Libya'dan Yunanistan'a Akdeniz Notası: Türkiye-Libya Anlaşması Vurgusu
Akdeniz'deki enerji kaynakları arayışı, ülkeler arasındaki deniz yetki alanı anlaşmazlıklarını yeniden alevlendirdi. Amerikan petrol şirketi Chevron'un Girit Adası'nın güneyindeki potansiyel rezervlerde sismik araştırma yapma hazırlığı, Libya'nın Yunanistan'a karşı sert bir duruş sergilemesine neden oldu. Libya Dışişleri Bakanlığı, 24 Ağustos tarihinde Yunanistan'a resmi bir nota ileterek, Girit'in güneyinde ilan edilen ve Yunanistan'ın kendi resmi gazetesi aracılığıyla duyurduğu arama faaliyetlerini kesin bir dille protesto etti.
Libya'nın notasında, Yunanistan'ın bu tür tek taraflı adımlarının, iki ülke arasındaki ikili müzakerelerin gidişatını olumsuz etkileyebileceği ve mevcut süreci tamamen durdurma riski taşıdığı vurgulandı. Özellikle Yunanistan'ın araştırma için belirlediği bölgelerin, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanı sınırlandırması anlaşmasını ihlal ettiği belirtildi. Libya, henüz sınırları tam olarak çizilmemiş deniz alanlarında yürütülen araştırma faaliyetlerinin ve bu alanların genişletilmesine yönelik girişimlerin kabul edilemez olduğunu ve kınandığını ifade etti.
Yunanistan'ın bu konudaki aceleci tavrı ve hidrokarbon kaynakları arayışına yönelik ihale çağrıları, uluslararası hukuk açısından da tartışma yaratıyor. Yunanistan Hidrokarbon ve Enerji Kaynakları Yönetim Şirketi (EDEYEP) aracılığıyla Girit'in güneyi, Mora Yarımadası ve İyon Denizi'ni kapsayan geniş alanlarda sismik araştırmalar için ruhsat verilmesi planlanıyor. Libya, bu girişimleri, Birleşmiş Milletler'e kayıtlı ve 27 Mayıs 2025 tarihinde resmi olarak duyurulan kendi kıta sahanlığının açık bir şekilde ihlali ve gaspı olarak nitelendirdi. Notada, iki ülkenin müzakereler sırasında kışkırtıcı eylemlerden kaçınma konusunda bir mutabakata varmış olmasına rağmen, Yunanistan'ın bu ihlallerde ısrar etmesinin masayı devirebileceği uyarısı yapıldı.
Libya'nın itirazlarının temelinde, Türkiye ile yaptığı deniz yetki alanı sınırlandırması anlaşması yatıyor. Yunanistan'ın belirlediği ve ruhsat vermeyi planladığı parseller, bu anlaşmada Libya'ya tahsis edilen deniz alanlarıyla doğrudan çakışıyor. Libya, Sirte Körfezi'ni kapsayan ve Gavdos Adası'nın deniz yetki alanını dikkate almayan Yunan yaklaşımının, kendi haklarını hiçe saydığını savunuyor. Bir yandan müzakerelerde gerginliği tırmandıracak eylemlerden kaçınılması gerektiğini belirtirken, diğer yandan Türkiye ile imzaladığı anlaşmayı güvence altına almayı ve Birleşmiş Milletler nezdinde sunduğu haritaların Atina tarafından da kabul edilmesini hedefliyor. Bu durum, Doğu Akdeniz'deki enerji rekabetinin ve hukuki çekişmelerin ne kadar karmaşık bir hal aldığını gözler önüne seriyor.