Küresel Piyasalar İki Büyük Şokla Sarsıldı: Fed ve Orta Doğu Gerilimi Risk Algısını Değiştirdi
Ekonomi

Küresel Piyasalar İki Büyük Şokla Sarsıldı: Fed ve Orta Doğu Gerilimi Risk Algısını Değiştirdi

4

Küresel finans piyasaları, yeni haftaya iki önemli gelişmenin gölgesinde negatif bir başlangıç yaptı. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh'un enflasyonla mücadele konusunda daha sert para politikası adımları atılabileceğine dair verdiği sinyaller ve Orta Doğu'daki artan jeopolitik gerilimler, yatırımcıların risk iştahını önemli ölçüde törpüledi. Bu gelişmelerin ardından gözler, Fed'in eylül ayı faiz kararına ve ABD'de açıklanacak olan kritik tarım dışı istihdam verisine çevrildi. Piyasa katılımcıları, bu verilerin ve gelişmelerin küresel ekonominin geleceğine dair önemli ipuçları sunmasını bekliyor.

Jackson Hole'da düzenlenen Ekonomi Politikası Sempozyumu'nda konuşan Fed Başkanı Warsh, enflasyonun hedeflenen seviyelere henüz inmediğini ve bu durumun para politikasında ek adımlar atılmasını gerektirebileceğini ima etti. Konuşmasında, iş gücü piyasalarının genel olarak tam istihdamla uyumlu olduğunu ancak fiyat istikrarı hedefleri açısından endişe verici veriler olduğunu vurgulayan Warsh, Fed'in öncelikli odağının fiyat istikrarı olması gerektiğini belirtti. Warsh, 'Temel enflasyonun açıkça ve yeterli bir hızla hedefimize doğru ilerlediğinden emin olmalıyız. Aksi takdirde, yapmamız gereken işler olacaktır.' ifadeleriyle enflasyonla mücadeledeki kararlılığını dile getirdi. Bu açıklamalar, para piyasalarında Fed'in eylül ayında faiz artırımına gitme olasılığını yüzde 60'a yükseltti ve piyasalardaki genel olarak riskten kaçınma eğilimini güçlendirdi.

Warsh'un enflasyon vurgusunun ardından ABD tahvil piyasalarında hareketlilik gözlendi. Cuma günü 12 baz puanlık bir artışla yüzde 4,36'ya yükselen ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi, yeni haftanın açılışında yüzde 4,33 seviyesinde dengelendi. Aynı şekilde, cuma günü 5 baz puanlık bir yükselişle yüzde 4,73'e çıkan ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi ise haftaya yüzde 4,71'den başladı. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee de Warsh'un değerlendirmelerine genel olarak katıldığını ve enflasyonu temel bir sorun olarak gördüğünü ifade etti. Bu durum, Fed'in gelecekteki para politikası adımlarına ilişkin beklentileri daha da şekillendirdi.

Diğer yandan, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler küresel piyasalar üzerinde ek bir baskı unsuru oluşturdu. ABD ordusunun İran'ın Lark Adası'na yönelik gerçekleştirdiği belirtilen saldırı, bölgedeki tansiyonu artırırken, petrol fiyatlarında yükselişe neden oldu. Piyasalarda, ABD'nin askeri müdahaleler yerine ekonomik yaptırımlara yöneleceği beklentisi hakimken, bu tür saldırıların bölgedeki belirsizliği daha da derinleştirdiği görülüyor. İran basınında yer alan haberlerde, ABD'nin Lark Adası'na düzenlediği ve sivil kayıplara yol açtığı iddia edilen saldırının ardından bölgedeki hedeflere yönelik füze atışlarının olduğu duyuruldu. Bu durum, bölgeden petrol arzının sekteye uğrayabileceği endişelerini artırarak, vadeli Brent petrolün varil fiyatının yüzde 5,6'lık bir artışla 90,95 dolara kadar yükselmesine yol açtı. Altın fiyatları ise cuma günü yüzde 3,2'lik bir düşüşle 4.455 dolara gerilemişken, yeni günde yüzde 0,8'lik bir düşüşle 4.420 dolardan işlem gördü. Dolar endeksi ise cuma günü gördüğü 99,7 seviyesinden, yeni işlem gününde yüzde 0,1 azalarak 99,6'ya geriledi.

