Öğretmen Irmak'ın Ölümü: Sistematik Baskı ve Ses Kayıtları Ortaya Çıktı
Ağrı'da görev yapan anaokulu öğretmeni Irmak Ayşe Koparan'ın evinde ölü bulunması, eğitim camiasında derin bir üzüntüye neden oldu. 25 yaşındaki genç öğretmenin, çalıştığı okulun müdüresi tarafından uzun süredir sistematik baskı ve fiziksel şiddete maruz kaldığı iddiaları, olayın ardından ortaya çıkan detaylarla daha da karmaşık bir hale büründü. Koparan'ın, yaşadığı zorluklar nedeniyle 80 kilometre uzaklıktaki başka bir okula sürgün edildiği bilgisi de, olayın vahametini gözler önüne seriyor.
Edinilen bilgilere göre, Koparan, maruz kaldığı iddia edilen şiddeti duyurabilmek ve yardım alabilmek için pek çok yola başvurmuş. Resmi dilekçeler yazdığı, birebir görüşmeler yaptığı ve hatta yakınlarının aracılığıyla durumu iletmek istediği belirtiliyor. Ancak, bu çabalarının sonuç vermediği ve iddialara göre, şikayetlerinin ilgili makamlarca yeterince dikkate alınmadığı öne sürülüyor. Sözleşmeli öğretmen maaşıyla, sürgün edildiği okula ulaşımını sağlamak için her gün yaklaşık 3 bin Türk Lirası taksi masrafı yaptığı aktarılan genç öğretmenin, son günlerinde içine kapanık olduğu ve sürekli gözyaşı döktüğü yakınları tarafından ifade ediliyor.
Irmak Ayşe Koparan'ın ölümünden kısa bir süre önce yakınlarına ulaştırdığı öne sürülen yaklaşık 9 dakikalık ses kayıtları, olayın en çarpıcı delillerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu kayıtlarda, genç öğretmenin, okul müdüresi Melahat İleri tarafından uğradığı iddia edilen sistematik ve psikolojik şiddeti detaylı bir şekilde anlattığı belirtiliyor. Ses kayıtlarında, müdirenin çocuklara yönelik şiddetine tepki göstermesi üzerine odasından kovulduğunu ve hakarete maruz kaldığını dile getirdiği ifade ediliyor. Kardeşinin yaşadığı acı üzerine konuşan abla Rabia Bayraklı, “Kardeşim şiddet gördü, şikayetçi oldu ama idareciler müdireyi korudu. Ona resmen eziyet çektirdiler” diyerek duruma isyan etti.
Ses kayıtlarında yer alan bilgilere göre, müdire Melahat İleri'nin sadece öğretmenlere değil, öğrencilere de şiddet uyguladığı iddiaları da ortaya atıldı. Irmak öğretmenin, müdirenin çocuklara yönelik şiddetine karşı çıktığı için onunla tartıştığını ve sonrasında odasından kovulduğunu anlattığı belirtiliyor. Bu tartışma sırasında müdirenin, Irmak öğretmene yönelik “Çingene, geri zekalı, aşağılık psikolojisi var sende” gibi ağır hakaretlerde bulunduğu da iddialar arasında. Bu vahim iddialar, olayın sadece bir öğretmen-müdür ilişkisi olmadığını, aynı zamanda bir okulda yaşanan potansiyel öğrenci şiddeti boyutunu da gündeme getiriyor.
Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, olayla ilgili yaptığı sert açıklamada, durumu “intihar” olarak değil, “baskı, ihmal ve idari körlüğün sonucu” olarak nitelendirdi. Özbay, sorumluların bu durumu örtbas edemeyeceğini ve dosyanın kapanmayacağını vurguladı. Ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Gölge Milli Eğitim Bakanı Suat Özçağdaş da, Irmak öğretmenin ölümünün ardındaki tüm iddiaların aydınlatılması gerektiğini ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi gerektiğini belirtti. Bu trajik olayın, eğitim sistemindeki baskı ve şiddet iddialarını yeniden gündeme taşıyarak, kapsamlı bir soruşturma ve adalet talebini güçlendirdiği görülüyor.