Milyarlarca Liralık Para Trafiği: Hilmi Tuna Kuriş'ten Akılalmaz Savunmalar
Gündem

Milyarlarca Liralık Para Trafiği: Hilmi Tuna Kuriş'ten Akılalmaz Savunmalar

1

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda 'Süleymancılar' olarak bilinen yapıya yönelik geniş çaplı soruşturma, önemli detayları gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Soruşturma kapsamında, yurt dışına kaçmaya hazırlanırken Muğla'da yakalanan ve tutuklanan örgüt lideri Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'in Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki ifadesi, milyarlarca liralık para hareketliliğine dair akılalmaz savunmalarıyla dikkat çekti. Hakkında 'suç örgütü kurma ve yönetme', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama', 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık' ve 'Vergi Usul Kanunu'na muhalefet' gibi ciddi suçlamalar bulunan Kuriş, yöneltilen tüm iddiaları reddetti.

Soruşturmanın merkezinde yer alan Hilmi Tuna Kuriş'in ikametinde yapılan aramalarda, kaynağı belirsiz 200 kilogram külçe altın ve yaklaşık 29 milyon lira değerinde döviz ele geçirilmişti. Kuriş, evinde bulunan dövizlerin kendisi ve ailesinin yıllar içinde yaptığı birikimlerden oluştuğunu, bir kısmının miras yoluyla elde edildiğini, kalanının ise kişisel ticari faaliyetlerinden kazanıldığını iddia etti. Ümraniye'deki bir iş yerinde yapılan incelemelerde ise 206 külçe altın ve yaklaşık 23 milyon lira değerinde döviz daha bulundu. Kuriş, bu iş yerindeki para ve altınların, çocukluk arkadaşı Erhan Yılmaz ile bağlantılı olduğunu ve kendisinin bu durumdan haberdar olmadığını savundu. Tüm bu nakit varlıkların kaynağına ilişkin olarak Kuriş'in sunduğu açıklamalar, soruşturmanın mali boyutunu daha da karmaşık hale getirdi.

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün raporlarına göre, Alihan Kuriş'ten Hilmi Tuna Kuriş'e devredilen ve ardından Yusuf Bulut'a aktarılan Arden Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, 2023 yılı itibarıyla bankacılık işlem hacminin 6,5 milyar lirayı aştığı tespit edildi. Kuriş, şirket hisselerini devrettikten sonra şirketle herhangi bir bağının kalmadığını ve bu işlemler hakkında bilgisinin olmadığını öne sürdü. Şirketin faaliyetlerinin büyük bir bölümünün dayısı ve babası tarafından yürütüldüğünü ileri süren Kuriş, bu devasa finansal hareketlilikteki rolünü reddetti. Bu savunma, MASAK raporlarındaki bulgularla çelişirken, şirketin ticari faaliyetlerinin şeffaflığı konusunda soru işaretleri doğurdu.

Soruşturma dosyasında yer alan bir diğer çarpıcı detay ise, Hilmi Tuna Kuriş ile Alihan Kuriş'in asistanı Fahri Candemir arasındaki para transferleri oldu. İki isim arasında gerçekleştiği tespit edilen toplam 767 bin 678 liralık transferin kaynağına ilişkin Kuriş, bu ödemelerin dedesi Süleyman Hilmi Tunahan'ın kabrinin bakım ve çevre düzenlemesi masrafları için yapıldığını savundu. Ayrıca, Erhan Yılmaz'a ait bir kripto cüzdandan Kuriş ile bağlantılı hesaplara 350 bin dolar tutarında USDT transferi yapıldığı da belirlendi. Kuriş'in kripto para hareketlerinin vergi kaçırma şüphesi uyandırdığı değerlendirilirken, kendisi bu transferleri ve Erhan Yılmaz ile yaptığı yurt dışı seyahatlerini 'çocukluk arkadaşıyla yapılan sıradan geziler' olarak açıkladı. Hilmi Tuna Kuriş, Muğla'da yakalandığı anı ise eski bakan İdris Naim Şahin'e tahsisli bir araçta bulunduğunu, araca çakar takılı olduğunu bilmediğini ve arka koltukta uyuduğunu belirterek, yurt dışına kaçma niyetlerinin olmadığını ifade etti.

Paylaş

İlgili Haberler