Kazdağları'nın Gizli Hazinesi: Bayramiç Beyazı Fiyatıyla Dudak Uçuklatıyor
Çanakkale'nin yemyeşil coğrafyasında, Kazdağları'nın eşsiz ikliminde hayat bulan ve kendine has aromasıyla damaklarda iz bırakan 'Bayramiç beyazı' nektarisinin hasat dönemi coşkuyla başladı. Avrupa Birliği tarafından tescillenmiş coğrafi işaret statüsüyle de taçlanan bu değerli meyve, yöre halkı için hem bir geçim kaynağı hem de kültürel bir miras niteliği taşıyor. Yaklaşık yedi bin dekarlık alanda titizlikle yetiştirilen Bayramiç beyazından, bu yıl on bin ton civarında bir rekolte bekleniyor. Bu miktar, geçen yıllara oranla bir düşüş gösterse de, ürünün kalitesi ve pazar değeri çiftçilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor.
Kazdağları'nın serin ve temiz havasını içine çekerek olgunlaşan Bayramiç beyazı, üç farklı dönemde sofralara ulaşıyor: erkenci, orta ve geç hasat çeşitleriyle. Bu yılın ilk hasat ürünleri tezgahlardaki yerini alırken, çiftçiler, ilkbaharda yaşanan yağışların çiçeklenme dönemine denk gelmesiyle rekoltede yüzde ellilik bir kayıp yaşandığını belirtiyorlar. Buna rağmen, kilogramı tüccarlar tarafından kalitesine göre elli liradan alıcı bulurken, erkenci ürünlerde bu rakamın altmış liraya kadar yükselmesi, üreticiler için sevindirici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Hasat sürecinin on beş gün içinde tamamlanması öngörülüyor.
Bayramiç Ziraat Odası Başkanı Mesut Şen, yaptığı değerlendirmede, Bayramiç beyazının ilçe ekonomisindeki yerini ve bu yılki durumu hakkında önemli bilgiler paylaştı. Şen, ortalama yedi bin dekarlık alanda on bin ton rekolte hedeflendiğini belirterek, ilkbahar yağmurlarının verimi olumsuz etkilediğini ancak ürünün pazar değerini korumasının üreticiler açısından olumlu bir tablo çizdiğini vurguladı. Şen, “Erkenci ürünlerde kilogram fiyatının yüz liradan başladığı ve altmış lira civarında seyrettiği bir dönem yaşıyoruz. Hasadımızın sonuna yaklaşırken, üreticimizin ekonomik olarak tatmin olduğu, emeğinin karşılığını aldığı bir yıl oldu,” ifadelerini kullandı.
Üreticilerden Ersin Karaca ise Bayramiç beyazının kendine has özelliklerine ve piyasadaki konumuna dikkat çekti. Karaca, tüysüz şeftali olarak da bilinen bu meyvenin dört farklı çeşidinin bulunduğunu ve kendisinin de yüz dönümlük tarlasında bu ürünü yetiştirdiğini aktardı. Karaca, “Yeni aldığım boylama makinesi sayesinde ürün kalitemi daha da artırdım. Bayramiç beyazı, coğrafi yapısı gereği başka bölgelerde aynı kalitede yetişmiyor ve kendi pazarını kendisi oluşturan ender ürünlerden biri. Bu durum, onun değerini ve üreticisinin kazancını doğrudan etkiliyor,” şeklinde konuştu. Bu özel nektarinin, hem lezzeti hem de ekonomik değeriyle bölge için vazgeçilmez bir değer olduğu bir kez daha ortaya konuldu.