Kızılay'ın Varlık Satışı Tartışma Yarattı: Milyonluk Mallar Yüzde 78 İndirimle Devredildi
Türk Kızılayı'nın, bünyesinde bulunan dokuz önemli taşınmazını, kendi iştiraki olan bir şirkete ederinin çok altında bir bedelle devrettiği iddiaları kamuoyunda geniş yankı buldu. Yaklaşık 496 milyon 860 bin Türk Lirası piyasa değerine sahip olan hastane, bina ve iş merkezi gibi gayrimenkullerin, toplamda 109 milyon Türk Lirası gibi düşük bir rakama satılması, eleştirilerin odağı haline geldi. Bu satış işlemleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) görüşülecek olan Kızılay'a ilişkin kanun teklifi kapsamındaki İçişleri Komisyonu raporunda detaylarıyla yer aldı.
Söz konusu satışlara ilişkin bilgiler, İçişleri Komisyonu'na sunulan raporlarda muhalefet şerhlerinde ayrıntılı bir şekilde belgelendi. Adalet ve Kalkınma Partisi'nden 83 milletvekilinin hazırladığı kanun teklifine karşı, Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, YENİYOL ve Halkların Demokratik Partisi (DEM Parti) temsilcileri tarafından muhalefet şerhleri sunuldu. Bu şerhlerde, İçişleri Bakanlığı denetçileri tarafından tespit edilen ve Kızılay'a ait olan gayrimenkullerin satış süreci ve bedelleri mercek altına alındı. Raporda, Kızılay'ın İstanbul'un çeşitli ilçeleri Maltepe, Kartal, Bakırköy ve Fatih'in yanı sıra; Ankara, Konya, Kocaeli, Kayseri ve Tekirdağ gibi farklı şehirlerde bulunan mülklerinin, "Kızılay Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi Anonim Şirketi" unvanlı kuruluşa devredildiği bilgisi yer aldı. İçişleri Bakanlığı denetçilerinin, bu olağandışı devir işlemleriyle ilgili olarak Kızılay nezdinde resmi bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sorduğu da belgelere yansıdı.
Muhalefet şerhlerinde, 2021 yılından bu yana Kızılay'a ait olduğu belirtilen ve ederinin çok altında fiyatlarla elden çıkarıldığı iddia edilen taşınmazların tam bir listesi de kamuoyu ile paylaşıldı. Listeye göre, İstanbul Maltepe'de 80 milyon Türk Lirası değer biçilen bir taşınmaz 23 milyon Türk Lirası'na, Kayseri'de 35 milyon 760 bin Türk Lirası değerindeki bir mülk 20 milyon 100 bin Türk Lirası'na satıldı. Konya'da değeri 54 milyon 400 bin Türk Lirası olarak tespit edilen bir hastane binası 12 milyon 500 bin Türk Lirası'na, İstanbul Fatih'te 80 milyon Türk Lirası değerindeki bir apartman bloğu ise 17 milyon 100 bin Türk Lirası'na devredildi. Ankara Çankaya'daki 41 milyon Türk Lirası değerindeki Memnune Caner İş Merkezi binası 7.5 milyon Türk Lirası'na, İstanbul Kartal'daki 72 milyon 200 bin Türk Lirası değerindeki bir hastane binası da 14 milyon Türk Lirası'na alıcı buldu. Kocaeli'ndeki 5 katlı bir bina 90 milyon Türk Lirası değer biçilmişken 9 milyon Türk Lirası'na, İstanbul Bakırköy'deki bir bina için belirlenen 32 milyon 300 bin Türk Lirası'lık değer 5 milyon Türk Lirası'na indirgendi. En dikkat çekici satışlardan biri ise Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde gerçekleşti; 2022 yılında 11 milyon 200 bin Türk Lirası değeri biçilen bir Kızılay binası, sadece 802 bin Türk Lirası gibi sembolik bir bedelle şirkete aktarıldı.
Bu satışların, özellikle deprem gibi doğal afetler sonrasında çadır ve yardım malzemeleri temini konusunda Kızılay'ın rolüne yönelik kamuoyu beklentileriyle çelişmesi, tartışmaları daha da alevlendirdi. Muhalefet partileri, bu türden büyük çaplı varlık devirlerinin, Kızılay'ın mali kaynaklarını ve varlıklarını koruma sorumluluğuyla bağdaşmadığını savunuyor. Yapılan satışlarda yaklaşık yüzde 78'lik bir değer kaybı yaşandığına dikkat çekilirken, bu durumun şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri doğurduğu belirtiliyor. Yetkililerden konuya ilişkin resmi bir açıklama beklenirken, İçişleri Komisyonu'ndaki görüşmelerin bu iddiaların aydınlatılması açısından kritik önem taşıması öngörülüyor. Kamuoyunda, Kızılay gibi köklü bir yardım kuruluşunun varlık yönetiminde daha dikkatli ve şeffaf bir süreç izlemesi gerektiği yönünde görüşler hakim.