dervişoğlu, siyasi sürecin TBMM'ye davetle başlayıp sonrasında statü tartışmalarına evrildiğini, ancak gelinen noktada bir yasa taslağının, geçmişte çok sayıda insanın ölümüne sebep olmuş bir ismin onayına sunulması gibi kabul edilemez durumların yaşandığını dile getirdi. Bu tür süreçlerin, ülkenin milli menfaatlerine zarar verdiğini ve toplumsal vicdanı yaraladığını ifade etti.

Dervişoğlu, milletvekili transferleri ve siyasetin kirlenmesi konularına da eleştirel yaklaştı. Kendi partisinden ayrılan milletvekilleriyle ilgili incitici açıklamalarda bulunmaktan kaçındığını, ancak bu tür eylemlerin siyaset kurumuna zarar verdiğini söyledi. Siyasetin karakter meselesi olduğunu belirten Dervişoğlu, vaat peşinde koşan veya tekliflere açık olan kişilerin siyaset yerine başka alanlarda faaliyet göstermesi gerektiğini ima etti. Ayrıca, ülkede mülkiyet hakkına yeterince inanılmadığını, insanların banka hesaplarına veya tapularına el konulabileceği, şirketlere kayyum atanabileceği bir ortamın varlığına dikkat çekti. Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye aleyhindeki kararlarına da değinen Dervişoğlu, devletin dış politikasına ve milli menfaatlere uygun hareket edilmesi gerektiğini, ancak bu kararların alınmasına yol açacak hatalardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Paylaş

İlgili Haberler