İzmir'in Kurtuluşu: 104 Yıllık Özgürlük ve Kahramanlık Destanı
Bugün, 9 Eylül 2024, Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli dönüm noktalarından biri olan İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılını büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Bu kutsal toprakların bağımsızlığa kavuştuğu gün, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!' emriyle taçlanan büyük zafer yürüyüşünün zirve noktasıdır. 3 yıl, 4 ay ve 24 gün süren zorlu bir esaretin ardından İzmir, Türk milletinin azmi ve kahramanlığı sayesinde yeniden özgürlüğüne kavuşmuştur.
Kurtuluş mücadelesinin Afyon'da 26 Ağustos'ta başlayan destansı yolculuğu, 9 Eylül'de İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşuyla kesin bir zafere ulaşmıştır. Düşmanı Anadolu'nun içlerine kadar takiben, vatan topraklarını geri alma kararlılığındaki Türk ordusu, 9 Eylül sabahı İzmir'e ilk adımını atan 5. Süvari Kolordusu ile bu zaferi mühürlemiştir. Bu kahraman birliğin başında ise askeri dehasıyla öne çıkan Fahrettin Altay Paşa bulunmaktaydı. Paşa, planlardaki beklenmedik bir manevrayla, Ahır Dağları'nı aşarak düşman hatlarının gerisine sızmış ve İzmir'e giden yolu açmıştır. Ele geçirilen her karış vatan toprağına Türk bayrağı dikilirken, düşmanın yakıp yıktığı yerlere umut ve yeniden inşa ruhu eklenmiştir.
Fahrettin Altay Paşa, son düşman askerinin de topraklardan temizlenmesinin ardından İzmir'e girdiğinde, onu coşkuyla karşılayan bir halk bulmuştur. Bu zaferin gururunu yaşarken, en büyük özlemi ise Kurtuluş Savaşı boyunca görüşemediği annesi Hayriye Hanım'a kavuşmaktı. Şehri güvence altına alıp, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gelişine hazırladıktan sonra hızla annesinin yanına, Karşıyaka'ya gitmiştir. Sahilde kurtuluşun sevincini yaşayan annesiyle buluşan Paşa, duygusal anlar yaşamış, yıllar sonra annesinin elini öpmüştür. Açlık hissettiğini belirttiğinde, annesinin evdeki tek yiyecek olan bir dilim salçalı ekmeği ona sunması, o zorlu günlerin fedakarlığını ve anne sevgisinin yüceliğini simgelemektedir. Bu mütevazı armağan, Paşa için en lezzetli yemek olmuştur.
O gün yaşanan coşkuyu hatıralarında aktaran Fahrettin Altay Paşa, süvarilerin Akdeniz'in serinliğini hissetmeye başladığı anları ve İzmir kapılarında söyledikleri memleket havaları ile zafer şarkılarının sabahın temiz rüzgârlarına karıştığını anlatmıştır. Atların kişnemeleri ve nal sesleri bu eşsiz ahengi tamamlamış, Akdeniz'e ulaşma arzusu yolculuğa ayrı bir anlam katmıştır. 10 Eylül sabahı İzmir'e giren Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, halkın sevgi seliyle karşılanmıştır. Belkahve'de bir incir ağacının altında İzmir'i seyreden Paşa, bu zaferin milletin eseri olduğunu vurgulamıştır. Fahrettin Paşa ile hükümet konağına geçen Atatürk, İzmirlilere hitaben 'Bu başarı milletindir' diyerek tüm halkın ortak başarısını kutlamıştır. Bu tarihi buluşma ve sözler, bağımsızlığın ne denli büyük bir millet zaferi olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.