Kamu Personelinin Orman Arazisi Talebine Mahkemeden Kesin Red
Gündem

Kamu Personelinin Orman Arazisi Talebine Mahkemeden Kesin Red

5

Antalya'nın Kepez ilçesi Kızıllı Mahallesi'nde yaşanan dikkat çekici bir olayda, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) ile Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki bazı devlet memurlarının, toplamda 45 bin 191 metrekarelik orman arazisini kendi adlarına tescil ettirme çabası mahkeme tarafından kesin olarak engellendi. Bu kamu personelinin, söz konusu geniş ormanlık alanı biner metrekarelik parsellere bölerek sahiplenmeye çalıştığı ve arazinin '2/B' statüsüne alınması için hukuki yollara başvurduğu ancak bu girişimlerinin sonuçsuz kaldığı anlaşıld.

Olayın merkezinde, Kızıllı Mahallesi'nde bulunan ve Orman Kadastro Komisyonu tarafından 'orman arazisi' olarak tescil edilmiş iki ayrı parsel bulunuyor. Bu parsellerden ilki 16 bin 425 metrekare, ikincisi ise 28 bin 766 metrekare büyüklüğünde. İki farklı kamu kurumunda görevli olan ve emekli olan bazı kişilerin, bu alanları biner metrekarelik parçalara ayırarak kendi üzerlerine kaydettirmek istedikleri belirlendi. Bu amaçla, arazilerin orman vasfını yitirdiği iddiasıyla dava açan şahıslara karşı Orman Kadastro Komisyonu müdahil oldu.

Orman Kadastro Komisyonu'nun yerinde yaptığı incelemeler sonucunda, söz konusu alanların kesin olarak orman arazisi olduğuna hükmedilerek tescil işlemi tamamlandı. Ancak bu karara itiraz eden toplam yedi kişi, Antalya Orman İşletme Müdürlüğü aleyhine Antalya Kadastro Mahkemesi'nde iki ayrı dava açtı. Davacılar, arazilerde ağaçlar ve bahçeler bulunduğunu, orman vasfını kaybettiğini iddia ederek, Kadastro Komisyonu kararının iptalini ve alanların hazine adına '2/B' arazisi olarak tescil edilmesini talep ettiler. Ayrıca, bu taşınmazların davacılar tarafından müşterek kullanımda olduğunun tespit edilerek beyanlar hanesine şerh düşülmesini de istediler.

Orman idaresi ise davalara karşı güçlü bir savunma yaparak, dava konusu arazilerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olduğunu, bu tür yerlerin zilyetlik veya başka yollarla kullanımının mümkün olmadığını belirtti. Alanların orman niteliğini koruduğunu ve davacıların bu davalarda hukuki ehliyetinin bulunmadığını vurgulayarak, davaların reddedilmesi gerektiğini savundu. Mahkemeler, davacıların hem hukuki yararının hem de aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle taleplerini reddetti. Bu karara karşı yapılan itirazlar da Bölge Adliye Mahkemesi 8'inci Hukuk Dairesi tarafından oybirliğiyle onandı.

Bu gelişmelerin ardından, olayın CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) üzerinden İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'na da taşındığı öğrenildi. Yapılan şikayette, ilgili kamu personelinin söz konusu araziye hak sahibi olmak amacıyla organize bir şekilde hareket ettiği, bu durumun detaylı bir incelemeyle aydınlatılacağı ifade edildi. Şikayet dilekçesinde, kamu görevlilerinin devleti temsil etme sorumluluğu ve topluma örnek olma yükümlülüğüne dikkat çekilerek, tarafsızlık ilkesine bağlı kalmaları gerektiği vurgulandı. Kamunun menfaatini ve devletin haklarını korumanın her kamu görevlisinin öncelikli görevi olduğuna işaret edilerek, bu tür organize girişimlerde bulunan sorumlular hakkında yasal ve idari işlemlerin yapılması talep edildi.

Paylaş

İlgili Haberler