Küresel Piyasalar Jeopolitik Gerilimler ve Teknoloji Beklentileriyle Dalgalanıyor
Küresel finans piyasaları, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin yarattığı belirsizlikler, teknoloji sektöründeki şirketlerin gelir beklentileri ve Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası'nın (Fed) gelecekteki para politikası adımlarına dair öngörüler doğrultusunda dalgalı bir grafik çiziyor. Dünya genelinde farklı dinamiklerden beslenen pek çok önemli gelişme, hisse senedi piyasalarının seyrini belirlemeye devam ediyor. Özellikle Orta Doğu'daki tansiyonun yükselmesi, enflasyonist baskılar, merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentiler ve uzun vadeli devlet tahvili getirilerindeki artış eğilimi, yatırımcıların alım satım kararlarında kritik rol oynuyor.
Bu karmaşık tablonun yanı sıra, özellikle yapay zeka alanında faaliyet gösteren şirketlerin karlılıklarının sürdürülebilirliği konusundaki değişken beklentiler, piyasalardaki oynaklığı daha da artırıyor. Yapay zeka teknolojilerinin öncüsü konumundaki OpenAI'ın, belirlenen yıllık gelir hedeflerine ulaşıp ulaşamayacağına dair oluşan şüpheler, teknoloji şirketlerinin hisse senetleri üzerinde baskı oluşturdu. Bu durumun bir yansıması olarak, OpenAI ile önemli iş ortaklıkları bulunan teknoloji devi Oracle'ın hisselerinde yaklaşık yüzde 5,5'lik bir değer kaybı yaşanırken, yapay zeka ile ilişkili diğer şirketlerin hisselerinde de benzer düşüşler gözlemlendi. Finans analistleri, önümüzdeki haftalarda başlayacak olan bilanço döneminde açıklanacak şirket finansal sonuçlarının, yapay zeka ve genel teknoloji sektöründeki gidişatı belirlemede anahtar bir rol üstleneceğini öngörüyor. Şirketlerin açıkladığı karlılık rakamları ve gelecek büyüme tahminleri, yatırımcıların piyasa stratejilerini şekillendirecek.
Jeopolitik gerilimler, küresel merkez bankalarının para politikaları üzerinde de etkisini sürdürüyor. Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki diplomatik görüşmeler arabulucular aracılığıyla ilerleme kaydetse de, Orta Doğu'daki yüksek tansiyonun petrol fiyatları üzerindeki etkisi devam ediyor. Daha önce İran'a yönelik askeri müdahale seçeneğini masadan kaldırmadığını belirten ABD Başkanı, sonrasında ise yaklaşan Kongre ara seçimlerine kadar İran'a yönelik herhangi bir saldırı planlanmadığını duyurdu. İran ile verimli görüşmeler yapıldığını ve ülkenin ekonomik ve askeri açıdan zor bir durumda olduğunu ifade eden Başkan, Hürmüz Boğazı'ndan geçen milyonlarca varil petrolün önemine dikkat çekti. Bu açıklamaların yapıldığı sıralarda, Hürmüz Boğazı'nda bazı gemilerin hedef alındığına dair çıkan haberler ve ABD Körfez kıyılarını etkileyen kasırga nedeniyle petrol tedarikinde yaşanan aksamalar, enerji arzına yönelik endişeleri derinleştirdi. Bu gelişmeler sonucunda, aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı 104 dolar seviyesini aşarken, gün içinde 102,8 dolara kadar geriledi.
Enerji arzına ilişkin belirsizliklerin enflasyonist etkileri yakından takip edilirken, Amerikan Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen açıklamalar da piyasaların gündeminde yer aldı. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, katıldığı bir ekonomi forumunda yaptığı konuşmada, enflasyonu kontrol altına almak amacıyla ek faiz artışlarının gerekebileceğine işaret etti. Waller, ekonomik verilerin beklentiler doğrultusunda gelmeye devam etmesi durumunda, enflasyonun yüzde 2'lik hedefe daha hızlı ulaşılmasını sağlamak için ilave faiz artışlarının gündeme gelebileceğini belirtti. Faiz artışlarının zamanlaması konusunda esneklik olduğunu vurgulayan Waller, art arda toplantılarda faiz artışı yapılmayabileceğini ancak makul bir zaman dilimi içinde bu adımların atılması gerektiğini söyledi. St. Louis Merkez Bankası Başkanı Alberto Musalem de, enflasyonu istenen seviyeye indirmek için para politikasının daha sıkılaştırılmasının gerekliliğini dile getirdi. Bu gelişmeler ışığında, tahvil piyasalarındaki satış baskısı, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaklaşık 6 milyar dolarlık uzun vadeli tahvil geri alım programı ile bir miktar hafifledi. ABD 10 yıllık tahvil faizi, dün yaklaşık 5 baz puanlık bir düşüşle yüzde 5,24'e geriledikten sonra yeni işlem gününde yüzde 5,22 seviyesinden işlem gördü. Dolar endeksi de dün yüzde 0,1 düşüşle 102,1'e indikten sonra yeni işlem gününde de yüzde 0,1 azalışla 102 seviyesine geriledi. Tahvil faizlerindeki düşüş ve doların değer kaybından destek bulan altının onsu ise yüzde 1,2'lik bir artışla 4.184 dolardan alıcı buldu. Bu ekonomik gelişmelerin etkisiyle New York borsasında S&P 500 endeksi yüzde 0,47, Nasdaq endeksi ise yüzde 1,25 oranında düşüş kaydederken, Dow Jones endeksi yüzde 0,10 oranında yükseliş gösterdi. ABD'de endeks vadeli işlem sözleşmeleri ise güne pozitif bir başlangıç yaptı.
