Kuzey İrlanda'da Göçmen Saldırısı Sonrası Şiddet: Evler ve Araçlar Ateşe Verildi
Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta, Sudan uyruklu bir göçmenin gerçekleştirdiği vahim bıçaklı saldırı olayı, ülke genelinde beklenmedik bir şiddet dalgasını tetikledi. Başlangıçta bir protesto gösterisi olarak başlayan eylemler, kısa sürede kontrol edilemeyen bir pogroma dönüştü. Güvenlik güçleri, artan kaosu bastırmak ve kamu düzenini sağlamak için tüm imkanlarını seferber etti. Kentin kuzeybatısında yer alan Glengormley bölgesinde toplanan öfkeli gruplar, polise karşı taşlar, şişeler ve çeşitli molozlar fırlattı. Bu saldırılara karşılık olarak, polis ekipleri tazyikli su araçlarını kullanarak kalabalığı dağıtmaya çalıştı. Çarşamba gecesi yaşanan olayların, bir önceki geceye kıyasla daha az yoğunlukta olduğu bildirilirken, bölgede olağanüstü güvenlik önlemleri alındı.
Şiddet olaylarının başlamasıyla birlikte, ulaşım hizmetleri geçici olarak durduruldu. Eğitim kurumları da güvenlik endişeleri nedeniyle normalden daha erken kapanma kararı aldı. Ticarethaneler ise kepenklerini indirerek olası zararları önlemeye çalıştı ve şehir merkezleri büyük ölçüde boşaldı. Ancak sokaklara dökülen bazı göstericiler, şiddeti tırmandırarak çevredeki konutları ve iş yerlerini hedef almaya devam etti. Özellikle en büyük göçmen barınma merkezlerinden birinin bulunduğu Sandyknowes kavşağı ve çevresi, olayların merkez üssü haline geldi. Siyah giysiler giymiş ve yüzleri maskeli çok sayıda kişi, çevredeki evlerin bahçe çitlerini sökerek polise fırlattı. Altyapı Bakanlığı'na ait bir aracın ve çöp konteynerlerinin ateşe verilmesiyle durum daha da kötüleşti. Sığınmacıların konakladığı bir otelin yakınındaki terk edilmiş bir binaya ise molotof kokteylleri atıldı.
Göstericilerin, sığınmacıların kaldığı otele ulaşma çabaları üzerine polis sert müdahalede bulundu. Tazyikli su araçları ve zırhlı birlikler, eylemcileri bölgeden uzaklaştırmak için yoğun bir çaba sarf etti. Bu tür şiddet olaylarının, Kuzey İrlanda'nın farklı bölgelerinde daha önce de kaydedildiği biliniyor. İki gündür devam eden olaylarda, göstericilerin evleri, otomobilleri ve iş yerlerini kundaklaması, polisin orantılı güç kullanmasına neden oldu. Raporlara göre, göstericiler kendilerini 'göçmen' olarak niteledikleri kişileri durdurup tehdit etmekte, kimlik kontrolü yapmakta ve hatta darp etmekteydi. Bu durum, bazı mültecilerin ve siyahi İngiliz vatandaşlarının can güvenlikleri için evlerini terk etmek zorunda kalmalarına yol açtı. Polis, bu kişilere geçici koruma sağlayarak güvenli bölgelere yerleştirdi.
Şiddet olaylarını başlatan bıçaklı saldırının faili olan 30 yaşındaki Sudanlı Hadi Alodid, mahkemeye çıkarıldı. Adam öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla yargılanan Alodid'in eylemi sonucu ağır yaralanan 40'lı yaşlarındaki Stephen Ogilvie'nin sol gözünü kaybettiği, ayrıca sağ gözünde, boynunda ve sırtında ciddi hasarlar oluştuğu açıklandı. Yaralının ailesi, sosyal medyadaki yanlış bilgilendirmeler nedeniyle açıklama yapma gereği duyduklarını belirterek, barışçıl protesto yöntemlerinin önemini vurguladı. Kuzey İrlanda'daki siyasi liderler, yaşanan şiddet olaylarını sert bir dille kınadı. Stormont Yönetimi, tüm bakanlar adına ortak bir bildiri yayınlayarak halka sükunet çağrısında bulundu. Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, saldırının yarattığı infiali anlayışla karşıladığını ancak sonrasındaki kundaklama ve şiddet eylemlerinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, sahneleri 'derinden rahatsız edici' olarak nitelendirirken, Kuzey İrlanda Bakanı Hilary Benn ve Emniyet Genel Müdürü Jon Boutcher, sosyal medyadaki provokasyonlara karşı dikkatli olunması ve çocukları korkutacak eylemlerden kaçınılması çağrısında bulundu.