Melih Gökçek'ten Çarpıcı Açıklamalar: '500 Kez Sıçradım, Yakalanmadım'
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, ailesinin Almanya'da kurduğu HAMAG GmbH şirketi aracılığıyla gayrimenkul yatırımları yaptığı ve yurt dışına kayıt dışı yollarla para aktarıldığı iddialarına ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Ankara Adliyesi'nde savcılık makamına sunulan ifadede Gökçek, hakkındaki iddialara yanıt verdi. Muhalif birçok ismin aksine, ifade sonrası tutuklanarak cezaevine gönderilmedi ve doğrudan evine döndü.
Gökçek'in adliyeye gelirken ağzında sakız çiğnemesi ve gazetecilerin sorularına “Üstüme geliyorsunuz” şeklinde tepki göstermesi dikkat çekti. SÖZCÜ TV muhabiri Emre Sercan İke'nin aktardığına göre, Gökçek başlangıçta soruları çıkışta yanıtlayacağını belirtmiş, ancak daha sonra gazetecilerin ısrarcı olması üzerine bu şekilde davranmıştır. Gökçek, kendisiyle ilgili sorular yöneltildiğinde eliyle “Geçiniz bunları” işareti yaparak Arınç hakkındaki soruları da geçiştirdi. Bu durum, kamuoyunda ve sosyal medyada geniş yankı buldu.
Oğlu ve AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek, babasının sakız çiğnemesiyle ilgili bir açıklama yaparak, babasının şeker hastası olduğunu ve ağız kuruluğunu gidermek amacıyla sakız ve çiğneme tabletleri kullandığını belirtti. Bu açıklama, babasının davranışının altında yatan sağlık nedenlerine işaret etti. Öte yandan, Melih Gökçek adliyeden ayrılırken, geçmişte Mersin'e sürgün edilmesiyle ilgili bir protestocu kadın olan Ümmü Piri tarafından sözlü olarak protesto edildi. Gökçek, yolsuzluk iddialarına ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlamadan ayrıldı.
İfadeye gelmeden önce dikkat çeken bir diğer detay ise Gökçek'in kullandığı araçtı. Melih Gökçek, adliyeye 23 milyon Türk Lirası değerindeki Mercedes S400d model lüks otomobili ve korumaları eşliğinde geldi. Bu durum, kamuoyunda ekonomik durumu ve harcamaları hakkında tartışmalara yol açtı.
İfade sonrası açıklamalarda bulunan Gökçek, belediye başkanlığı döneminde hakkında açılan çok sayıda soruşturma ve incelemeye dikkat çekti. Gökçek, "Tam 500 tane soruşturma ve inceleme geçirdim. Bunların hepsinde ifade verdim. SHP, DSP, ANAP iktidarı bana her şeyi sordu. Sormadıkları şey kalmadı. Çekirge bir zıplar, iki zıplar, üçüncüsünde yakalanır. Ben 500 defa sıçradım. Hepsinden takipsizlik aldım. Beni yakalayamadılar. Beni 98’de gözaltına bile aldılar. Refah Partisi ve AK Parti döneminde 100 tane soruşturma geçirdim. Verdiğim ifadeler savcılıklarda ve İçişleri Bakanlığında durur. O dönemde de bir şey çıkmadı" ifadelerini kullandı. Bu sözleriyle, geçmişte de benzer iddialarla karşılaştığını ve hepsinden aklanarak çıktığını vurguladı.
Gazeteci Fatih Altaylı, Melih Gökçek soruşturmasını değerlendirerek, iktidarın kendi döneminde haksız yere zenginleşen kişilerden servetlerinin bir kısmını geri almak için harekete geçtiğini öne sürdü. Altaylı, bu tür operasyonların toplumsal destek göreceğini belirterek, "Melih Gökçek'le ilgili 5 milyar dolardan söz ediliyor. Argo ya da mafya tabiriyle ‘kusturmak’ olarak adlandırılan bu tür bir işlem, ister bir belediye başkanına, ister bir eski başbakana, ister bir bakana, ister yandaş tabir edilen bir iş insanına, müteahhide yapılsın, bir Allah’ın kulu da dönüp ‘Niye yaptınız?’ demez" yorumunu yaptı.
Öte yandan, soruşturmanın Gökçek ailesinin diğer üyelerine de sıçradığı öğrenildi. Melih Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek'in de şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldığı bildirildi. İfadelerin 7 Eylül Pazartesi günü saat 14.00'te alınacağı öğrenildi.
Gazeteci Murat Ağırel, Gökçek ailesinin Almanya'da kurduğu HAMAG GmbH üzerinden yaptığı gayrimenkul yatırımları ve yurt dışına kayıt dışı para aktarma iddialarıyla ilgili çarpıcı bir detayı daha ortaya çıkardı. Ağırel, Almanya'daki bir taşınmaz üzerinde 6.5 milyon Euro'luk teminat hakkının tescil edilmesinden sadece iki gün sonra, Türkiye'deki 5 bin 386 metrekarelik başka bir taşınmazın Asuman Çil adlı kişiye satıldığını belirtti. Ağırel, bu iki işlemin arasındaki kısa sürenin tesadüf olamayacağını vurguladı. Ayrıca, dosyanın esas olarak Ahmet ve Hülya Gökçek ile ilgili olmasına rağmen Melih Gökçek'in ifadeye çağrılmasının, başka bir soruşturmanın da varlığına işaret edebileceği yorumunu yaptı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinin ihalelerine katılan veya ihaleleri kazanan 36 şirket hakkında soruşturma başlattığı öğrenildi. Belediyeden, ilgili şirketlerin listesinin hazırlanması ve Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne teslim edilmesi talep edildi. Bu kapsamda incelenen dosyalarda, Melih Gökçek dönemine ait ihalelerin de bulunduğu bilgisi paylaşıldı.
Eski Devlet Bakanı Gürcan Dağdaş, Melih Gökçek'in kendisine açtığı hakaret davaları sırasında yaptığı mal varlığı araştırması talebinin kabul edilmesine şaşırdığını ve bu kararı veren hakimin yargılama sürerken görevden alındığını iddia etti. Dağdaş, Gökçek'e ait olduğu öne sürülen 23 taşınmazın bulunduğunu belirtti.