Marmara Denizi'nde Dev Hayalet Ağlar Temizlendi: Çamlıca Kulesi Kadar Büyük Tehlike Bertaraf Edildi
Gündem

Marmara Denizi'nde Dev Hayalet Ağlar Temizlendi: Çamlıca Kulesi Kadar Büyük Tehlike Bertaraf Edildi

3

Balıkesir'in Marmara Adası açıklarında, Deniz Yaşamını Koruma Derneği tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı ile işbirliği içinde yürütülen 'Mavi Atlas' projesi kapsamında devasa boyutlarda hayalet ağlar deniz dibinden çıkarıldı. Yıllardır deniz canlıları için ölümcül birer tuzak haline gelen ve ekosistemi tehdit eden bu ağların, İstanbul'daki Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağı kaplayabilecek büyüklükte olması dikkat çekti. Bu önemli operasyon, deniz yaşamının korunması ve ekosistemin iyileştirilmesi yolunda atılmış büyük bir adım olarak kayıtlara geçti. 'Mavi Atlas' uygulaması sayesinde artık vatandaşlar da denizlerdeki hayalet ağları ihbar ederek ekiplerin hızlı bir şekilde müdahale etmesini sağlayabiliyor.

Uygulamanın faaliyete geçmesinin ardından gelen ilk ihbarlardan biri, Heybeliada açıklarında bir batığın üzerinde tespit edilen hayalet ağlarla ilgiliydi. İhbar üzerine bölgeye ulaşan dalış ekibi, yaptığı çalışmada ağlara takılarak can veren birçok deniz canlısını, özellikle de pina yavrularını tespit etti. Bu durum, hayalet ağların deniz ekosistemi üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Ardından Marmara Adası'ndan gelen bir ihbar üzerine ekip, bu kez daha geniş çaplı bir operasyon için harekete geçti. Ada sakinlerinden bir dalıcının ihbarı üzerine, bölgede yaygın bir alana yayılmış hayalet ağların varlığı belirlendi ve operasyon hazırlıkları hızla başlatıldı.

Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, sanayi dalgıcı Engin Ege Gencer, gönüllü dalıcı Yener Kuşculuoğlu ve diğer ekip üyeleri, operasyon için gerekli olan tüm ekipmanları, yani kaldırma balonları, kesici aletler, su altı görüntüleme sistemleri ve güvenlik malzemelerini hazırladı. Yelkenli ve özel ağ çıkarma teknesiyle Marmara Adası'na doğru yola çıkan ekip, yaklaşık 25 knot hızla esen rüzgar ve olumsuz hava koşullarına rağmen yaklaşık 12 saatlik zorlu bir yolculuğun ardından adaya ulaştı. Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin de destek verdiği operasyonda, ilk olarak su altı kamerasıyla keşif yapıldı. Kamerayla yapılan incelemelerde, ağların kayalık alanlara ve deniz tabanındaki oyuklara sıkışarak adeta görünmez hale geldiği ve akıntıyla sürüklenerek geniş bir alanı kapladığı gözlemlendi. Bazı ağların kayalara sıkıca dolanmış olması, çıkarılmalarını daha da zorlaştırdı.

Operasyon sırasında çekilen görüntülerde, hayalet ağlara takılmış çok sayıda deniz canlısı tespit edildi. Dalış ekibi, büyük bir titizlikle ağlara dolanmış canlıları kurtararak tekrar doğal yaşam alanlarına bıraktı. Bu kurtarma operasyonlarından en dikkat çekici anlardan biri, yavrusu sıkıca tutunmuş bir dişi yengecin kurtarılmasıydı. Ağların içerisinde kalamar yumurtaları, deniz yıldızları, deniz patlıcanları ve çeşitli balık türleri de bulundu. Ancak maalesef, uzun süre ağlarda mahsur kalan çok sayıda canlının hayatını kaybettiği de belirlendi. Kontrollü bir şekilde yüzeye çıkarılan ağlar tekneye alındı ve burada da yaşam belirtisi gösteren canlılar kurtarılarak denize salındı. Kurtarılan canlıların bir kısmı ölçülerek kayıt altına alındı ve elde edilen veriler 'Mavi Atlas' sistemine işlendi. Dört gün süren operasyonlar ve altı farklı noktada yapılan yedi dalış sonucunda toplamda yaklaşık 15 bin metrekare hayalet ağ, 200 metrekare misina ağ, 225 kilogram kurşun ağırlık, 30 metre halat ve 50 metre trol kapı halatı denizden çıkarıldı. Bu sayede hem deniz canlılarının yaşam alanları temizlendi hem de ağların uzun yıllar sürecek avlanma etkisinin önüne geçildi. Çıkarılan devasa hayalet ağlar, ham maddeye dönüştürülerek geri dönüştürülecek ve bu malzemelerden üretilecek güneş gözlüklerinin saplarına mercan, pina, deniz yıldızı, orka ve vatoz figürleri ile ağların çıkarıldığı koordinat bilgileri işlenecek.

Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, hayalet ağların küresel bir sorun olduğunu ve av araçlarının yaklaşık yüzde 2'sinin her yıl denizde kaybolduğunu belirtti. Yaklaşık on yıldır sürdürdükleri çalışmalarda 500 bin metrekareye yakın hayalet ağı deniz tabanından temizlediklerini vurgulayan Narcı, terk edilen bu ağların milyonlarca deniz canlısının ölümüne neden olduğunu ve ağlar çıkarılmadığı sürece ölümlerin devam ettiğini söyledi. Narcı, hayalet ağların bulunduğu alanların deniz canlıları için birer hapishaneye dönüştüğünü, canlıların üreyemediğini veya beslenemediğini, hatta ölen canlıları avlamaya gelen kuşların dahi bu döngüye dahil olarak büyük bir ekolojik felakete yol açtığını ifade etti. Plastik yapısı nedeniyle 100-150 yıl denizde kalarak ekosistemi yok eden bu ağların, milyonlarca canlının neslini tükettiğini dile getirdi. 'Mavi Atlas' uygulamasına gelen her hayalet ağ ihbarını titizlikle değerlendirdiklerini ve bazen asılsız bile olsa bölgeye gidip kontrollerini yaptıklarını ekledi. Heybeliada açıklarındaki ilk operasyonda bir batığın üzerindeki hayalet ağı çıkardıklarını hatırlatan Narcı, Marmara Adası açıklarındaki operasyon sürecini şu sözlerle anlattı: "Oraya gittiğimizde teknemizde bulunan kamerayla ağın boyunu, derinliği, nasıl bir planlama yapacağımızı belirliyoruz. Akabinde dalışa hazırlanıyoruz. Balonlarla ve bazen de özel teknik malzemelerimizi kullanarak suyun altına iniyoruz. Her zaman ağlar düz bir zeminde olmuyor. Ağlar genelde taşlıklara takılı olduğu için bu taşlıkların içleri yuva dolu. Kameralarımız iniyor, ölçümler yapılıyor, sonra ekibimizle brifingimizi yapıyoruz ve sonra dalışa iniyoruz. Bazen ağlar çok hassas bir deniz ekosistemi içerisinde oluyor." dedi.

Asmalı Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği ile Marmara Adalar Belediyesi'nin destekleriyle çalışmalarını sürdüren Narcı, son dalışlarında yuvalara sıkışmış büyük bir dişi mığrı ve birçok deniz canlısının yanı sıra küçük bir keşiş yengecinin de kurtarıldığını belirtti. Kurtarılan yengecin koluna yavrusunun sıkıca tutunmuş olması, su altındaki ölüm kalım mücadelesini gözler önüne serdi. Narcı, 'Belki de bir aileyi suyun altında ölümden kurtardığımız bir süreç oldu. O canlılara yardım ediyor olmak, özellikle insan eliyle kirletilmiş bir yeri, başka bir insan eliyle temizlemek ve doğaya iyi gelmek, restorasyonun bir parçası olmak bizim için zaten en büyük mutluluk.' ifadelerini kullandı. Ağlarda çok sayıda kalamar yumurtası bulunduğunu, ayırabildiklerini su altında ayırdıklarını ve tekneye çıkan tüm canlıları tekrar denize bıraktıklarını belirtti. Çıkardıkları ağların geri dönüşüme kazandırılarak güneş gözlüğüne dönüştürüleceği bilgisini paylaşan Narcı, 'Bu son dalışımızda ölçümlere bakarsak şu an için sanırım 15 bin metrekareden fazla bir ağ çıkarmış olduk. Bu oldukça yüksek bir ağ. Üzerindeki kurşunlarıyla beraber, onların hepsi şimdi geri dönüşüme gidecek. Bu bizim için aynı zamanda hem sıfır atık kapsamında hem de döngüsel ekonomi açısından da son derece önemli. Deniz koruma, sıfır atık ve döngüsel ekonomiyi bir araya getiren bu örnek uygulama, Türkiye'nin COP31 yolculuğunda küresel çevre vizyonumuzu dünyaya göstermek adına da kıymetli bir adım' dedi.

Marmara Adası sakini dalıcı Ömer Altuncu, 'Mavi Atlas' uygulamasına hayalet ağ ihbarında bulunanlardan biriydi. Yaklaşık 3-4 yıl önce yaptığı bir dalışta bölgedeki hayalet ağları fark ettiğini ancak tek başına müdahale edemediğini söyledi. Yakın zamanda aynı bölgeye tekrar gittiğinde ağların hala durduğunu ve daha önce gördüğü canlıların çoğunun artık orada olmadığını fark edince 'Mavi Atlas'a ihbarda bulunduğunu dile getiren Altuncu, 'Zaman içinde aynı yere tekrar gitme ihtiyacı hissettim. Aşağı gittiğimde ağların hala orada durduğunu fakat bu sefer daha önce aşağıda gördüğüm canlıların orada var olmadığını tespit ettim. Ağların hala çalıştığını, balık popülasyonunun ve diğer canlıların oradan kaybolmasına sebep verdiğini düşündüm. İhbar ettim. İhbarıma dönüş yapıp buraya geldiler, kendilerine eşlik ettim, çok güzel bir çalışma oldu' dedi. Altuncu, denizin dibinde bırakılmaması gereken ciddi bir ağ çıkardıklarını belirterek, 'Bunun yanı sıra trollerden kalma halatlar varmış, onları da çıkardık. Çıkarılan ağlarda deniz canlıları vardı, deniz yıldızları, deniz patlıcanı ve bir sürü canlı, en önemlisi kalamarların çok ciddi boyutta yumurta bıraktıklarını gördüm. Burada ağlar çok oluyor, aslında göz ardı edilmemesi gereken bir şey ama insanların biraz duyarsızlığı var bu konuda' ifadelerini kullandı. Bu operasyonlar, deniz ekosisteminin korunması ve sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımakta ve vatandaşların duyarlılığının bu tür projelere ne kadar kritik katkı sağladığını göstermektedir.

Paylaş

İlgili Haberler