Özgür Özel'den Ataşehir Tepkisi: Milletin İradesi Gasp Edilemez
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş'in sabah saatlerinde gözaltına alınması üzerine sert bir açıklama yaparak, milletin verdiği yetkinin gasp edilmeye çalışıldığını vurguladı. Artvin'in Kemalpaşa ilçesinde yurttaşlarla bir araya gelen Özel, bu duruma tepki göstererek, "Milletin vermediği Ataşehir'i, milletin vermediği İstanbul'u alacaklar, Tayyip Erdoğan kazanmış olacak" dedi. Bu sözleriyle doğrudan iktidarı hedef alan Özel, Ataşehir'de yaşananların bir irade gaspı olduğunu ve bunun kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Konuşmasında, "Buradan Tayyip Erdoğan'a söylüyorum; YENİ Parti'nin bu garibanlık içindeki bu kalemine, Adem abimin de bu gözyaşlarına teslim olacaksın. Bu ülkede önce bu iktidar yenilenecek, sonra her şey yenilenecek" ifadeleriyle hem iktidara meydan okudu hem de gelecek için bir değişim mesajı verdi.
Kemalpaşa'daki halk buluşmasında, kendisine hediye edilen mütevazı bir kalemi gösteren Özgür Özel, YENİ Parti'nin gücünü ve felsefesini bu kalem üzerinden anlattı. Siyasetçilerin genellikle pahalı ve markalı kalem koleksiyonlarına sahip olduğunu belirten Özel, kendisine verilen bu sade kalemin, partinin halktan ve sade vatandaşlardan aldığı gücü temsil ettiğini söyledi. "İşte YENİ Parti'nin gücü bu. Siyasetçilerin 10 bin dolarlık 50 bin dolarlık üzerinde markası olan kalemleri, koleksiyonları var. İşte YENİ Parti’ye partinin kalemi diye verilen kalem bu. Bizim gücümüz bu kalem" sözleriyle, partinin maddi zenginliklerden ziyade halkın desteğiyle yola çıktığını vurguladı. Bu durum, YENİ Parti'nin halkla bütünleşen ve mütevazılığı ön planda tutan siyaset anlayışının bir göstergesi olarak öne çıktı.
Konuşmasında, Rize mitinginde baygınlık geçiren ve hastaneye kaldırılan Adem isimli bir yurttaşı da sahneye davet eden Özgür Özel, bu olayın partinin gücünün kaynağını nasıl oluşturduğunu anlattı. Adem isimli yurttaşın, bir kolu tutmadığı halde diğer koluyla sarılarak kendisine "ölene kadar arkamdayım" demesinin, kendisi için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Özel, "Bizim gücümüz nerede biliyor musunuz? Burada Adem ağabey var. Rize mitinginde güneşin altında biri düştü bayıldı. O bayılan hastaneye kaldırılan Adem ağabeydi. Ben Adem ağabeyi aradım dedim ‘inşallah Kemalpaşa’ya geleceğim seni ziyaret edecem.’ O mitingde orada düşen Adem abi bana ne dedi biliyor musun? Geldi. Bak bir kolu tutmuyor öbür koluyla tuttu beni dedi ki, ‘ölene kadar arkamdayım.’ Ben daha ne diyeyim ya?" sözleriyle, halkın gösterdiği bu sadakat ve bağlılığın, siyasi mücadelesindeki en büyük dayanağı olduğunu ifade etti. Bu samimi an, dinleyiciler tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.
Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş'in gözaltına alınmasıyla ilgili olarak daha detaylı açıklamalarda bulunan Özgür Özel, İstanbul'da 12 farkla önde oldukları bir seçimin ardından, 6 belediye meclis üyesinin baskı, şantaj ve para ile yanlarına çekilerek durumun eşitlendiğini iddia etti. Başkan Vekili Güneş'e istifa baskısı yapıldığını ancak kendisinin teslim olmayacağını açıkladığını belirten Özel, sabah saatlerinde evinden alınmasının kabul edilemez olduğunu yineledi. Özel, "İstanbul'da pırıl pırıl evladımız Ataşehir Belediye Başkanımızı Onursal’ı almışlardı. 12 farkla öndeydik. 6 belediye meclis üyesini baskıyla, şantajla, parayla yanlarına çektiler geçen hafta. Eşitlik yaptılar güya. Başkan vekilimize 'istifa et, istifa et' diye baskı yaptılar. Dün açıklama yaptı 'teslim olmayacağım' diye. Bu sabahleyin gittiler onu evinden aldılar. Milletin vermediği Ataşehir'i, milletin vermediği İstanbul'u alacaklar, Tayyip Erdoğan kazanmış olacak" diyerek, bu durumun hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı olduğunu ve millet iradesine karşı bir müdahale olduğunu savundu.
YENİ Parti'nin özellikle kadınlar ve gençler için bir umut olduğunu vurgulayan Özgür Özel, AK Parti iktidarının kadınları sosyal ve siyasal hayattan dışladığını savundu. 19 bakandan sadece birinin kadın olduğunu ve onun da aileden sorumlu olmasının, kadının rolünün eve hapsedilmek istendiğinin bir göstergesi olduğunu belirtti. Özel, "YENİ Parti elbette emeklinin, emekçinin, esnafın, balıkçının, arıcının yeni umududur. Ama en çok da YENİ Parti gençlerimizin umududur, kadınlarımızın umududur. AK Parti'nin hep geri plana bıraktığı, evde otur çocuk doğur, evde otur çocuk bak, evde otur hastana, engelline bak deyip sosyal hayatın dışında tuttuğu. 19 bakan görevlendiriyor; 18’i erkek, bir tane kadın, o da aileden sorumlu. 'Senin işin evdir, ailedir diyen.' Elbette aile bakanı kadın olacak ama, 'sen dışişlerinden anlamazsın, içişlerinden anlamazsın, milli eğitimden anlamazsın, kültürden anlamazsın, ormandan, bayındırlıktan anlamazsın' deyip kadını siyasetin dışında, hükümetin dışında, sosyal hayatın dışında tutanlara inat yarı yarıya kadınlarla Artvin buradan tüm Türkiye'ye sesleniyor. YENİ Parti bilhassa da kadınların partisidir. Onun için kimse umutsuzluğa kapılmasın” dedi. Bu sözleriyle, YENİ Parti'nin kadınların sosyal ve siyasal hayatta daha aktif rol alması için bir platform sunduğunu ifade etti.
