Malavi'de Şaşırtan Deney: Nakit Yardımın Ekonomiye Katkısı Ortaya Çıktı
Afrika ülkesi Malavi'de, yoksullukla mücadele kapsamında geleneksel yardım yöntemlerine alternatif oluşturması hedeflenen dikkat çekici bir proje hayata geçirildi. 'GiveDirectly' adlı kuruluş tarafından yürütülen ve büyük ölçüde Canva'nın kurucu ortaklarının finansal desteğiyle hayata geçirilen program kapsamında, ülkenin iki farklı bölgesinde yaşayan 230 bin yetişkin vatandaşa kişi başına 700 Amerikan doları nakit yardımında bulunuldu. Bu devasa programın toplam maliyeti yaklaşık 198 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.
Projenin ekonomik etkileri, Oxford Üniversitesi'nden ekonomi profesörü Dennis Egger tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırmayla mercek altına alındı. Yapılan incelemeler, dağıtılan her 1 doların, takip eden 30 aylık bir süreç içerisinde ortalama 2.50 dolarlık bir ekonomik faaliyete dönüştüğünü ortaya koydu. Bu çarpıcı sonuç, doğrudan nakit transferlerinin harcanması durumunda verimsizliğe yol açacağı yönündeki yaygın kanaati de önemli ölçüde sarsmış durumda. Araştırmacılar, yardımların nasıl kullanılacağına dair herhangi bir kısıtlama getirilmemesinin, vatandaşların kendi önceliklerine ve ihtiyaçlarına göre en doğru değerlendirmeyi yapmalarını sağladığını vurguluyor.
Nakit yardımdan faydalanan vatandaşların bu paraları nasıl değerlendirdiğine dair pek çok somut örnek de dikkat çekiyor. Örneğin, 19 yaşındaki Yonas Fote isimli genç, aldığı parayla kendi köyünde bir sinema salonu kurdu. Küçük bir odayı televizyon ve ses sistemiyle donatarak Nijerya yapımı filmler gösteren Fote, izleyicilerden sembolik bir ücret alarak hem gelir elde ediyor hem de toplumsal bir aktivite alanı yaratıyor. Bir diğer örnekte ise terzi William Mwacho, 500 bin Malavi Kwachası (yerel para birimi) harcayarak modern bir elektrikli dikiş makinesi edindi. Bu yeni makine sayesinde siparişlere daha hızlı yetişebildiğini ve gelirini önemli ölçüde artırdığını belirten Mwacho, elde ettiği başarının projenin olumlu etkilerinden biri olduğunu ifade ediyor. Bazı katılımcılar ise evlerini onarmak, hayvan (keçi gibi) edinmek veya seyahat edenlere konaklama hizmeti sunacak küçük işletmeler kurmak gibi çeşitli alanlara yatırım yaptı.
Bu deneysel projenin sonuçları, Malavi'nin genel ekonomik durumu göz önüne alındığında daha da büyük önem kazanıyor. Ülke, son 20 yılda yaklaşık 20 milyar dolarlık uluslararası yardım almasına rağmen, yoksulluk oranlarında belirgin bir düşüş kaydedememişti. 21 milyonluk nüfusunun yarısından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşayan Malavi, dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alıyor. 'GiveDirectly' kuruluşunun 2008 yılında Harvard ve MIT mezunları tarafından kurulduğu ve daha önce de farklı ülkelerde benzer doğrudan nakit transferi projeleri uyguladığı biliniyor. Malavi projesine sağlanan finansal destek, başlangıçta küçük miktarlarla başlasa da, Canva kurucu ortaklarının zamanla taahhütlerini artırarak önce 50 milyon dolar, ardından da üç yıl sürecek ek finansman için 100 milyon dolar daha ayırmasıyla önemli bir boyuta ulaştı. Yapılan detaylı analizler, projenin uygulandığı bölgelerde genel fiyat seviyelerinde sadece marjinal artışlar yaşandığını ve çocuk ölüm oranlarında ise gözle görülür bir düşüş kaydedildiğini gösteriyor. Ayrıca, hamile kadınların doğum öncesi bakım süreçlerinde sağlık kuruluşlarına ulaşım masraflarının karşılanabilmesi ve bu dönemde çalışmayı bırakarak dinlenebilmeleri gibi olumlu sosyal etkiler de raporlandı. 'GiveDirectly'ye göre, bağışlanan her 1 doların yaklaşık yüzde 83'ünün doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştığı belirtiliyor. Bu yüksek oran, yüksek personel ve lojistik giderleri olan geleneksel yardım modellerine kıyasla, doğrudan nakit transferlerinin kaynakların daha verimli kullanılması açısından üstünlüğünü bir kez daha ortaya koyuyor.