Kaplumbağaların 15 Metrelik Tünelleriyle Sahra Çölü'nde Yeşil Devrim
Dünya

Kaplumbağaların 15 Metrelik Tünelleriyle Sahra Çölü'nde Yeşil Devrim

1

Afrika'nın Sahra Çölü'nün güneyinde uzanan Sahel kuşağında, doğanın kendi mucizesiyle çölleşmeyle mücadele ediliyor. Aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle adeta betona dönen toprak yapısı, bölgeye özgü bir canlı türünün olağanüstü çabasıyla yeniden hayat buluyor. Bilim insanları, doğaya salınan mahmuzlu kaplumbağaların, toprağın altına adeta gizli tüneller kazarak bölgedeki bitki örtüsünü canlandırdığını ve su döngüsünü iyileştirdiğini uydu görüntüleriyle belgeledi.

Bu benzersiz ekolojik iyileşme süreci, 2021 yılında başlatılan dikkat çekici bir proje kapsamında hayata geçirildi. Proje dahilinde doğaya salınan yaklaşık 500 adet mahmuzlu kaplumbağa, bölgenin karşı karşıya olduğu ciddi çölleşme tehdidine karşı doğal bir savunma hattı oluşturdu. Günlük ortalama sıcaklıkların 60 dereceyi aştığı bu zorlu coğrafyada, toprak yüzeyinde oluşan geçirimsiz sert kabuk, yağmur sularının toprağa nüfuz etmesini engelliyor, buharlaşmaya neden oluyor ve tohumların çimlenmesini imkansız hale getiriyordu. Projenin en çarpıcı yönü ise, herhangi bir ileri teknoloji ürünü ekipman, karmaşık sulama sistemleri veya kimyasal maddeler kullanılmadan, yalnızca bölgenin yerli canlı türlerinden olan mahmuzlu kaplumbağaların ekosisteme entegre edilmesi oldu.

Dünyanın en iri üçüncü kara kaplumbağası türlerinden olan ve bireylerinin 100 kilogramı aşabilen bu devasa canlılar, kavurucu sıcaklardan korunmak amacıyla toprağın yaklaşık 10 ila 15 metre derinliğine kadar uzanan geniş tüneller inşa ediyorlar. Bu tünel kazma aktivitesi, ekosistem üzerinde hayati bir rol üstleniyor. Kaplumbağaların açtığı yuvalar, yüzeydeki sertleşmiş ve su geçirmez tabakayı kırarak parçalıyor. Bu sayede, nadiren yağan yağmur suları toprağın derinliklerine kadar sızabiliyor ve topraktaki nem seviyesi korunarak uzun süre muhafaza edilebiliyor. Yuvaların giriş bölgelerinde oluşan nemli ve korunaklı mikro iklimler, uyku halindeki tohumların filizlenmesi için ideal bir ortam yaratıyor. Zamanla, yeniden canlanan bitki örtüsüyle birlikte bölgeye böcekler ve diğer küçük canlılar geri dönüyor, böylece karmaşık ekolojik zincir yeniden aktif hale geliyor.

Senegal'de 1992 yılından bu yana sürdürülen kapsamlı koruma çalışmaları ve özellikle 2021'deki toplu kaplumbağa salımı sonrasında elde edilen veriler, projenin başarısını gözler önüne seriyor. Yapılan gözlemler ve elde edilen uydu görüntüleri, daha önce sadece geniş kum denizlerinden ibaret olan arazilerde, kaplumbağa yuvalarının çevresinde belirgin yeşil alanların oluştuğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durum, kaplumbağaların ekosistem üzerindeki dönüştürücü etkisinin somut bir kanıtı niteliğinde. Ancak, bilim insanları bu başarılı 'ekosistem mühendislerinin' kendilerinin de ciddi tehdit altında olduğunu belirtiyor. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) verilerine göre, habitat kaybı, yasa dışı avlanma ve kaçak ticaret gibi nedenlerle mahmuzlu kaplumbağaların popülasyonunda büyük bir düşüş yaşanıyor. Uzmanlar, bu yöntemin tek başına küresel çölleşme sorununu kökten çözemeyeceğini ancak doğru arazi yönetimi ve otlatma kontrolü gibi stratejilerle birleştirildiğinde, tahrip olmuş ekosistemlerin iyileştirilmesinde kritik bir rol oynayabileceği konusunda hemfikir.

Paylaş

İlgili Haberler