Mersin'de Yaşanan Görüntü Sızıntısı TBMM'de Gündeme Geldi
Mersin'de gerçekleştirilen bir operasyon sırasında bir konutta kaydedilen ve özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği iddialarıyla gündeme gelen görüntülerin basına servis edilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) gündemine taşındı. Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a bir soru önergesi sunarak, görüntülerin kimler tarafından ve hangi yetkiyle üçüncü şahıslara ulaştırıldığını sordu.
Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik 1 Ekim'de başlatılan operasyonlar kapsamında, bazı konutlarda arama yapıldığı ve bu sırada elde edilen görüntülerin kamuoyuna yansıdığı belirtildi. Milletvekili Tanrıkulu, önergesinde, operasyon sırasında bir evde, üzerinde pijama bulunan bir kadının, polis kamerası tarafından görüntülenmek istendiğini, kadının ise kaydın durdurulması yönündeki talebine rağmen kaydın devam ettiğini vurguladı. Bu görüntülerin daha sonra çeşitli basın organlarında ve internet platformlarında yayınlanması üzerine Tanrıkulu, olayın hukuki boyutunu ve sorumlularını Meclis'e taşıma kararı aldı.
Tanrıkulu, Anayasa'nın özel yaşamın gizliliğini ve kişisel verilerin korunmasını teminat altına alan 20. maddesine, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun soruşturmanın gizliliğine dair 157. maddesine ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun veri güvenliği ilkesini düzenleyen 12. maddesine atıfta bulundu. Bu olayın basit bir görüntü sızıntısı olarak geçiştirilemeyeceğini belirten Tanrıkulu, emniyet birimlerince yapılan kayıt işlemlerinin hukuki dayanağının, bu kayıtların saklanma ve erişim prosedürlerinin, sistem üzerindeki kullanıcı yetkilerinin ve görüntülerin kurum dışına nasıl çıkarıldığının titizlikle incelenmesi gerektiğini ifade etti. Hukuk devletinde, kamu gücünü kullanan kolluk kuvvetlerinin faaliyetlerinde hukuka uygunluğun yanı sıra vatandaşların özel hayatlarının korunması, kişisel verilerin güvenliği ve hesap verilebilirlik ilkelerinin de en üst düzeyde gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
Milletvekili Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a yönelttiği sorularla, görüntünün kaydedilmesinden basına servis edilmesine kadar olan tüm dijital aktarım zincirinin incelenmesini ve sorumluluğu tespit edilen kamu görevlileri hakkında yürütülecek işlemlerin açıklanmasını talep etti. Tanrıkulu'nun soruları arasında, konut sakininin talebine rağmen kayda devam edilmesine ilişkin bir prosedür olup olmadığı, görüntüyü kaydeden birimin ve kişilerin tespit edilip edilmediği, görüntünün kimler aracılığıyla üçüncü kişilere ulaştırıldığı, İçişleri Bakanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan bu yönde bir talimat olup olmadığı gibi kritik noktalar yer aldı. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı veya İletişim Başkanlığı gibi üst düzey kurumların bu konuda herhangi bir talimat, koordinasyon veya bilgilendirme yapıp yapmadığı da soruldu. Tanrıkulu, kamu görevlileri hakkında adli veya idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığını öğrenmek istedi. Soruşturma dosyasıyla ilgisi olmayan kişilerin görüntülerinin otomatik olarak anonimleştirilmesi veya erişiminin sınırlandırılması gibi uygulamaların mevcut olup olmadığı ve kollukça elde edilen görüntülerin siyasi amaçlarla kullanılmasını engelleyecek denetim mekanizmalarının kurulup kurulmayacağı da diğer önemli sorular arasında yer aldı. Tanrıkulu, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için görüntünün ilk kaydedildiği andan basına yansıdığı ana kadarki dijital erişim ve aktarım zincirinin bağımsız bir teknik incelemeye tabi tutulmasını da önerdi.