Kanada, ABD Olası İşgaline Karşı Savunma Planları Yapıyor
Kanada, kendi topraklarına yönelik olası bir ABD askeri müdahalesine karşı hazırlıklarını sürdürüyor. Ülke yönetimi, bu tehdidin güncel koşullarda düşük bir olasılık teşkil etmesine rağmen, her türlü ihtimali değerlendirme altına alarak kapsamlı askeri senaryolar üzerinde çalışıyor. Kanada Başbakanı Mark Carney, bu tür stratejik planlamaların, ülkenin güvenliğini her koşulda sağlama sorumluluğunun bir gereği olduğunu belirtti. Özellikle son dönemde ABD tarafından dile getirilen bazı ticaret politikaları ve Kanada'nın statüsüne dair yapılan yorumlar, bu hazırlıkların tetikleyici unsurlarından biri olarak gösteriliyor.
Başbakan Carney, yaptığı açıklamalarda, 'Karşımızda duran riskin derecesi düşük, gerçekleşme ihtimali ise son derece sınırlı. Ancak bir lider olarak, olası tüm senaryoları gözden geçirmek ve bunlara karşı hazırlıklı olmak benim görevimdir,' ifadelerini kullandı. Bu sözler, Kanada'nın ulusal egemenliğini koruma konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor. Daha önce de ABD Başkanı Donald Trump, Kanada'ya karşı güç kullanımının ihtimal dahilinde olmadığını belirtmişti, ancak mevcut planlamalar, bu tür açıklamaların ötesinde, somut savunma stratejileri oluşturmayı hedefliyor.
Kanada halkının zihninde ABD ile yaşanan gerilimlerin ve olası bir çatışma endişesinin kökleri, ülkenin tarihine dayanıyor. Kanada Savaş Müzesi'nde görevli araştırmacı Tim Foran'ın çalışmaları, Kanada kimliğinin oluşumunda 18. ve 19. yüzyıllarda ABD'nin yayılmacı politikalarına karşı verilen mücadelenin önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Kanada, İngiliz Kuzey Amerika kolonilerinin birleşmesiyle vücut bulurken, tarih sahnesinde ABD'nin 1775'te Montreal'i ele geçirme girişimi ve Quebec'i fethetmeye yaklaşması gibi olaylar yaşanmıştı. Ardından gelen 1812 Savaşı'nda ise Amerikan kuvvetleri, o dönemde Yukarı Kanada ve Aşağı Kanada olarak bilinen bölgelere birçok kez saldırı düzenlemişti. Hatta Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından bile, Kanada'nın ABD ile olası bir çatışmaya karşı gizli savunma planları hazırladığına dair bilgiler bulunuyor. Bu dönemde ordu bünyesindeki generallerin, sınır bölgelerindeki stratejik öneme sahip köprüler ve yollar hakkında detaylı istihbarat topladığı biliniyor.
Günümüz askeri perspektifinden bakıldığında, Kanada Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde uzun yıllar görev yapmış Korgeneral Christopher Coates, Kanada ile ABD arasında doğrudan bir silahlı çatışmanın yaşanmasının mevcut şartlarda neredeyse akıl almaz olduğunu belirtiyor. Coates, 'Kariyerim boyunca pek çok askeri operasyonda yer aldım ve hiçbir zaman ABD topraklarından bir askeri saldırı beklentisi içinde olmadık,' şeklinde konuştu. Ancak Coates, olası bir çatışmanın geleneksel savaş yöntemleriyle değil, siber saldırılar gibi daha modern ve gizli yöntemlerle başlayabileceği yönünde bir öngörüde bulunuyor. Globe and Mail gazetesinde yer alan bilgilere göre, Kanada ordusunun yaptığı simülasyonlar, bir ABD saldırısının Kanada'nın kritik stratejik noktalarını bir hafta gibi kısa bir sürede kontrol altına alabileceğini gösteriyor. Bu senaryo dahilinde Kanada kuvvetlerinin, gerilla taktiklerine başvurmak zorunda kalabileceği öngörülüyor. Bu teorik planlamanın, Kanada'nın son yüz yılda ilk kez bir Amerikan saldırısına karşı somut savunma stratejileri geliştirdiği anlamına geldiği vurgulanıyor. Bu tür bir durumda, Fransa ve İngiltere gibi uluslararası müttefiklerin Kanada'ya destek sağlaması bekleniyor.
New Haven Üniversitesi'nden ulusal güvenlik alanında doçent unvanına sahip Matthew Schmidt, ABD'nin Kanada'yı işgal etme ihtimalinin düşük olduğunu yinelemekle birlikte, Kanada'nın bu yönde hazırlık yapmasının, küresel siyasi dengelerdeki değişimlerin bir göstergesi olduğunu ifade ediyor. Schmidt, 'Eğer ABD'ye böyle bir işgal emri verilseydi, pek çok Amerikalı askeri yetkili görevinden istifa ederdi,' diyerek iki ülke askerleri arasındaki güçlü bağlara ve karşılıklı saygıya dikkat çekti. Kanadalı ve Amerikalı askerlerin düzenli olarak ortak tatbikatlara katıldığını ve birbirlerine karşı büyük bir saygı duyduklarını belirtti. Schmidt'e göre, ABD'nin varsayımsal bir saldırı durumunda, temel hedeflerinin Kanada'nın zengin petrol ve maden kaynaklarını kontrol altına almak ve ülkenin siyasi liderliğini etkisiz hale getirmek olabileceğini düşünüyor. Bununla birlikte, Kanada askerlerinin de bu tür bir duruma karşı koyabilecek yetkinlikte olduğunu sözlerine ekledi.