Libya'da Çölü Yeşertecek Dev Proje: Beşinci Etap Sona Yaklaşıyor
Libya'da hayata geçirilen ve 'dünyanın sekizinci harikası' olarak nitelendirilen Büyük Yapay Nehir (Great Man-Made River - GMMR) projesinde önemli bir aşama kaydedildi. Yaklaşık 7 milyar dolarlık maliyetiyle dikkat çeken beşinci etabın tamamlanma sürecine girilmesi, ülkenin su kaynakları açısından geleceğine dair umutları artırıyor. Bu devasa proje, Sahra Çölü'nün derinliklerinde bulunan antik tatlı su kaynaklarını, binlerce kilometrelik boru hatları aracılığıyla hem kıyı şeritlerine hem de tarıma elverişli kırsal alanlara ulaştırarak çölleşmeyle mücadelede kritik bir rol üstleniyor.
1953 yılında petrol arama faaliyetleri sırasında keşfedilen ve son buzul çağından günümüze ulaşan 'fosil sular' olarak adlandırılan bu yeraltı rezervleri, devasa bir mühendislik harikasıyla gün yüzüne çıkarılıyor. Toplamda yaklaşık 25 milyar dolarlık bir bütçeyle hayata geçirilen GMMR projesi, yalnızca su taşıma kapasitesiyle değil, aynı zamanda kullanılan malzeme miktarıyla da akıllara durgunluk veriyor. Yapılan açıklamalara göre, projenin inşaat sürecinde tam 5 milyon tonun üzerinde çimento kullanılmış. Kullanılan çelik boruların ve destekleyici malzemelerin uzunluğu ise Dünya'nın çevresini tam 280 defa dolayabilecek bir mesafeye ulaşmış durumda. Bu rakamlar, projenin ne denli büyük ölçekli bir operasyon olduğunu gözler önüne seriyor.
Projenin mevcut durumu ve kapasitesi hakkında paylaşılan güncel verilere göre, hali hazırda işlevsel durumda bulunan hat uzunluğu yaklaşık 2 bin 816 kilometreye ulaşmış bulunuyor. İnşaat aşamasında olan ve projenin kapsamını daha da genişletecek olan hatların uzunluğu ise yaklaşık 4 bin kilometreyi buluyor. Bu devasa altyapı sayesinde, günlük olarak yaklaşık 1,7 milyar galonluk muazzam bir su hacmi, ihtiyaç duyulan bölgelere pompalanabiliyor. Projenin temel su kaynağını, Libya topraklarının yanı sıra Mısır, Çad ve Sudan gibi komşu ülkelerin de sınırlarını kapsayan Nubian Kumtaşı Akifer Sistemi (NSAS) oluşturuyor. Bu akifer sistemi, gezegenimizdeki en büyük yeraltı tatlı su rezervlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Ancak böylesine büyük bir projenin operasyonel ve ekonomik sürdürülebilirliği konusunda bazı zorluklar da mevcut. 2011 yılındaki iç karışıklıkların ardından kamu finansmanında yaşanan kesintiler, enerji tedarikinde yaşanan aksaklıklar ve altyapıdaki hasarlar, projenin kesintisiz çalışmasını olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca, yedek parça tedarik zincirinde yaşanan sıkıntılar da operasyonel güçlükler arasında sayılıyor. Diğer taraftan, suyun üretim maliyeti ile halka sunulan fiyatı arasındaki dengeyi sağlamak, önemli bir ekonomik risk teşkil ediyor. En büyük endişelerden biri ise, projenin 'yenilenemez' bir kaynak olan fosil suları kullanması ve bu rezervlerin yakın gelecekte tükenme potansiyeli taşımasıdır. Buna rağmen, ilgili idareler, projenin Libya'nın gelecekteki içme, sulama ve endüstriyel su ihtiyaçlarını karşılamak adına tek stratejik çözüm olduğunu vurgulamaya devam ediyor.