Küresel Piyasalar ABD Verileri ve İran Görüşmelerine Odaklandı
Ekonomi

Küresel Piyasalar ABD Verileri ve İran Görüşmelerine Odaklandı

4

Yeni haftaya başlarken küresel finans piyasalarında temkinli bir hava hakim. Yatırımcıların odağında, ABD ekonomisinin geleceğine dair ipuçları taşıyan önemli makroekonomik veriler yer alıyor. Aynı zamanda, Orta Doğu'da tansiyonu düşürme potansiyeli taşıyan ABD ve İran arasındaki diplomatik görüşmelerin seyri de piyasalardaki risk iştahını doğrudan etkiliyor. Bu iki ana faktörün etkisiyle, piyasalarda karmaşık bir görünüm sergileniyor. Para politikası sıkılaştırması beklentilerinin devam etmesi ve enerji arzına ilişkin belirsizlikler, küresel ölçekte yatırımcıların kararlarını şekillendiriyor.

ABD ile İran arasında barışçıl bir çözüme ulaşılması amacıyla yürütülen diplomatik çabalar, arabulucular eşliğinde devam ediyor. Hafta sonu İsviçre'de gerçekleşen müzakereler sırasında ABD Başkanı'nın İran heyetine yönelik sert söylemleri dikkat çekse de, İranlı yetkililer bu tür tehditleri ciddiye almadıklarını vurguladılar. Görüşmelerde zaman zaman gerginlikler yaşansa da, masada kalma iradesi, bölgede kalıcı bir barışın tesis edilebileceğine dair umutları canlı tutuyor. Bu diplomatik gelişmelerin yanı sıra, küresel enerji arzının hayati damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinde geçen haftaya kıyasla bir azalma gözlemlendi. Bu durumun petrol fiyatları üzerindeki etkileri yakından izlenirken, diplomatik ilerlemelere rağmen enerji arzına yönelik endişelerin kısa sürede ortadan kalkmayacağı öngörülüyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların makroekonomik göstergeler üzerindeki etkileri giderek daha belirgin hale gelirken, ABD'de açıklanacak kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ve büyüme verileri yatırımcıların radarında.

Geçtiğimiz hafta ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen faiz artırımı sinyalleri ve Orta Doğu'daki barış sürecinin uzun sürebileceği endişeleri, finansal piyasalarda faiz beklentilerini etkiledi. Bu gelişmeler sonucunda, bankanın yıl sonuna kadar bir faiz artırımı daha yapacağı yönündeki beklentiler güçlendi. Bu durum, ABD'nin uzun vadeli tahvil faizlerinde bir yükselişe neden oldu. Özellikle, Fed'in para politikalarına en duyarlı göstergelerden biri olan iki yıllık tahvil faizi, geçen haftaya göre yaklaşık beş baz puanlık bir artışla yüzde 4,22 seviyesine ulaştı. On yıllık tahvil faizi de benzer şekilde üç baz puanlık bir artışla yüzde 4,48'e yükseldi. Fed'in sıkı para politikasını sürdüreceği beklentileri, dolar endeksinin de yükseliş trendini yeni haftaya taşımasına neden oldu. Dolar endeksi, yüzde 0,1'lik bir artışla 100,9 seviyesinde işlem görüyor. Enflasyon risklerindeki artış ve Fed'in şahin duruşu, faizlerin bir süre daha yüksek seviyelerde kalacağı beklentisini pekiştiriyor. Bu durum, altın fiyatları üzerinde baskı oluştururken, ABD-İran görüşmelerindeki olumlu gelişmeler ise altının ons fiyatını bir miktar destekliyor. Haftaya altının ons fiyatı, yüzde 0,6'lık bir yükselişle 4.180 dolar seviyesinden başlangıç yaptı. Bu karmaşık ekonomik ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, ABD borsalarında vadeli kontratlar haftaya negatif bir başlangıç yaptı.

Avrupa piyasaları, Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle geçtiğimiz cuma gününü genel olarak düşüşle kapatırken, yeni haftada endeks vadeli kontratları da negatif bir seyir izliyor. Bölgede yatırımcıların gözü, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu'nda yapacağı konuşmada olacak. Lagarde'ın açıklamalarının, ECB'nin gelecekteki para politikası adımlarına dair önemli ipuçları vermesi bekleniyor. Finansal piyasalarda, bankanın yıl sonuna kadar en az bir faiz artırımı daha yapabileceği yönünde fiyatlamalar yapılıyor. Bu hafta açıklanacak olan imalat sanayi ve hizmet sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri de bölgedeki ekonomik aktivitenin mevcut durumu hakkında değerli bilgiler sunacak. Siyasi cephede ise, ABD Başkanı'nın İngiltere Başbakanı'nın görevinden ayrılacağına dair açıklamaları ve bunun nedenlerine dair değerlendirmeleri dikkat çekiyor. Bu gelişmeler, Avrupa'daki siyasi ve ekonomik belirsizlikleri artırıyor. Öte yandan, Asya borsaları Orta Doğu'daki olumlu gelişmelere paralel olarak Hong Kong hariç genel olarak pozitif bir seyir izledi. Çin'de ise kredi faiz oranları mevcut seviyelerinde sabit tutuldu. Bölgede, yarı iletken sektöründeki teknolojik gelişmeler ve şirketlerin hisse senedi performansları öne çıkıyor. Japonya'da Nikkei 225 endeksi, Güney Kore'de Kospi endeksi ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi haftaya yükselişle başlarken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi hafif bir düşüş gösterdi. Türkiye'de ise Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi geçtiğimiz cuma gününü düşüşle tamamlarken, dolar/TL kuru yeni haftaya hafif bir yükselişle başladı. Analistler, yurt içinde sektörel enflasyon beklentileri gibi yoğun veri gündemini, yurt dışında ise Euro Bölgesi tüketici güven endeksi verisini yakından takip edeceklerini belirtiyorlar. Teknik olarak BIST 100 endeksinde belirli destek ve direnç seviyeleri öne çıkıyor.

Paylaş

İlgili Haberler