İzmir'in Afro-Türk Mirası: Nesillerdir Topraklarında Yaşayanların Hikayesi
Afrika kıtasından yüzyıllar önce Anadolu topraklarına ulaşan Afro-Türklerin torunları, günümüzde Ege'nin incisi İzmir'in Tire ve Bayındır ilçelerinde kök salmış durumda. Tarihi boyunca farklı kültürlere ev sahipliği yapmış bu topraklarda, Afro-Türk toplumu zamanla azalan nüfuslarına rağmen komşuluk ilişkileri ve ortak yaşam kültürüyle varlığını sürdürmeye devam ediyor. Bu topraklarda doğup büyüyen, hayatlarını bu topraklarda kuran bireyler, aidiyet duygularını ve bu coğrafyayla kurdukları derin bağı samimi sözlerle dile getiriyorlar.
Tire ilçesinin Yeniçiftlik Mahallesi'nde yaşayan 83 yaşındaki Mehmet Üstüner, yaşamının tamamını geçirdiği bu topraklara olan bağlılığını şu sözlerle ifade ediyor: "Burada dünyaya gözümü açtım, burada büyüdüm. Burası benim vatanım." Üstüner, dedelerinin 1500'lü yıllarda tarım işçisi olarak Kuzeydoğu Afrika'dan, özellikle Sudan'dan geldiklerini anlatıyor. Kendisinin de Tire'de doğup büyüdüğünü, 23 yaşına kadar burada yaşadığını belirten Üstüner, çevresindeki insanların farklı ten renklerine sahip olmasına rağmen hiçbir zaman yabancılık hissetmediğini vurguluyor. Çocukken kökenlerinin nereye dayandığını merak ettiğini, dedesinin göç hikayelerini anlattığını aktaran Üstüner, babasının da önce Torbalı'nın Karakuyu köyünde yaşayıp sonra Tire'ye yerleştiğini söylüyor. Kendi yaşamının da bu topraklarda şekillendiğini, evlenip çoluk çocuğa karıştığını ve bu topraklara sıkı sıkıya bağlı olduğunu dile getiriyor.
Mehmet Üstüner, çiftçilikle başladığı yaşamında daha sonra camcılık mesleğini seçtiğini ve bu amaçla İzmir'e gidip geldiğini anlatıyor. Emekli olduktan sonra ise tekrar Tire'deki evine döndüğünü belirten Üstüner, komşuluk ilişkilerinin ve köylülerle olan bağlarının kendisi için ne kadar değerli olduğunu vurguluyor. "Komşularımla, köylülerle çok iyi bir ilişki içindeyiz. Burada yaşamaktan son derece mutluyuz. Burada büyüdüm, evlendim, çocuklarım oldu." diye konuşan Üstüner, nüfuslarındaki azalmaya da dikkat çekiyor. Eskiden mahallelerinde 12-13 hane Afro-Türk aile bulunurken, şimdi soy isim olarak sadece 2 hanenin kaldığını belirtiyor. Kendi altı çocuğundan ilkinin siyahi tenli olduğunu, ancak sonradan doğan kızının beyaz tenli olduğunu görünce büyük bir şaşkınlık yaşadığını, hatta bir anlığına çalındığı endişesine kapıldığını esprili bir dille anlatıyor. Eşinin de hastanede siyahi bir bebek beklerken beyaz doğan kızını görünce aynı şaşkınlığı yaşadığını ekliyor.
Mehmet Üstüner'in 72 yaşındaki eşi Hatice Üstüner de hikayelerine katkıda bulunuyor. Manisa'nın Akhisar ilçesinden geldiklerini belirten Hatice Üstüner, Tire'de kerpiç bir evde yaşamaya başladıklarını söylüyor. Eşiyle görücü usulü tanıştıklarını, Mehmet Bey'in kendisini görüp beğendiğini ve istemeye geldiklerini anlatıyor. Ancak babasının, Mehmet Bey'in ten rengi nedeniyle başlangıçta bu evliliğe karşı çıktığını, fakat kendisinin istemesiyle bu engelin aşıldığını dile getiriyor. 56 yıllık evliliklerinden altı çocukları olduğunu belirten Hatice Üstüner, dışarıdan görenlerin onların tanışma ve evlenme hikayelerine şaşırdıklarını, Tire'de doğup büyüdüğünü söylediğinde inanmakta güçlük çektiklerini ifade ediyor. Kendi altı çocuğundan beşinin esmer, birinin ise beyaz tenli olduğunu ekliyor. Afro-Türk kökenli 97 yaşındaki Havva Zenci ise doğup büyüdüğü bu topraklarda köylülerle iç içe bir yaşam sürdüğünü belirtiyor. Afro-Türk olarak şu anda sadece 3 hanenin kaldığını, dışarıdan gelenlerin Tire'de doğup burada yaşadıklarına inanmakta zorlandıklarını ancak köylülerin kendilerini sorgulamadığını söylüyor. Yaşamlarının genel olarak iyi gittiğini, zaman zaman zorluklar yaşasalar da mutlu olduklarını belirtiyor. Mehmet Üstüner'in 73 yaşındaki komşusu Erdoğan Köklü ise Mehmet'i çocukluğundan beri tanıdığını ve aralarındaki ilişkinin kardeşten öte olduğunu vurguluyor. Aynı mahallede büyüdükleri için Mehmet'in ten renginin kendileri için hiçbir zaman bir yabancılık unsuru olmadığını, komşuluk ilişkilerinin her zaman çok güzel ve samimi olduğunu ifade ediyor.