Avrupa borsaları, dün genel olarak satıcılı bir seyir izledi. Bölgedeki tahvil piyasalarındaki satış baskısı ve artan enerji maliyetleri, hisse senedi fiyatlamalarında etkili oldu. İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey, katıldığı bir ekonomik forumda yaptığı konuşmada, küresel finansal sistemin artan belirsizliklere rağmen direncini koruduğunu ancak rehavete kapılmamak gerektiğini vurguladı. Bailey, daha büyük şoklara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirterek, Orta Doğu'daki çatışmaların büyüme, enflasyon ve faiz oranları konusunda büyük bir belirsizlik yarattığını ifade etti. Devlet tahvil piyasaları, kredi piyasaları ve varlık değerlemelerindeki mevcut kırılganlıkların bu ortamda daha belirgin hale gelebileceğini kaydetti. Ayrıca, yapay zeka ile bağlantılı finansman faaliyetlerinin hızla genişlemesinin yeni riskler doğurduğunu, ancak yapay zekanın potansiyel büyüme katkılarının da giderek daha netleştiğini sözlerine ekledi. Almanya'da dün açıklanan dış ticaret verilerine göre, ağustos ayında ihracat bir önceki aya göre yüzde 0,8 azalarak beklentilerin altında kaldı. Aynı dönemde ithalatın yüzde 0,9 artmasıyla ülkenin dış ticaret fazlası 19,5 milyar avroya geriledi. Almanya'nın ABD'ye yaptığı ihracatta da aylık bazda yüzde 6,3'lük bir düşüş kaydedildi. Buna karşın, Alman hükümeti bu yıl için daha önce yüzde 0,5 olarak öngördüğü ekonomik büyüme tahminini, yayımladığı sonbahar dönemi raporunda yüzde 1,3'e yükseltti. Bu ekonomik gelişmelerin etkisiyle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,16, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,35, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,18 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,51 oranında düşüş yaşadı. Avrupa'da endeks vadeli işlem sözleşmeleri ise güne pozitif bir başlangıç yaptı.
Asya piyasalarında ise Orta Doğu kaynaklı endişelerle artan enerji maliyetleri ve yapay zeka şirketlerinin karlılıklarına yönelik sorgulamalar, yatırımcıların risk iştahını olumsuz etkiledi. Japonya'da teknoloji şirketlerindeki gerileme dikkat çekerken, Çin ve Hong Kong merkezli altın madeni şirketlerinin hisselerinde artışlar gözlemlendi. Hong Kong'da Zijin Gold International hisseleri yüzde 5, Zhaojin Mining hisseleri yüzde 3,45 oranında yükselirken, Çin'de Chifeng Gold hisseleri yüzde 3,01 ve Shandong Gold hisseleri yüzde 3 oranında değer kazandı. Bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya'da hanehalkı harcamaları ağustos ayında yıllık bazda yüzde 3,1 oranında geriledi. Bu gelişmelerin ardından, kapanışa yaklaşırken Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 oranında düşüş gösterirken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,2 oranında yükseldi. Güney Kore piyasaları ise resmi tatil nedeniyle işlem görmedi.
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, dün alış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü yüzde 0,75'lik bir artışla 12.213,58 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) işlem gören BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontratlar ise dün akşam seansında normal seans kapanışına kıyasla yatay bir seyir izledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir ekonomi zirvesinde yaptığı açıklamada, TEFAS'a açık 17 fonun tasfiye edildiğini ve bu fonlara katılan 43 bin yatırımcının paralarının ilgili bankalara aktarıldığını bildirdi. Bu arada, İstanbul Ekonomi Forumu ikinci gününde küresel merkez bankası başkanlarını ağırlamaya devam edecek. Dolar/TL kuru, dün 49,2630 seviyesinden günü tamamlarken, bugünkü bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışına göre yüzde 0,2'lik bir artışla 49,3420'den işlem gördü. Finans analistleri, bugün yurt içinde sanayi üretim verilerinin, yurt dışında ise Japonya'dan makine siparişleri, ABD'den Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi ve enflasyon beklentisi verilerinin yakından takip edileceğini belirttiler. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.300 ve 12.400 puan seviyelerinin direnç, 12.100 ve 12.000 puan seviyelerinin ise destek konumunda olduğunu kaydettiler. Piyasalarda bugün takip edilecek önemli veriler şunlardır: Saat 09.00'da Japonya'dan eylül ayı makine siparişleri, saat 10.00'da Türkiye'den ağustos ayı sanayi üretimi, saat 17.00'de ABD'den ekim ayı Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi ve saat 17.00'de ABD'den ekim ayı Michigan enflasyon beklentisi verileri açıklanacak.