Moritanya Çölünde Londra Büyüklüğünde Gizemli Yapı: Sahra'nın Gözü'nün Sırrı Çözüldü
Dünya

Moritanya Çölünde Londra Büyüklüğünde Gizemli Yapı: Sahra'nın Gözü'nün Sırrı Çözüldü

15

Moritanya'nın engin Sahra Çölü'nün ortasında, uzaydan bakıldığında kusursuz bir halkayı andıran ve karadan bakıldığında devasa boyutları nedeniyle ilk bakışta fark edilemeyen gizemli bir yapı, bilim insanlarının merak odağı olmaya devam ediyor. 'Sahra'nın Gözü' olarak da bilinen ve astronomik bir halkayı andıran bu eşsiz jeolojik oluşumun sır perdesi, yapılan araştırmalarla büyük ölçüde aydınlatıldı. Yaklaşık 40 kilometrelik bir çapa sahip olan bu yapı, hem oluşum süreci hem de barındırdığı insanlık tarihine ait izlerle dikkat çekiyor.

Richat Yapısı, ilk kez 1930'lu yıllarda Fransız coğrafyacıların haritalama çalışmalarıyla bilim dünyasının dikkatini çekti. Ancak uluslararası kamuoyunun bu yapıdan haberdar olması, 1965 yılında Gemini-4 uzay görevi sırasında astronotlar Ed White ve James McDivitt tarafından çekilen fotoğraflarla gerçekleşti. Yapının iç içe geçmiş halkalardan oluşan dairesel formasyonu, ona 'Sahra'nın Gözü' lakabını kazandırdı. Bu olağanüstü doğal oluşum, Moritanya'nın Adrar Platosu'nda yer alıyor ve çöl manzarasında adeta bir dev sanat eseri gibi duruyor.

Geçmişte Richat Yapısı'nın oluşumu hakkında çeşitli hipotezler öne sürülmüştü. Bunlardan biri, bölgede bulunan üç büyük çarpma kraterinden yola çıkarak, yapının bir gök taşı çarpması sonucu meydana geldiği yönündeydi. Ancak 1969 yılında Amerikalı jeolog Robert Fudali tarafından yapılan detaylı incelemeler, bu teoriyi çürüttü. Yapılan araştırmalar, Richat Yapısı'nın aslında bir çarpma krateri olmadığını, Dünya'nın derinliklerinden yüzeye doğru yükselen magmanın neden olduğu jeolojik bir kubbenin, zamanla rüzgar ve kum erozyonuyla şekillenmesi sonucu ortaya çıktığını gösterdi. Bu jeolojik süreçte, yapının merkezindeki kayaçlar en yaşlı, dış halkalardaki kayaçlar ise daha genç bir döneme ait.

Richat Yapısı'nın jeolojik oluşumu kadar dikkat çekici bir diğer yönü ise, üzerinde barındırdığı insanlık tarihine ait arkeolojik bulgular. Yapının, insanlığın ortaya çıkışından milyonlarca yıl öncesine dayanan bir jeolojik geçmişe sahip olduğu belirtilirken, bölgede yapılan kazılarda insanlık tarihinin farklı dönemlerine ait önemli izlere rastlandı. Yapının dış halkası çevresinde, Homo erectus ve Homo heidelbergensis gibi erken insan türlerinin varlığına işaret eden Aşölyen kültürüne ait taş aletler bulundu. Ayrıca, Neolitik döneme ait mızrak uçları, Orta ve Geç Pleystosen dönemlerine tarihlenen modern insan yapımı taş objeler ve henüz detaylıca incelenmemiş taş mezar höyükleri (kurganlar) da bu bölgede keşfedildi. Bu arkeolojik zenginlik, Sahra'nın Gözü'nün sadece doğal bir harika olmadığını, aynı zamanda insanlık tarihinin önemli bir tanığı olduğunu da ortaya koyuyor.

Paylaş

İlgili Haberler