Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem: 15 Gün İçinde İtiraz Etmezseniz Evinizi Boşaltmanız Gerekebilir
Kentsel dönüşüm projelerinin ilk adımı olan riskli yapı tespit süreci, artık tek bir kat malikinin başvurusuyla başlatılabiliyor. Bu önemli gelişme, binaların güvenliği ve olası afetlere karşı hazırlıklı olunması açısından büyük bir adım olarak görülüyor. Tespit raporunun kesinleşmesinin ardından, mülk sahiplerine tahliye ve karar verme süreçleri için yasal olarak en fazla 90 günlük bir süre tanınıyor. Bu süreçte yaşanabilecek olası mağduriyetlerin önüne geçmek ve hak sahiplerinin bilinçli hareket etmelerini sağlamak amacıyla, kentsel dönüşüm sürecinin tüm detayları ve izlenmesi gereken adımlar büyük önem taşıyor.
Riskli yapı tespiti, 'Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun' çerçevesinde yürütülen hukuki ve teknik bir süreci kapsıyor. Yapı malikleri veya onların yasal temsilcileri, masrafları kendileri karşılamak şartıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş lisanslı kurumlar aracılığıyla bu tespit işlemini gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, kamu kurumları da gerekli gördükleri durumlarda bu işlemi kendi inisiyatifleriyle başlatma yetkisine sahip bulunuyor. Bu düzenleme, binaların güvenliği konusunda hassasiyet gösterilmesini ve olası risklerin erken tespit edilerek önlem alınmasını amaçlıyor.
Binalarda gerçekleştirilen risk tespiti incelemeleri, yapının büyüklüğüne bağlı olarak ortalama bir ay sürebiliyor. Lisanslı firmalar tarafından yürütülen bu süreç, yedi temel teknik aşamadan oluşuyor. İlk olarak, binanın mevcut taşıyıcı sistemine ait statik röleve projesi hazırlanıyor. Ardından, yapının bulunduğu zeminin özellikleri ve parametreleri detaylı bir zemin etüdü ile belirleniyor. Kritik katlardan ve yedi katı aşan binalarda her bir kattan karot numunesi alınarak beton kalitesi inceleniyor. Kolon ve kirişlerdeki donatıların türü, çapı, sayısı ve etriye detayları donatı tespiti ile belirlenirken, taşıyıcı elemanlardaki paslanma ve korozyon oranları korozyon tespiti ile ölçülüyor. Mevcut kolon ve kirişlerdeki çatlaklar fotoğraflanıp kayıt altına alınıyor ve son olarak, toplanan tüm veriler özel yazılımlara aktarılarak yapının deprem performansını gösteren statik analiz gerçekleştiriliyor.
Hazırlanan riskli yapı tespit raporu, elektronik ortamda ilgili idareye sunuluyor ve onay sürecinin ardından, yapının riskli yapı statüsünde olduğuna dair bilgi tapu kütüğünün beyanlar hanesine işleniyor. Bu karar, yapıya asılarak, e-Devlet sistemi üzerinden ilgililere bildirilerek ve muhtarlık binasında 15 gün boyunca ilan edilerek hak sahiplerine tebliğ ediliyor. Bu tebligatın alınmasından itibaren 15 günlük süre zarfında, yapı malikleri Kentsel Dönüşüm Müdürlükleri veya ilgili belediyelere itiraz dilekçesi sunma hakkına sahip. Yapılan itirazlar, akademisyenler ve Bakanlık yetkililerinden oluşan üst bir kurul tarafından değerlendirilerek karara bağlanıyor. Ayrıca, alınan karot sonuçlarına şüpheyle yaklaşan mülk sahipleri, mahkeme kararıyla bilirkişi gözetiminde yeniden karot numunesi alınmasını talep edebiliyor.
İtiraz sürecinin tamamlanması ve olası itirazların reddedilmesiyle birlikte riskli yapı kararı kesinleşmiş oluyor. Bu aşamadan sonra, mülk sahiplerine yapılarını tahliye etmeleri için başlangıçta 60 günden az olmamak üzere bir süre tanınıyor. Eğer bu süre zarfında tahliye gerçekleşmezse, 30 günden az olmamak şartıyla ek bir süre verilebiliyor. Tanınan bu sürelerde binaların tahliye edilmemesi durumunda, ilgili idare tarafından elektrik, su ve doğal gaz gibi altyapı bağlantıları kesiliyor ve yıkım işlemi idari makamlarca başlatılıyor. Bu yıkım süreci için maliklerin oy birliğine varması gerekmiyor. Yapıların yeniden inşası veya güçlendirilmesi kararları ise maliklerin %50+1 çoğunluğu ile alınıyor. Eğer bina teknik olarak güçlendirmeye uygunsa, kat maliklerinin %80'inin onayı ile güçlendirme kararı verilebiliyor. Güçlendirme projeleri için daire başına 320 bin liraya kadar düşük faizli ve uzun vadeli finansman imkanları da sağlanıyor.