ABD'de bu hafta açıklanacak olan tarım dışı istihdam verisi, piyasaların yönünü belirlemede kritik bir rol oynayacak. Bu verinin, hem mevcut ekonomik durumu yansıtması hem de Fed'in gelecekteki faiz politikalarına ışık tutması bekleniyor. Geçmişte benzer dönemlerde piyasaları olumlu etkileyen güçlü istihdam verileri, bu kez Fed'in sıkılaşma politikalarını destekleyebileceği endişesini taşıyor. Bu nedenle, yatırımcılar bu veriyi büyük bir dikkatle takip edecek.

New York borsasında, Fed Başkanı Warsh'un enflasyon konusundaki temkinli açıklamalarının ardından cuma günü endeksler düşüşle kapandı. Makroekonomik veri cephesinde, ABD'de Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi ağustos ayında 51,7'ye revize edildi. Bu gelişmeler ışığında Dow Jones endeksi yüzde 0,02, S&P 500 endeksi yüzde 0,25 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,52 değer kaybetti. Yeni işlem gününe de negatif başlayan endeks vadeli kontratlar, küresel piyasalardaki satış baskısının devam edebileceği sinyalini verdi.

Avrupa borsalarında ise cuma günü güçlü şirket bilançolarının etkisiyle yükselişler gözlemlendi. Ancak Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) eylül ayı faiz kararı da piyasaların gündeminde yer alıyor. Analistler, artan makroekonomik endişeler ve Fed'in olası faiz artırımı beklentileriyle Avrupa piyasalarının eylül ayında daha zorlu bir süreçten geçebileceğini öngörüyor. Euro Bölgesi'nde ağustos ayı ekonomik güven endeksi 98,4 puana yükselerek beklentileri karşıladı. Fed Başkanı Warsh'un şahin olarak nitelendirilen konuşmaları ve Fed'in eylül ayı faiz artırım beklentilerinin yükselmesiyle cuma günü euro/dolar paritesi 1,1582'ye gerilemişti. Yeni haftada ise parite yüzde 0,1'lik bir artışla 1,1590 seviyesine çıktı. Bu gelişmelerle birlikte cuma günü Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,98, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,67, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,29 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,77 değer kazandı. DAX 40 endeksi, 26.618,74 puana ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar ise güne karışık bir seyirle başladı.

Asya borsalarında ise küresel piyasalardaki negatif havanın etkisiyle düşüşler yaşandı. Çin'de imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), ağustos ayında 49,8'e yükselse de 50 seviyesinin altında kalarak daralmanın sürdüğüne işaret etti. Japonya'da ise temmuz ayı imalat sanayi PMI, beklentilerin altında kalsa da haziran ayına göre hızlanarak iç talepte bir ivmelenme olduğunu gösterdi. Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırım beklentilerinin güçlenmesi ve petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,95'e çıktı. Dolar/yen paritesi ise 160,2 seviyesine kadar yükseldikten sonra 159,8 seviyesinde dengelendi. Analistler, dolar/yen paritesindeki bu hareketliliğin Japon politika yapıcılarını piyasalara müdahale etmeye yöneltebileceğini belirtti. Bu gelişmeler sonucunda Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,9, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,7 ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1,2 geriledi.

Yurt içinde ise Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi cuma gününü yüzde 0,45'lik bir artışla 14.641,56 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru ise cuma gününü yüzde 0,16'lık bir artışla 48,2380'dan kapatırken, yeni işlem gününde bankalararası piyasada 48,2600 seviyesinden işlem görüyor. Analistler, bugün endeks ve pay vadeli kontratlarda vade sonu olması nedeniyle piyasalarda oynaklığın artabileceği konusunda uyarıda bulundular. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yatırım fonlarına ilişkin getirdiği yeni düzenlemeler de piyasaların gündeminde yer alıyor. Bu düzenlemelerle portföy yönetim şirketlerinin ihraç edebileceği serbest fon sayısına sınırlama getirildi. Bugün yurt içinde büyüme verileri açıklanacak. Ekonomistlerin beklentilerine göre, Türkiye'nin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası (GSYH) ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,80 artış gösterecek. Bu verilerin yanı sıra Almanya'da enflasyon ve ABD'de Dallas Fed imalat aktivite endeksi de takip edilecek. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.800 ve 14.900 puan direnç, 14.500 ve 14.400 puan ise destek konumunda bulunuyor.

Paylaş

İlgili Haberler