Ekonomik kriz, usulsüzlükler ve fon vurgunları üzerinden iktidarı sert bir dille eleştiren Özgür Özel, ülkenin varlıklarının yandaşlara peşkeş çekildiğini ve ihalelerle haksız kazançlar sağlandığını iddia etti. Kurulan fonlara vatandaşların parasını yatırtıp, kendi paralarını katladıklarını ve ardından kaçtıklarını belirtti. Bakanların ve yöneticilerin bu işin içinde olduğunu ve listesinin bizzat Tayyip Erdoğan'ın önünde olduğunu söyledi. Özel, "Kimse bu ekonomik zorlukların, bu yoksulluğun kalıcı olduğunu düşünmesin. Onlar bu ülkenin varlıklarını kendi yandaşlarına, açıktan peşkeş çektiler; ihalelerle, yaptıkları haksız mülakatlarla işi de aşı da yandaşlarına layık gördüler. Ama bir yiyip yiyip doymayan insan yiyen bir mikrop gibi en sonunda bizde yiyecek bir şey kalmayınca döndüler kendilerine oy veren seçmenlerini, kendi üyelerini kazıklamaya, kurdukları fona ‘Güvenin buna, Bakanlar burada, hepimiz buradayız’ deyip fona paraları yüklettiler, kendileri paralarını katladılar. 27 daire parası koyup 367 daire parası çekip kaçtılar. Ama çaldıkları o 367 daireyi kendilerine oy verenlerin küçücük hesaplarından alıp kaçtılar. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Bakanları bu işin içindedir, yöneticileri bu işin içindedir. Listesi Tayyip Erdoğan’ın önündedir. Daha son seçimde ‘Türkiye Yüzyılı’ diye kampanya yapan adam suçüstü yakalanmıştır. İki dönem milletvekili. Yurt dışına kaçmasın diye çıkış yasakları konmuştur. Ama herkes şunu bilsin ki… Şimdi bir hesap numarası açtılar. Diyorlar ki ‘Sen fondan para kazandıysan, bu garibanları çarptıysan, kendi kendine bu hesaba bu parayı koy. Bu işin üstünü kapatalım. Sen de duyulma, AK Partili olduğun da duyulmasın.’ Ey Erdoğan; hırsız yakalanana kadar para hırsızın, yakalanınca ‘Çaktırmadan şuraya koy, seni de söylemeyeyim millet duymasın. Bizden olduğunu millet duymasın.’ Vallahi de duysun, billahi de duysun. Bize dünya kadar iftira attın, 2 kuruş bulamadın. Biz senin bakanında 2 milyar lirayı ispatladık.Dünya kadar operasyon yapıyorlar. Bizim arkadaşlarımızın ne evlerinden ne başka bir yerden kör kuruş, hesabını veremeyeceği para çıkmazken; bunların her tarafından akıyor. 17 - 25 Aralık’ta bakanlarının evlerinden, odalarından ayakkabı kutularıyla paralar çıktığında, önce ‘FETÖ’cüler koydu’ dedi sonra faiziyle bakanlara, evlatlarına paraları geri verdi. Elbise torbalardan para çıkan adamı yurt dışında, döndü Türkiye’yi temsil etsin diye büyükelçi yaptı. Bütün AK Partililer biliyor ki onların payı verilmeden ne ihale alınır, onlara pay vermeden hiçbir şeye sahip olunmaz. Kişi kendinden bilir işi. Türlü iftirayla Cumhurbaşkanı adayımıza, suçsuz belediye başkanlarımıza saldırdılar. Biz buna teslim olmadık. Biz teslim olmadıkça; hızlandılar, partimize saldırdılar, partimizi elimizden aldılar. Hep yendiklerini geri getirip, ilk seçimde onları yenmeye, ötelemeye, bizi siyasetin dışına itmeye kalktılar. Ama bir yerde yanıldılar. Adem Amcayı hesaba katamadılar. Kemalpaşa’yı hesaba katamadılar. Artvin’i hesaba katamadılar. Buradan bütün Türkiye’nin önünde sesleniyorum. Bu kadar haksızlık, bu kadar hukuksuzluk, bu kadar vicdansızlığa rağmen teslim olmadık, olmayacağız. Asla ve asla birimiz düşse öbürümüz onun düştüğü yerden yola devam edeceğiz. Bu iktidarı değiştirecek, bu ülkedeki yoksulların, garibanların, geride kalmışların yani aslında bu memleketin gerçek sahiplerinin umudu olmaya, onların iktidarını kurmaya kadar mücadeleye devam edeceğiz. Erdoğan arkanda, yanında, emrinde; yargıçlar, savcılar, ordular, polisler olabilir. Benim arkamda Kemalpaşa var. Gerisini sen düşün." diyerek, iktidarın yolsuzluklara ve usulsüzlüklere karıştığını iddia etti.