Kılıçdaroğlu'ndan Parti İçi Eleştiriler: Erdoğan ve AKP'ye Sessiz Kalma Tepkisi
Gündem

Kılıçdaroğlu'ndan Parti İçi Eleştiriler: Erdoğan ve AKP'ye Sessiz Kalma Tepkisi

1

CHP'de genel başkanlık koltuğuna mahkeme kararıyla oturan Kemal Kılıçdaroğlu, göreve geldiği günden bu yana parti içindeki muhaliflerine yönelik sert eleştirilerini sürdürüyor. Ancak bu eleştirilerin odağında yalnızca parti yönetimi ve Genel Başkan Özgür Özel'in bulunması, dikkatlerden kaçmıyor. Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarına karşı sessizliğini koruması, hem parti tabanında hem de geniş kamuoyunda farklı değerlendirmelere yol açıyor. Bu durum, siyasi kulislerde ve parti içindeki dengeler açısından önemli bir gelişme olarak görülüyor.

CHP Genel Merkezi'nde yaklaşık iki buçuk yıl aradan sonra yeniden görünmeye başlayan Kemal Kılıçdaroğlu, bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, isim vermeden parti içindeki bazı isimlere yönelik ağır ifadeler kullanmıştı. Kılıçdaroğlu, konuşmasında, delegelere yönelik olduğu iddia edilen "rüşvet" iddialarına ve belediyelere yönelik yürütülen operasyonlara değinerek, geçmişte yaşanan bazı durumlardan dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirmişti. "Arkamızdan sinsice sızan, FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum" şeklindeki sözleri, parti içinde yeni bir gerilimin fitilini ateşlemişti. Bu açıklamalarıyla Kılıçdaroğlu, geçmişe dönük bir muhasebe yapma ve sorumluluk alma eğiliminde olduğunu göstermiş oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun, parti içindeki tartışmalara ve eleştirilere odaklanması, buna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarına yönelik herhangi bir eleştiri yöneltmemesi, gözlerin bir kez daha Kılıçdaroğlu'nun stratejisine çevrilmesine neden oldu. Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri, Sayıştay'ın 164. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni'nde yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, geçmiş dönemlere atıfta bulunarak, "SSK'nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını hepimiz biliyoruz ve unutmadık" ifadelerini kullanmıştı. Erdoğan'ın bu sözleri, Kılıçdaroğlu'nun 1992 ile 1996 yılları arasında Genel Müdürlük görevini yürüttüğü Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) dönemine yönelik bir eleştiri olarak yorumlandı. Ancak bu eleştirilere karşılık Kemal Kılıçdaroğlu'ndan herhangi bir açıklama veya yanıt gelmemesi, siyasi gözlemciler tarafından dikkatle takip edildi.

Kılıçdaroğlu'nun bu tavrı, parti içinde farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bir kesim, Kılıçdaroğlu'nun parti içindeki birliğini sağlamaya çalıştığını ve bu nedenle önceliği kendi partisine verdiğini savunuyor. Diğer bir kesim ise, ana muhalefet partisi konumundaki CHP'nin, iktidarı eleştirmek yerine parti içi çekişmelere odaklanmasının doğru olmadığını belirtiyor. Kamuoyunda ise, Kılıçdaroğlu'nun bu tutumunun, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP'ye karşı bir stratejik sessizlik mi olduğu, yoksa başka nedenleri mi olduğu yönünde çeşitli spekülasyonlar yapılıyor. Bu durumun, önümüzdeki siyasi süreçlerde CHP'nin genel stratejisini nasıl etkileyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.

Paylaş

İlgili Haberler