Maltepe'de Şiddetli Yağış Tüneli Sular Altına Bıraktı, Trafik Felç Oldu
İstanbul'un Anadolu Yakası, son zamanların en şiddetli sağanak yağışlarından birini yaşadı. Özellikle Maltepe ilçesi, bu doğa olayından en çok etkilenen bölgelerden biri oldu. Sabah saatlerinde başlayan ve giderek şiddetini artıran yağmur, günlük yaşamı olumsuz etkilerken, ulaşım ağında da ciddi aksamalara neden oldu. Yağışın en belirgin sonuçlarından biri, D-100 Karayolu'nun yan yolunda bulunan bir tünelin tamamen sular altında kalması oldu.
Altıntepe mevkisindeki bu önemli geçiş noktası, kısa sürede metrelerce yükselen sularla doldu. Tünelin içini tamamen kaplayan su birikintisi, araçların ilerlemesini imkansız hale getirdi. Seyir halindeki sürücüler, bir anda karşılaştıkları bu durum karşısında büyük şaşkınlık yaşarken, bazı araçlar tünelin içinde mahsur kaldı. Suyun debisinin yüksek olması ve tünelin tahliye sistemlerinin yetersiz kalması, durumun vahametini artırdı. Araçlar ilerleyemezken, tünelin giriş ve çıkışlarında da uzun araç kuyrukları oluştu.
Bu beklenmedik durum, özellikle Kartal istikametine doğru seyreden trafikte gözle görülür bir yavaşlamaya ve yoğunluğa yol açtı. Normal şartlarda akıcı olan D-100 Karayolu'nun bu bölgesinde, tünelin kullanılamaz hale gelmesiyle birlikte trafik adeta durma noktasına geldi. Sürücüler, alternatif yollara yönelmek zorunda kalsalar da, bu yollarda da benzer yoğunluklar yaşandı. Günlük işlerine yetişmeye çalışan vatandaşlar, trafikte saatlerce mahsur kalarak büyük mağduriyetler yaşadı.
Belediye ekipleri, su baskınıyla mücadele etmek ve trafiği yeniden normale döndürmek için hızla harekete geçti. Tünelde biriken suları boşaltma çalışmaları başlatılırken, trafik polisleri de bölgede alternatif güzergahlar oluşturarak ulaşımı kontrollü bir şekilde sağlamaya çalıştı. Ancak, yağışın şiddeti ve suyun tahliyesindeki zorluklar nedeniyle çalışmaların uzun sürmesi bekleniyor. Vatandaşların, zorunlu olmadıkça bu bölgedeki trafiğe çıkmamaları ve hava durumu uyarılarını dikkate almaları tavsiye edildi. Bu tür doğa olaylarının yaşanabileceği gerçeği, kentsel altyapının dayanıklılığı ve acil durum müdahale planlarının önemi bir kez daha gözler önüne serdi.