Netanyahu'dan Lübnan'a Sert Mesaj: Geri Çekilme Yok
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan ile devam eden diplomatik görüşmelere ve imzalanan çerçeve anlaşmasına karşın, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki varlığını sürdüreceği yönünde sert bir açıklama yaptı. Netanyahu, yaptığı konuşmada, 'Gerekli olduğu sürece güneydeki tampon bölgede kalacağız' diyerek, İsrail'in bölgedeki askeri mevcudiyetini devam ettirme niyetini vurguladı. Bu açıklama, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve Lübnan ordusunun güneyde kontrolü tamamen ele alması gibi hedefleri içeren anlaşmanın ruhuna gölge düşürdü.
İsrail basınının yerel kaynaklardan aktardığı bilgilere göre, Netanyahu, Lübnan'da hayatını kaybeden İsrail askerleri için düzenlenen bir anma töreninde yaptığı konuşmada bu kararlılığını dile getirdi. Savunma Bakanı Yisrael Katz ise daha da ileri giderek, İsrail ordusunun geri çekilme gibi bir niyeti olmadığını açıkça ifade etti. Katz, 'Lübnan, Suriye ve Gazze'de oluşturulan güvenlik bölgelerinde süresiz olarak kalmaya devam edeceğiz' şeklinde konuştu. Bu ifadeler, bölgedeki gerilimin daha da tırmanabileceği endişelerini beraberinde getirdi.
Güney Lübnan'da tansiyon ve askeri hareketlilik son dönemde belirgin bir artış göstermişti. İsrail ordusu, 2 Mart 2026 tarihinden itibaren bölgeye yönelik yoğun hava saldırıları düzenlerken, birçok yerleşim yerini de kontrolü altına aldı. Bu askeri operasyonlar sonucunda Lübnan makamları tarafından yapılan açıklamalara göre, ülke içinde yerinden edilenlerin sayısı bir milyonu aştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı verilere göre ise, İsrail saldırıları neticesinde şu ana dek 4 bin 278 kişi yaşamını yitirirken, 12 bin 196 kişi de yaralandı. Bu insani kriz, bölgedeki durumu daha da karmaşık hale getiriyor.
Süreç boyunca ABD'nin arabuluculuğunda çeşitli ateşkes girişimleri ve müzakere çabaları öne çıkmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, daha önce yaptığı bir açıklamada, İsrail ile Lübnan arasındaki geçici ateşkesin uzatıldığını duyurmuştu. Mayıs ve Haziran aylarında gerçekleştirilen yoğun diplomatik temaslar ve Washington'da yapılan görüşmeler sonucunda, iki ülke arasında bir çerçeve anlaşması imzalandığı bildirilmişti. Bu anlaşmanın temel maddeleri arasında Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve Lübnan ordusunun güney Lübnan'ın kontrolünü tamamen sağlaması yer alıyordu. Ancak Netanyahu'nun son açıklamaları, sahadaki askeri varlığın devam edeceği sinyalini vererek, diplomatik sürecin geleceği hakkında ciddi soru işaretleri yarattı.