Melih Gökçek'in Tartışmalı Mirası: Sanata Tükürdü, Şehir Sattı, Milyarları Batırdı
Gündem

Melih Gökçek'in Tartışmalı Mirası: Sanata Tükürdü, Şehir Sattı, Milyarları Batırdı

28

Ankara'nın siyaset sahnesinde 1984 yılından bu yana adı sıkça anılan Melih Gökçek'in belediye başkanlığı dönemleri, yolsuzluk iddiaları, sanat eserlerine yönelik olumsuz tavırları ve devasa projelere harcanan bütçelerle öne çıktı. Keçiören Belediye Başkanlığı ve ardından 23.5 yıl boyunca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı gibi önemli görevlerde bulunan Gökçek, 42 yıllık kamu hizmeti boyunca sürekli olarak tartışmaların odağında yer aldı. Kendisine yönelik 'Ankara'yı parsel parsel sattığı' eleştirilerine maruz kalan Gökçek, görev süresinin bitimine 2.5 yıl kala beklenmedik bir şekilde belediye başkanlığından istifa ettirilmiş ve bir daha aday gösterilmemişti. Yerine gelen Mustafa Tuna'nın da Gökçek dönemindeki usulsüzlüklere dair suçlamalarda bulunması, iddiaların ciddiyetini artırmıştı.

Gökçek'in belediye başkanlığı dönemine damgasını vuran en çarpıcı olaylardan biri, şehirdeki sanat eserlerine karşı sergilediği olumsuz tutumdu. 'Tükürürüm böyle sanatın içine' diyerek kentteki birçok heykelin kaldırılması emrini veren Gökçek'in bu tavrı, sanat çevreleri tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştı. Ayrıca, görevdeyken yaşanan bir olayda, kış aylarında buz pistine dönen Ankara caddelerinin neden tuzlanmadığını soran vatandaşlara yönelik 'Tuzladık, inanmayan yalasın' şeklindeki açıklaması da hafızalara kazınmıştı. Bu tür çıkışları, Gökçek'in kamuoyu ile iletişim biçimine dair de önemli ipuçları veriyordu.

Melih Gökçek'in görevden ayrılmasının ardından da tartışmalar bitmedi. Özellikle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın göreve gelmesiyle birlikte, Gökçek'in belediyeyi zarara uğrattığı iddiaları gündeme geldi. Yavaş'ın Gökçek hakkında 97 ayrı suç duyurusunda bulunması ve toplamda 17 milyar liralık bir zarara neden olduğu gerekçesiyle yaptığı başvurular, Gökçek'in icraatlarının hukuki boyutunu da gözler önüne serdi. Ayrıca, Gökçek'in kendisi ve ailesi hakkında ortaya çıkan servet iddiaları, çocuklarının Almanya'daki şirketleri ve satılan villalar gibi konular da kamuoyunun dikkatini çekti. Bu iddialar, Gökçek'in siyasi kariyerinin yanı sıra kişisel mal varlığına dair de soru işaretleri doğurdu.

Gökçek'in en çok eleştirilen projelerinden biri ise dinozor temalı 'Ankapark' oldu. Vatandaşların vergilerinden oluşan yaklaşık 801 milyon dolarlık devasa bir bütçeyle hayata geçirilen parkın, zamanla hurda yığınına dönen oyuncakları ve atıl durumdaki tesisleri büyük bir israf örneği olarak gösterildi. EGO'nun sayaçlarını yüksek fiyatlarla Ankaralılara satmakla suçlanması ve belediye bütçesinden evine mobilya aldığına dair iddialar da Gökçek'in görev süresince karşılaştığı hukuki ve etik sorunları pekiştirdi. Hatta 1998 yılında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak' iddiasıyla gözaltına alınması da geçmişte yaşadığı hukuki süreçlerden biriydi. Bu olaylar bütünü, Melih Gökçek'in siyasi mirasının ne kadar karmaşık ve tartışmalı olduğunu ortaya koymaktadır.

Paylaş

İlgili Haberler