Kıbrıs'ta Türklere Ait Arazilere El Konuldu: Havalimanı ve Askeri Üs Kararı
Kıbrıs'ta 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında zorla yerlerinden edilen Kıbrıslı Türklerin, Güney Kıbrıs'taki mülkiyet haklarını geri alma mücadelesi, Rum yargı sisteminde bir kez daha duvara tosladı. Üzerinde Baf Havalimanı ile Andreas Papandreu Hava Üssü'nün yer aldığı yaklaşık 125 dönümlük arazinin yasal sahipleri olan Kıbrıslı Türkler, mülklerinin kendilerine iade edilmesi ve bu durumun yol açtığı zararlar için 41 milyon Euro tazminat talep etmişti. Bu kapsamda Rum İstinaf Mahkemesi'ne taşınan dava, ne yazık ki beklenen sonucu vermedi.
Rum İstinaf Mahkemesi, davacı Kıbrıslı Türk vatandaşlarının sunduğu haklı talepleri ve güçlü savunmaları reddederek, söz konusu arazilerin iade edilmeyeceği yönünde kesin bir karar aldı. Bu karar, Kıbrıslı Türklerin mülkiyet hakları konusunda yaşadığı hayal kırıklığını derinleştirdi. Mahkemenin bu tutumu, tarihi gerçekleri göz ardı ettiği ve Kıbrıslı Türklerin mağduriyetini yeterince dikkate almadığı yönünde eleştirilere neden oldu.
Olayın başlangıcı, 2022 yılında Baf Bölge Mahkemesi'nde Rum Başsavcılığı ve Rum İçişleri Bakanlığı'nın "Kıbrıs Türk Malları Vasisi" sıfatıyla aleyhlerine açılan davaya dayanıyor. Ancak, Rum mahkemesi bu süreçte tarihi gerçekleri çarpıtan skandal bir gerekçeye imza attı. Mahkeme, Kıbrıslı Türklerin 1974'te "yasa dışı yollarla ve zorla yerlerinden edildiği" gerçeğini kabul etmek yerine, o dönemdeki göçün zorunlu olmadığını ve mülklerin terk edilmeye zorlanmadığını iddia etti. Bu açıklama, adada yaşanan trajediyi ve Kıbrıslı Türklerin maruz kaldığı baskıyı hiçe sayan nitelikteydi.
Rum Hukuk Dairesi ise, işgal altında tuttukları Türk mülklerini savunmak amacıyla "olağanüstü hal" gibi bir gerekçeye sığındı. Mahkeme sadece davayı reddetmekle kalmadı, aynı zamanda tüm yargılama masraflarının da davacı konumundaki Kıbrıslı Türkler tarafından karşılanması yönünde bir karar alarak, mağduriyetlerini daha da artırdı. Bu durum, adadaki mülkiyet sorunlarının çözümünde hukuki süreçlerin ne kadar karmaşık ve çetrefilli olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.