Muğla'da Zeytinlikler Kömür Madenleri İçin Acele Kamulaştırılıyor
Türkiye'nin önemli tarım bölgelerinden Muğla'da, termik santrallerin kömür ihtiyacını karşılamak üzere başlatılan madencilik faaliyetleri, zeytinlikler ve tarım arazileri üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Yatağan ve Menteşe ilçelerinde toplamda 337 bin metrekarelik bir alanın daha acele kamulaştırılması kararı alındı. Bu kararname kapsamında, bölgedeki zeytinlikler, verimli tarım arazileri, üzüm bağları ve üzerinde konut bulunan yerleşim yerleri de dahil olmak üzere önemli bir bölümü halkın geçim kaynağı olan topraklar, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılacak.
Kamulaştırılacak arazilerin büyüklüğü dikkat çekiyor; yaklaşık 50 futbol sahası büyüklüğündeki bu verimli toprakların köylülerin elinden alınarak enerji şirketlerine tahsis edilmesi planlanıyor. Kamulaştırma kararının temel gerekçesi, Yatağan Termik Santrali'ne kömür tedarik eden maden sahasındaki üretim faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi olarak açıklanıyor. Bu ruhsat sahası, Ceyhan Saydanlı'nın kurucusu olduğu Aydem Enerji'ye ait Yatağan Termik Santrali'nin linyit ihtiyacını karşılayan yataklar arasında bulunuyor. Alınan son karar neticesinde, üç farklı mahallede yer alan ve önemli bir kısmı zeytinlik, tarla, bağ ve konut içeren toplam 43 adet parsel kamulaştırma kapsamına alınmış durumda.
Kamuoyunda 'zeytinlik düzenlemesi' olarak bilinen ve Muğla'daki Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy termik santrallerinin kömür gereksinimini karşılamak amacıyla zeytin ağaçlarının taşınmasına olanak tanıyan yasal düzenlemenin ardından, bu sefer de kamulaştırma süreci hız kazandı. Kömür sahalarının genişletilmesi amacıyla kamulaştırılan alanlardaki mevcut zeytin ağaçlarının başka bölgelere nakledileceği belirtiliyor. Bu durum, termik santraller nedeniyle zaten geçim kaynakları olan tarım alanlarını ve zeytinlikleri kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan yöre halkı için yeni bir endişe kaynağı oluşturdu.
Acele kamulaştırma kararları, bölge halkının mülkiyet hakkını ve geleneksel tarımsal üretimini ciddi şekilde tehdit ederken, enerji şirketleri santrallerin operasyonel sürekliliğini ve elektrik üretimini sağlamak adına kömür sahalarındaki üretimin devam etmesinin zorunlu olduğunu savunuyor. Bu son kamulaştırma adımıyla birlikte, Muğla'da termik santrallerin kömür ihtiyacını karşılamaya yönelik maden sahalarının daha da genişlemesinin önü açılmış oldu. Bu durum, bölgenin ekolojik dengesi ve yerel halkın sosyo-ekonomik yapısı üzerindeki olası etkileri hakkında soru işaretleri yaratıyor.