Kahire'de Kumların Altından Tarihi Cami ve Dev Su Sistemi Çıktı
Mısır'ın tarihi başkenti Kahire'de yürütülen sıradan bir kazı çalışması, beklenmedik ve büyüleyici bir keşfe dönüştü. Kentin kalbinde, tarihi yapıların gölgesinde kumların altından adeta bir zaman kapsülü çıktı. Selahaddin Eyyubi Kalesi'nin hemen yanı başında yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında, orta çağ mühendisliğinin zirvesini temsil eden devasa bir yer altı su dağıtım sistemi ile birlikte kusursuz denebilecek bir cami kalıntısı ortaya çıkarıldı. Bu buluntu, bölgenin geçmişine dair bilinenleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı ile Fransız Doğu Arkeolojisi Enstitüsü'nün ortaklaşa yürüttüğü bu önemli proje, Selahaddin Eyyubi Kalesi'nin su ihtiyacını karşılama yöntemlerine dair mevcut bilgileri sorgulatıyor. Arkeologları en çok heyecanlandıran detaylardan biri, Arab al-Yasar ve al-Hattaba gibi tarihi mahallelerin altında keşfedilen geniş çaplı hidrolik sistem oldu. Bu sistem içerisinde, derinlikleri sekiz ila on metre arasında değişen, titizlikle taş bloklarla inşa edilmiş iki büyük su kuyusu bulunuyor. Daha da dikkat çekici olanı, bu kuyulara bağlı olarak işleyen, hayvan gücüyle çalıştığı düşünülen dört büyük su çarkı ve özel taş kanalların varlığı. Tarihi kayıtlarda daha önce adı geçmeyen bu karmaşık yapıların, yüksek bir noktada bulunan kaleye su ulaştırmak amacıyla kurulmuş devasa bir şebekenin eksik parçaları olduğu düşünülüyor. Bu Memlük dönemi mühendislik harikası, o dönemin teknolojik yeteneklerini gözler önüne seriyor.
Kazı alanında sadece su taşıma mekanizmaları değil, aynı zamanda zamanın etkisinden büyük ölçüde korunmuş tarihi bir ibadethane de gün yüzüne çıkarıldı. Toprak altından titizlikle çıkarılan Memlük dönemine ait cami kalıntısı, neredeyse bozulmamış yapısıyla arkeologları şaşırttı. Caminin mihrabı, kıble duvarı, özgün taş zemini ve tarihi kemerleri, yüzyıllara meydan okuyarak günümüze kadar ulaşmayı başarmış durumda. Bu ibadethanenin hemen yakınında, erken İslam dönemlerine kadar uzanan gizemli mezarlık alanlarının tespit edilmesi, bölgenin uzun yıllar boyunca hem dini hem de toplumsal bir merkez olarak kullanıldığının önemli bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Kazı çalışmaları derinleştikçe, Kahire'nin katmanlı tarihi bir film şeridi gibi gözler önüne serildi. Alanda yapılan incelemelerde Memlük ve Osmanlı dönemlerine ait çeşitli madeni paralar, mühürler, değerli takılar ve seramik kapların yanı sıra, on dokuzuncu yüzyıldan kalma askeri teçhizat parçaları da bulundu. Keşfedilen her bir eser, bu bölgenin yüzyıllar boyunca ne denli canlı bir askeri ve sosyal yaşama ev sahipliği yaptığını kanıtlar nitelikte. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Tarihi Kahire'nin bu yeni keşfedilen hazinesi, sadece gün yüzüne çıkarılmakla kalmıyor, aynı zamanda üç boyutlu dijitalleştirme teknolojileri kullanılarak geleceğe aktarılıyor. Kazıların ilerleyen aşamalarında, suyun kalenin en yüksek noktalarına nasıl ulaştırıldığı ve bu yer altı şebekesinin genel yayılım alanı gibi daha pek çok detayın aydınlatılması bekleniyor. Kahire'nin tarihi dokusu, önümüzdeki dönemlerde de tarih ve arkeoloji meraklılarını büyülemeye devam edecek.