Okyanuslar Tarihi Rekor Kırıyor: El Niño ve İklim Değişikliği Etkisi Büyüyor
Dünya genelindeki okyanuslar, son 50 gündür benzeri görülmemiş bir sıcaklık artışıyla karşı karşıya. Bilim insanları, bu durumun El Niño fenomeninin gücünden ve insan kaynaklı iklim değişikliğinin birleşen etkilerinden kaynaklandığı konusunda hemfikir. Küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarının, 60 derece Güney ile 60 derece Kuzey enlemleri arasındaki okyanuslarda ölçülen ortalamalarının, daha önceki tüm kayıtları geride bırakarak rekor seviyelere ulaşması, iklim sistemindeki potansiyel tehlikelere işaret ediyor.
Uzmanlar, mevcut sıcaklık artışının henüz zirve noktasına ulaşmadığına ve bu rekor seviyelerin en az bir ay daha devam edebileceğine dair tahminlerde bulunuyor. El Niño'nun etkisinin sona ermesiyle birlikte sıcaklıklarda bir düşüş beklense de, mevcut veriler 2026 yılının okyanus sıcaklıkları açısından kayıtlara geçen en sıra dışı yıllardan biri olacağını gösteriyor. Geçmiş yıllarda gözlemlenen sıcaklık dalgalanmalarının aksine, 2026'ya ait veriler, uzun dönem ortalamalarının belirgin bir şekilde üzerine çıkarak 21 dereceyi aşan küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarını ortaya koyuyor.
Okyanuslar, atmosferdeki sera gazları tarafından hapsedilen fazla ısının büyük bir kısmını (%90'dan fazlasını) emerek adeta devasa bir ısı yutağı görevi görüyor. Bu durum, denizlerin ısınmasının yalnızca deniz ekosistemlerini değil, aynı zamanda gezegenin hava sistemlerini de derinden etkilemesine neden oluyor. Artan deniz suyu sıcaklıkları, tropikal siklonların daha güçlü olmasına zemin hazırlarken, atmosferdeki nem oranını artırarak aşırı yağışlara ve denizlerde sıcak hava dalgalarına yol açabiliyor. Aynı zamanda, mercan resiflerinde kitlesel beyazlama olaylarını tetikleyerek deniz canlılığı üzerinde yıkıcı etkilere yol açıyor.
El Niño, Ekvatoral Pasifik Okyanusu'ndaki deniz suyu sıcaklığının anormal derecede yükselmesiyle tetiklenen ve küresel hava düzenini önemli ölçüde değiştiren doğal bir iklim olayıdır. Güçlü bir El Niño, bazı bölgelerde kuraklıkları derinleştirirken, başka bölgelerde ise kontrol edilemeyen sel felaketlerine neden olabiliyor. Bu yıl Hindistan'daki muson yağışlarının düzensiz seyretmesi, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya'nın pek çok bölgesinin ise ardı ardına gelen şiddetli sıcak hava dalgalarıyla mücadele etmesi, El Niño'nun etkilerinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Mevcut tahminler, 2027'nin, bu rekor yılın ardından küresel ölçekte kaydedilen en sıcak ikinci yıl olabileceğini ve El Niño'nun yılın ilerleyen aylarında daha da güçlenerek zirveye ulaşacağını öngörüyor. Bilim insanları, iklim sisteminde beklenmedik bir sapma yaşanmadığı takdirde, 2027'nin ölçüm tarihlerinin en sıcak yılı olarak kayıtlara geçme olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, üst üste kırılan okyanus sıcaklığı rekorlarının, doğal iklim döngülerinin insan kaynaklı küresel ısınmayla birleşerek etkilerini katladığını vurguluyor. Sera gazı salımları artmaya devam ettikçe, bugün 'rekor' olarak nitelendirilen sıcaklıkların gelecekte 'olağan' hale gelmesi ve küresel iklim sisteminin daha öngörülemez ve istikrarsız bir yapıya bürünmesi kaçınılmaz görünüyor.