Kahramanmaraş Okul Katliamında Yeni Gelişme: İdari Kadro İçin Soruşturma İzni Talebi
Kahramanmaraş'ta yaşanan ve 10 kişinin hayatını kaybettiği Ayser Çalık Ortaokulu'ndaki elim silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir aşamaya gelindi. Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın yaşandığı anlarda sergiledikleri tutumlar nedeniyle okul idarecileri ve bir rehber öğretmen hakkında soruşturma başlatılması için resmi başvuruda bulundu. Güvenlik kamerası kayıtlarında, saldırı sırasında silah seslerini duyduktan sonra binayı terk ettikleri belirlenen okul müdürü, müdür yardımcısı ve bir öğretmen ile saldırgan öğrenci hakkında önceden bildirimde bulunmayan rehber öğretmen hakkında Valilik'ten soruşturma izni talep edildi. Bu talep, olayın ardından başlatılan hukuki sürecin idari boyutunu da mercek altına alıyor.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan başvuruda, Ayser Çalık Ortaokulu Müdürü C.K., Müdür Yardımcısı F.B. ve Öğretmen A.T. hakkında, yaşanan dehşet anlarında okulu terk ettikleri gerekçesiyle soruşturma izni istendi. Ayrıca, saldırgan öğrenci İsa Aras Mersinli hakkında saldırı öncesinde herhangi bir resmi bildirimde bulunmadığı tespit edilen Rehber Öğretmen E.İ. hakkında da benzer bir talepte bulunuldu. Bu iddialar, olayın vahametini gözler önüne sererken, okul yönetiminin ve ilgili personelin sorumlulukları hakkında da ciddi soruları beraberinde getiriyor. 15 Nisan'da meydana gelen saldırıda bir öğretmen ve dokuz öğrenci hayatını kaybetmiş, on beş öğrenci ise yaralanmış, bu trajik olay tüm ülkeyi yasa boğmuştu.
Soruşturma çerçevesinde, okul müdürü C.K. ve müdür yardımcısı F.B. hakkında, 'görevi ihmal ve suçu bildirmeme' gibi suçlamalarla re'sen soruşturma başlatıldığı bilgisi edinildi. Elde edilen güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesi sonucunda, okul müdürü ve yardımcısının silah seslerini duyar duymaz hızla okul binasını terk ettikleri saptandı. Bu durum, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un ilgili maddeleri gereğince Kahramanmaraş Valiliği'nden soruşturma izni talep edilmesine yol açtı. Öte yandan, rehber öğretmen E.İ. ve öğretmen A.T. hakkında da ayrı ayrı soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın daha önce hazırladığı raporlarda, öğretmen A.T.'nin olay anında okulu terk ettiği belirtilirken, rehber öğretmen E.İ. hakkında ise, öğrencinin 'korumaya muhtaç çocuk' statüsünde bulunması nedeniyle Çocuk Koruma Kanunu kapsamında gerekli bildirimleri yapmadığı gerekçesiyle bir tevdi raporu hazırlandığı anlaşıldı.
Bu gelişmelerin ardından, okul saldırısının gerçekleştiği Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, rehber öğretmen E.İ.'nin 'tanık' sıfatıyla dinlenmesi üzerine avukatlar tarafından usule aykırı olduğu gerekçesiyle itirazda bulunuldu. Avukatlar, hakkında ciddi şüpheler bulunan bir kişinin tanık olarak dinlenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, derhal sanık sıfatıyla dosyaya dahil edilmesini talep etti. Mağdur avukatları, bu tür bir ihmalin veya kusurun kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, kamu görevlilerinin ve yetkililerin en ufak bir zafiyetinin dahi sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve suçta ihmali bulunan herkesin adalet önünde hesap vermesi için hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini ifade ettiler. Bu süreçte, Milli Eğitim Müdürlükleri, Emniyet Müdürlüğü ve hastane personeli gibi çeşitli kamu kurumları bünyesindeki ihmali bulunan yönetici ve personeller hakkında yapılan suç duyurularına savcılığın nasıl bir adım atacağı merakla bekleniyor.