Makam Şoförünün Tutukluluğuna Delil Yetersizliği Nedeniyle İtiraz
CHP'li İzmit Belediyesi'ne yönelik yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında tutuklanan belediye başkanının makam şoförü İrfan Can'ın durumu, mahkemedeki savunmalarla birlikte kamuoyunun dikkatini çekti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, gözaltına alınan 30 kişiden 20'si tutuklanırken, 9 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ve bir kişi de ev hapsiyle cezalandırıldı. Tutuklananlar arasında bulunan ve yaklaşık bir yıldır İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'in makam şoförlüğünü yapan İrfan Can'ın dosyası, mahkemede dile getirilen savunmalar nedeniyle ayrı bir tartışma konusu haline geldi.
Hakim karşısında savunmasını yapan İrfan Can, belediyedeki görevine 2021 yılında stajyer olarak başladığını ve stajını tamamladıktan sonra basın yayın biriminde çalışmaya devam ettiğini anlattı. Can, belediye başkanının makam şoförünün sağlık sorunları yaşaması üzerine geçici olarak bu göreve getirildiğini, sonrasında ise vardiyalı bir sistemle makam şoförü olarak çalışmaya devam ettiğini belirtti. Görev süresi boyunca yalnızca işini titizlikle yerine getirdiğini vurgulayan İrfan Can, hakkındaki suçlamalarla hiçbir bağlantısının olmadığını ve masum olduğunu savundu.
İrfan Can, mahkemede yaptığı savunmada, dosya kapsamında adı geçen şahısları tanımadığını ve herhangi bir tanışıklığının bulunmadığını kesin bir dille ifade etti. Evlilik yıl dönümünü gözaltında geçirdiğini belirten Can, suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini ve adil bir yargılama sonucunda tahliyesine karar verilmesini talep etti. Hakkındaki iddialarla hiçbir bağı olmadığını ve tamamen masum olduğunu savunan Can, bu durumun kendisi için büyük bir mağduriyet yarattığını dile getirdi.
İrfan Can'ın avukatı Doğukan Karabaş ise müvekkilinin dosyasında, iddia edilen örgütsel ilişkiyi kanıtlayacak herhangi bir somut delilin mevcut olmadığını ileri sürdü. Karabaş, müvekkilinin telefon kayıtlarında (HTS) herhangi bir şüpheli görüşme tespit edilmediğini, herhangi bir para transferi olmadığını ve örgüt yöneticilerinden talimat aldığını gösteren bir bulgunun da dosyada yer almadığını belirtti. Avukat Karabaş, soruşturma makamlarınca yöneltilen suçlamalara rağmen müvekkiline karşı, “örgüt yöneticisinden talimat alıp almadığına” dair somut bir soru sorulmadığını vurgulayarak, dosyadaki delillerin tutuklama tedbirini gerektirecek düzeyde yetersiz olduğunu savundu. Müvekkilinin sabit ikametgah sahibi olması ve kaçma veya delilleri karartma gibi bir riski bulunmaması nedeniyle, tutuklama yerine daha hafif adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasının yeterli olacağını ifade etti.