Özel Hastanede Hamile Kadına Yanlış Teşhis Skandalı: Yaşam Mücadelesi
Gündem

Özel Hastanede Hamile Kadına Yanlış Teşhis Skandalı: Yaşam Mücadelesi

5

İstanbul'da yaşayan ve üçüncü çocuğuna hamile olan Eda Ö., rutin kontrolleri için başvurduğu özel bir sağlık kuruluşunda akılalmaz bir durumla karşılaştı. Yapılan ultrason incelemesi sonucunda, gebelik kesesinde embriyoya ait herhangi bir bulguya rastlanmadığı ve durumun 'anembriyonik gebelik' yani boş gebelik olabileceği yönünde bir rapor düzenlendi. Bu teşhis, anne adayı için büyük bir şok etkisi yarattı.

Ancak Eda Ö., durumu netleştirmek ve ikinci bir görüş almak amacıyla yaklaşık bir saat sonra bir devlet hastanesine başvurdu. Burada yapılan incelemeler sonucunda ise bambaşka bir gerçekle yüzleşti. Devlet hastanesi yetkilileri, bebeğin sağlıklı bir şekilde geliştiğini ve kalp atışlarının mevcut olduğunu belirten bir rapor hazırladı. Bu gelişme, özel hastanede yaşanan teşhis hatasının boyutunu gözler önüne serdi.

Yaşadığı bu travmatik deneyim sonrası Eda Ö., özel hastaneye karşı hukuki yollara başvurma kararı aldı. Savcılığa sunduğu dilekçede, özel hastanedeki doktorun kendisine bebeğin yaşam belirtisi göstermediğini, gebeliğin sonlandığını ve hayati risk taşıdığı gerekçesiyle acil bir operasyon gerektiğini belirttiğini iddia etti. Hatta doktorun, bu operasyon için 30 bin Türk Lirası gibi yüksek bir meblağ talep ettiğini öne sürdü. Eda Ö., bu süreçte hem doktor O.Ş.C.'yi hem de radyoloji uzmanı Dr. N.A. ile hastane yönetimini 'çocuk düşürtmeye teşebbüs' ve 'nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs' suçlamalarıyla yargılanmalarını talep etti.

Eda Ö., özel hastanede yaşadığı süreci detaylandırırken, doktorun kendisini kürtaj konusunda acil bir şekilde yönlendirdiğini ancak talep edilen yüksek ücret karşısında işlemi o hastanede gerçekleştirmek istemediğini belirtti. Devlet hastanesine gittiğinde ise durumun tamamen değiştiğini ve bebeğinin sağlıklı olduğunun anlaşılması üzerine büyük bir sevinç yaşadığını ifade etti. Özel hastanenin daha sonra kendisinden özür dileyerek hatasını kabul ettiğini ancak hukuki haklarından vazgeçmeyeceğini vurgulayan Eda Ö., benzer durumları yaşayan başka kadınların da olabileceği endişesini dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne de şikayetlerini ileten Eda Ö., sürecin takipçisi olacağını belirtti. Hastane yetkilileri ise iddiaları reddederek, anne adayına bebeğin ölü olduğuna dair bir rapor sunulmadığını, sadece embriyonun izlenemediği için takip önerildiğini savundu.

Paylaş

İlgili Haberler