Küresel Piyasalar Jeopolitik Gerilimle Sallanıyor: Petrol Yükseliyor, Tahviller Baskı Altında
Ekonomi

Küresel Piyasalar Jeopolitik Gerilimle Sallanıyor: Petrol Yükseliyor, Tahviller Baskı Altında

1

Uluslararası finans piyasaları, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın İran'ın Hürmüz Boğazı'nın kullanımına yönelik sunduğu 7 günlük ateşkes önerisini geri çevirmesiyle birlikte artan jeopolitik tansiyonun gölgesinde haftaya önemli bir satış baskısıyla başladı. Geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler'in 81. Genel Kurul toplantılarında jeopolitik risklerin diplomatik yollarla çözülebileceği yönündeki iyimser beklentiler, piyasalarda risk iştahını bir nebze artırmış ve küresel piyasalarda olumlu bir hava estirmişti. Ancak Trump'ın bu hafta sonu yaptığı açıklama, beklentileri tersine çevirdi.

Trump'ın, İran'ın arabulucular aracılığıyla ilettiği ateşkes teklifini reddetmesi, ABD ve İran arasındaki diplomatik çözüm umutlarını zayıflattı. Bu gelişmenin ardından, özellikle enerji piyasalarında gözlenen hareketlilik dikkat çekiciydi. Petrol fiyatları, artan gerilimle birlikte yeniden yükselişe geçti. Kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı, yüzde 2,5'lik bir artışla 106,9 dolar seviyesine ulaştı. Bu durum, enflasyonist baskıları artırma potansiyeli taşıması açısından küresel ekonomiler için yakından takip edilmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Tahvil piyasalarında ise durum tam tersi bir seyir izliyor. Cuma günü yüzde 5,23 ile 2007 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşan ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, yeni haftanın ilk işlem gününde yüzde 5,21 seviyesinde dengelendi. Benzer şekilde, ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi 4 baz puanlık bir artışla yüzde 4,91'e, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,53 ile 2004 yılından bu yana gördüğü en yüksek seviyeden sonra yüzde 5,51'e yükseldi. Teknoloji şirketlerinin yapay zeka alanındaki iddialı projelerini finanse etmek için milyarlarca dolarlık borçlanmalara gittiği bir dönemde, yükselen tahvil faizleri borçlanma maliyetlerini ciddi şekilde artırıyor. Analistler, finansal koşulların yeterince sıkılaştığına dair net sinyaller gelene kadar tahvil piyasalarındaki satış baskısının sürebileceği uyarısında bulunuyor.

Jeopolitik gerilimin petrol fiyatlarını yukarı çekmesi, dolar talebini artırırken, emtia piyasalarında önemli bir güvenli liman olarak görülen altın üzerinde satış baskısı oluşturuyor. Dolar endeksi, bu gelişmelerle birlikte yüzde 0,1'lik bir artışla 101,1 seviyesinde seyrederken, altının onsu yüzde 2,1'lik bir düşüşle 4 bin 196 dolardan işlem görüyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalara göre, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ekim ayında faiz artırımına gitme olasılığı yüzde 68 olarak tahmin ediliyor. Bu durum, küresel faiz ortamının sıkılaşmaya devam edeceğine işaret ediyor. Öte yandan, Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in ABD ziyaretinin ardından, iki ülkenin karşılıklı olarak yaklaşık 30 milyar dolarlık hassas olmayan ürünlerde daha avantajlı tarife uygulamaları konusunda uzlaştığı belirtildi. Bu gelişme, ABD-Çin ticaret müzakerelerinde olumlu bir adım olarak değerlendirilirken, piyasaların odak noktası ABD'den gelecek önemli ekonomik veriler olacak. Bu hafta açıklanacak büyüme, tarım dışı istihdam ve kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi gibi veriler, enflasyonun seyri ve ekonomik aktivitenin durumu hakkında daha net ipuçları sunacak.

Paylaş

İlgili Haberler