Online Marketlerde Tüketici Aldatmacası: Son Kullanma Tarihi Yaklaşan Ürünler Kapıya Dayanıyor
Günümüzde teknolojinin sunduğu kolaylıklar sayesinde pek çok işlemimizi dijital platformlar üzerinden hallediyoruz. Bunlardan biri de online market alışverişleri. Tek bir tıkla kapımıza kadar gelen ürünler, hayatımızı kolaylaştırsa da, bazı marketlerin bu durumu bir fırsata çevirdiği iddia ediliyor. Fiziki mağazalarda tüketiciler, ürünlerin son kullanma tarihlerini dikkatlice kontrol ederek en taze olanı seçme imkanına sahipken, online alışverişlerde bu kontrol mekanizması ortadan kalkıyor. Bu durum, özellikle hızlı tüketilen gıda ürünlerinde, son kullanma tarihi yaklaşmış veya geçmiş ürünlerin tüketicilere gönderilmesi gibi ciddi sorunlara yol açıyor.
Sanal marketlerde yaşanan en büyük şikayetlerin başında, fiziksel mağazalarda kimsenin tercih etmediği, son kullanma tarihi (SKT) yakın ürünlerin online sipariş verenlere gönderilmesi geliyor. Marketler, kurye aracılığıyla teslim edilen bu ürünler için genellikle 'Tarihi henüz geçmedi, iade işlemini kabul edemeyiz' gibi savunmalarla karşı çıkıyor. Ancak hukukçular, bu savunmanın geçerli olmadığını belirtiyor. Ticaret Bakanlığı'nın ilgili mevzuatına göre, bir gıdanın son kullanma tarihinin geçmiş olması, ürünün 'ayıplı mal' olarak kabul edilmesi için yeterli bir sebep teşkil ediyor. Çabuk bozulan gıdalarda yasal olarak tanınan 14 günlük cayma hakkı kapsamında istisnalar bulunsa da, bu durum satıcının tüketiciye güvenli ve uygun nitelikte ürün sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor. Dolayısıyla, marketlerin 'gıdada iade olmaz' gerekçesi, hukuki açıdan temelsiz bir bahaneden ibaret kalıyor.
Yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla, tüketici dernekleri önemli çağrılarda bulunuyor. Bu dernekler, online market platformlarına, ürünlerin son kullanma tarihlerinin net bir şekilde belirtilmesi zorunluluğu getirilmesini talep ediyor. Yetkililer, tüketicilerin alışveriş sepetine ekledikleri bir ürünün sadece miktarını değil, aynı zamanda kendilerine teslim edilecek olan ürünün son kullanma tarihini de ekranda görebilmesi gerektiğini vurguluyor. Marketlerin stoklarını eritmek amacıyla uyguladıkları bu taktiğin faturasının, tüketicinin temel seçme hakkı elinden alınarak kesilemeyeceği belirtiliyor. Hangi ürünün son kullanma tarihinin ne kadar kaldığını bilerek sipariş verme hakkının tamamen vatandaşa ait olması gerektiği ifade ediliyor.
Online market sepetlerine eklenen ve teslimat sonrasında sıklıkla şikayet konusu olan, tarihi yaklaşmış veya geçmiş ürünlerin başında, raf ömrü kısa olan gıda maddeleri geliyor. Bu ürünler arasında en riskli olanlar şunlardır: Taze süt ve yoğurt gibi birkaç gün içinde tüketilmesi gereken hassas süt ürünleri; ambalajında bozulma riski ilk bakışta fark edilmeyebilen peynir ve tereyağı gibi şarküteri ürünleri; son kullanma tarihi geçtiğinde gıda zehirlenmelerine doğrudan yol açabilen tavuk ve et ürünleri; raf ömrü adeta saatlerle yarışan hazır salata ve paketlenmiş yeşillikler; çabuk bayatlayıp küflenme riski taşıyan ekmek ve unlu mamuller; ayrıca gözden kaçan son kullanma tarihi detaylarıyla depolarda bekletilmiş olabilecek paketli atıştırmalıklar ve içecekler. Bu tür ürünlerin online siparişlerde tüketicinin bilgisi ve onayı dahilinde sunulması büyük önem taşıyor.