NATO Genel Sekreteri Rutte: Putin NATO'yu Yenemeyeceğini Biliyor
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Brüksel'de düzenlenen Savunma ve Uzay Zirvesi'nde yaptığı açıklamalarda, Rusya'nın NATO topraklarına yönelik yakın vadede somut bir askeri tehdit oluşturmadığına dair ellerinde herhangi bir veri bulunmadığını dile getirdi. Rutte, olası bir tehdit durumunda ise İttifak'ın buna karşı koyabilecek güce ve hazırlığa sahip olduğunu kesin bir dille ifade etti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yönelik değerlendirmelerde bulunan Rutte, Putin'in NATO'yu askeri olarak alt edemeyeceğinin bilincinde olduğunu ve bu nedenle bu tür bir potansiyel tehdidi çok da ciddiye almadıklarını belirtti. Rutte, "Putin, NATO'yu asla yenemeyeceğini biliyor. Dolayısıyla o kadar ciddiye almıyorum" sözleriyle bu durumu özetledi.
Savunma ve Uzay Zirvesi'ndeki konuşmasında, Rusya'nın NATO'ya gönderdiği bir mektubun içeriğine dair detaylar vermekten kaçınan Rutte, mektupta yer alan mesajların basına sızdığını doğruladı. NATO'nun temel bir savunma ittifakı olduğunun altını çizen Genel Sekreter, Rusya'ya yönelik açık mesajlar verdiklerini söyledi. Bu mesajlarda öncelikli olarak nükleer tehditlere son verilmesi gerektiğini vurguladıklarını belirten Rutte, bu tür tehditlerin hem gereksiz hem de faydasız olduğunu, özellikle de Ukrayna'daki mevcut çatışmanın sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti. Rutte, NATO'nun bir savunma organizasyonu olarak barışçıl çözümden yana olduğunu yineledi.
Rusya'nın NATO sınırlarında askeri yığınak yapıp yapmadığına dair güncel bilgilere değinen Mark Rutte, mevcut durumda böyle bir askeri hazırlığın söz konusu olmadığına dair verilerin bulunduğunu belirtti. Bu nedenle ittifak üyesi ülkelere yönelik yakın gelecekte bir tehdit görmediğini ifade eden Rutte, ancak her ihtimale karşı hazırlıklı olduklarını vurguladı. Rutte, olası bir tehdit senaryosunda NATO'nun etkili bir şekilde karşılık verebilecek kapasiteye sahip olduğunu yinelerken, Baltık ülkelerine yönelik bir nükleer silah kullanma ihtimalinin de söz konusu olmadığını ekledi. NATO'nun Rusya'ya karşı askeri üstünlüğüne dikkat çeken Rutte, "NATO, Rusya’dan çok daha güçlü. Bizi yenmelerinin bir yolu yok. Hem hibrit tehditler hem de ortaya çıkabilecek diğer her türlü durum açısından mükemmel durumdayız" şeklinde konuştu.
Ukrayna'ya yönelik desteklerin sürdürülmesi gerektiğini kuvvetle vurgulayan Rutte, NATO'nun savunma harcamalarındaki artışın önemine dikkat çekti. "Sakin olun, biz daha güçlüyüz. Yolumuza devam edelim, yatırım yapmaya devam edelim ve her şeyden önemlisi, Ukrayna’nın mücadeleye devam edebilmek için ihtiyaç duyduğu şeylere sahip olduğundan emin olalım" diyen Rutte, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesi konusunda ABD Başkanı Donald Trump'ın rolüne de değindi. Rutte, Putin ile yaşanan çıkmazın şimdiye kadar Trump tarafından kırılabildiğini savundu ve Putin'in barış konusunda istekli olmadığını ileri sürdü. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını da değerlendiren Rutte, Washington'ın İran'ın bölgede oluşturduğu tehdit olarak algılanan kapasitesini zayıflatmasının önemli olduğunu ve bu müdahalenin gerekli olduğunu savundu. Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini geliştirmesi gerektiğini belirten Rutte, ABD'nin İran'a karşı harekete geçmesini desteklediğini ifade etti. NATO üyesi ülkelerin İran konusunda aynı görüşte olmayabileceğini, ancak bunun ittifak açısından bir sorun teşkil etmediğini sözlerine ekledi. Rutte, NATO içerisindeki mevcut atmosferi genel olarak olumlu olarak değerlendirdi ve Avrupa ülkelerinin savunma sorumluluğunu daha fazla üstlenmeye başladığını belirtti. Başkan Trump'ın NATO'yu sevdiğini ancak yeterli harcama yapılmamasından rahatsız olduğunu belirten Rutte, Avrupa'daki savunma sanayisinin üretim kapasitesinin artırılması gerektiğini vurguladı. Mevcut altyapının yetersiz olduğunu ve birçok fabrikanın tam kapasite çalışmadığını ifade eden Rutte, ABD'nin de savunma sanayisindeki üretimini artırması gerektiğini belirtti. Silah ve savunma ekipmanlarının nereden alınacağı tartışmasının ikincil olduğunu, asıl önemli konunun satın alma kapasitesinin artırılması olduğunu kaydeden Rutte, bunun için açık ve bağımsız serbest piyasaların en uygun seçenek olduğunu ifade etti.