Orta Doğu'da Yeni Deniz Savunma İttifakı Kuruluyor: Türkiye ve Pakistan Destek Verdi
Dünya

Orta Doğu'da Yeni Deniz Savunma İttifakı Kuruluyor: Türkiye ve Pakistan Destek Verdi

3

Suudi Arabistan'ın öncülük ettiği ve bölgedeki deniz güvenliğini artırmayı hedefleyen yeni bir savunma işbirliği projesi, uluslararası alanda dikkatleri üzerine çekti. Kızıldeniz ve çevresindeki kritik deniz yollarında ticari seyrüseferin güvenliğini sağlama amacı taşıyan bu çok uluslu deniz savunma ittifakı girişimi için 14 ülke, ortak bir destek bildirisi imzaladı. Bu ülkeler arasında, stratejik öneme sahip Türkiye ve nükleer güç sahibi Pakistan da yer alıyor. Bu ittifakın temel amacı, İran destekli Husilerin bölgedeki ticari gemilere yönelik artan saldırılarına karşı caydırıcı bir güç oluşturmak ve deniz ticaretinin kesintisiz devamını sağlamak olarak belirlendi.

Riyad'da gerçekleştirilen ve ittifakın ana hatlarının ele alındığı toplantıya, invited 51 ülkeden 43'ü bizzat veya çevrimiçi platformlar aracılığıyla katılım gösterdi. Toplantı sonucunda yayımlanan ortak bildiride, uluslararası denizcilik rotalarının güvenliğini tehdit eden ortak zorluklara karşı birleşmenin ve işbirliği yapmanın önemi vurgulandı. Bildiriyi imzalayan ülkeler arasında Türkiye ve Pakistan'ın yanı sıra Kuveyt, Bahreyn, Katar, Ürdün ve Mısır gibi önemli bölgesel aktörler de bulunuyor. Ancak, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin bu ilk aşamada imzacı listesinde yer almaması dikkat çekici bir detay olarak öne çıktı. Ülkeler desteklerini teyit etmelerine karşın, henüz netleşmemiş tüzük ve kurumsal yapısı sebebiyle ittifaka resmi olarak katılma konusunda bağlayıcı bir taahhütte bulunmadılar.

Diplomatik kaynaklara göre, bu ittifakın taslak tüzüğünü ve ortak bildirisini detaylandırmak amacıyla daha önce, 28 Temmuz'ta Riyad'da bir hazırlık toplantısı yapılmıştı. Bu hazırlık toplantısında, ortak bildirinin siyasi bir mutabakat niteliği taşıdığı, tüzüğün ise hukuki yükümlülükler getirecek kurumsal bir çerçeve sunacağı belirtilmişti. Türkiye'nin bu girişime verdiği destek, bölgesel dinamiklerdeki değişimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırıları, ardından yaşanan ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilim ve ABD'nin bölge politikalarındaki belirsizlikler, bölge ülkelerini yeni güvenlik işbirliklerine yöneltmiş durumda. Bu süreçte Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır arasındaki dörtlü yapıda bir yakınlaşma gözlemleniyor; bu grup daha önce Riyad, İslamabad ve Antalya'da bir araya gelerek bölgesel güvenlik konularını masaya yatırmıştı.

Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı ve Aden Körfezi gibi kritik geçiş noktalarında faaliyet göstermesi planlanan bu yeni ittifaka davet edilen ülkelerin büyük çoğunluğunun, ABD'nin bu konudaki niyetini ve stratejisini net bir şekilde görebilmek adına karar süreçlerini ertelediği belirtiliyor. Suudi Arabistan Savunma Bakanı'nın Washington temaslarında ABD yönetiminden destek arayışında olması bekleniyor. ABD'li yetkililer ise henüz kesin bir karara varmadıklarını ancak konuyu değerlendirdiklerini ifade ediyor. Bölgedeki mevcut istikrarsızlık ve Husilerin son dönemde artan deniz ablukası girişimleri, Riyad üzerindeki baskıyı artırırken, uzmanlar seyrüsefer özgürlüğünün teminat altına alınması için güçlü ve kapsamlı bir uluslararası koalisyonun şart olduğu görüşünde. Diplomatik kaynaklar, Türkiye, Pakistan ve Mısır gibi ülkelerin doğrudan Husilerle bir askeri çatışmaya girmeyebileceğini, ancak caydırıcılık ve bölgesel güç dengelerini gözeterek ortak çıkarlar doğrultusunda hareket edeceklerini öngörüyor.

Paylaş

İlgili Haberler